DEM Parti, artan kadın katliamları ve şüpheli ölümleri Meclis’e taşıdı
Manisa’da iki kadının katledilmesi ve Mêrdîn’de bir kadının şüpheli ölümü sonrası DEM Parti, Wan başta olmak üzere artan kadın katliamları ve şüpheli ölümleri Meclis gündemine taşıdı.
Haber merkezi– Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir erkeğin boşanma aşamasında olduğu kadını ve üç aile ferdini katletmesi, Mêrdîn’de ise bir kadının şüpheli şekilde yaşamını yitirmesi kadınlara yönelik şiddeti yeniden gündeme getirdi. Art arda yaşanan kadın katliamları ve şüpheli ölümler üzerine DEM Parti, Wan başta olmak üzere Kürdistan ve Türkiye genelindeki vakaları Meclis gündemine taşıdı.
Manisa’da aynı aileden ikisi kadın dört kişi katledildi
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Ömer Coşkun, boşanma aşamasında olduğu Şadiye Nur Coşkun’u, annesi, babası ve kız kardeşini ateşli silahla katletti. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde dört kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi.
Jandarma, olayın ardından kaçan fail Ömer Coşkun’u yakalayarak gözaltına aldı. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
Mêrdîn’de şüpheli kadın ölümü
Mêrdîn’in Artuklu ilçesinde yaşayan Elif Çelik, evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu. Yakınlarının haber alamaması üzerine eve giden aile, Elif Çelik’in yaşamını yitirdiğini tespit etti.
Elif Çelik’in 3 gün önce yaşamını yitirdiği, intihara sürüklendiği iddia edildi. Elif Çelik’in cenazesi Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan incelemelerin ardından cenaze Hezex (İdil) ilçesi Dopik köyünde toprağa verildi.
DEM Parti konuyu Meclis gündemine taşıdı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Gülderen Varlı, Wan başta olmak üzere Kürdistan ve Türkiye genelinde art arda yaşanan kadın katliamları ve şüpheli ölümleri Meclis gündemine taşıdı. İçişleri ve Adalet Bakanlığı’na verilen soru önergelerinde, Wan’da kadınların maruz kaldığı çok boyutlu sorunlar karşısında koruyucu ve önleyici mekanizmaların yeterince etkin işletilmediği, bu durumun yaşam hakkı ihlallerini artırdığı vurgulandı.
Önergede, kayyım uygulamalarının ardından yaşanan katliamların mevcut tedbirlerin sahada önleyici düzeyde uygulanmadığını gösterdiği ifade edildi. Cezasızlık politikalarının yanı sıra televizyon ve basında şiddetin meşrulaştırıldığına da dikkat çekildi. Şiddet içeriklerinin denetlenmemesinin şiddetin normalleşmesine zemin hazırladığı belirtilerek hızlı, somut ve caydırıcı önlemler alınması çağrısı yapıldı.
Bakanlıklara yöneltilen sorular
Önergede, kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin mevzuatın uygulanması, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararlarının denetlenmesi, kadın cinayetlerinde ceza indirimlerinin sınırlandırılması, soruşturmalarda caydırıcılığın artırılması ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik adımlar soruldu.
Ayrıca medya ve dijital platformlarda şiddet içeriklerinin denetlenmesi, toplumsal farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması ve kırsal bölgelerde koruyucu mekanizmaların etkinleştirilmesine ilişkin politikalar hakkında da bakanlıklardan yanıt istendi.