Sudan’da kadın sünnetine karşı toplumsal bilincin artırılması çağrısı

Sudan’da kadın sünnetinin tehlikelerini anlatan Hasna Rahma Salem, Ferdous Hassan ve Lubna Ali Mohammed, FGM’nin ölüm, kısırlık ve uzun vadeli sağlık riskleri taşıdığını belirterek, toplumsal bilincin artırılmasının önemine dikkat çekti.

MERVAT ABDÜLKADİR

Sudan - Sudan’da Genital Kadın Mutilasyonu (FGM), yasal olarak suç sayılmasına ve ortadan kaldırılması için yoğun çabalar yürütülmesine rağmen hala devam eden karmaşık bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürüyor. Ülkede birçok kız çocuğu beş ya da altı yaşına geldiğinde kadın sünnetine maruz bırakılıyor. Geçmişte bazı aileler bu uygulamayı bir tören gibi gerçekleştiriyor, akrabalar ve komşular davet edilerek hayvan kesimi, kutlamalar ve kına hazırlıkları yapılıyordu. Yerel halkın “daya” olarak adlandırdığı ebe tarafından gerçekleştirilen işlem sırasında kız çocuğunun hareketsiz tutulması için birkaç kadın görevlendirilirken, dışarıdaki kadınlar ise kızın çığlıklarını bastırmak için davul çalıp şarkılar söylüyordu. Kadın sünneti, yalnızca işlem sırasında yaşanan acıyla sınırlı kalmıyor, kız çocuklarının hayatı boyunca süren ciddi sağlık risklerine de yol açıyor ve birçok vakada ölümle sonuçlanabiliyor.

Uluslararası ve yerel kadın hakları örgütleri, toplumsal direnişe rağmen Sudan’da devam eden FGM uygulamasına son verilmesi çağrısını yoğunlaştırdı. Uygulama, geçmişte çoğunlukla gizli ve gözden uzak şekilde gerçekleştiriliyordu. FGM, 2020 yılında Sudan Ceza Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca resmen suç sayıldı. Suça karışanlar, para cezasına ek olarak üç yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilir ve ceza, işlemin yapıldığı tıbbi tesislerin kapatılmasını da kapsayabilir. Birleşmiş Milletler, Sudan’daki 15-49 yaş arası kadın ve kız çocuklarının yaklaşık yüzde 87’sinin bir tür FGM’ye maruz kaldığını tahmin ediyor. Şubat 2026’da yapılan açıklamada, yaklaşık 4.5 milyon kız çocuğunun FGM riski altında olduğu uyarısı yapıldı. 8 Şubat’ta Sosyal Refah Bakanı Salma İshak, kız çocuklarının hakları ve onurlarının korunmasına vurgu yaparak, bu uygulamaya 2030 yılına kadar son verme konusundaki kararlılığını açıkladı.

Farkındalık çalışması yürütüyor

Bu durumlara defalarca tanık olan ebe Hasna Rahma Salem ise Sudan’ın merkezindeki Gezira Eyaleti’nin Al-Manaqil köyünde kadınları bir araya getirerek bu uygulamanın tehlikeleri konusunda farkındalık çalışmaları yürütmeye başladı. Hasna Rahma Salem, kadın sünnetinin sağlık ve yaşam üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, toplumda bu uygulamanın sona erdirilmesi için bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştiriyor.

Hasna Rahma Salem, 1980 yılında hem doğal doğumları hem de kadın sünneti işlemlerini gerçekleştirmek üzere ebe olarak atandığını söyledi. Hasna Rahma Salem, birçok kız çocuğun kadın sünneti sonrası şiddetli kanama nedeniyle hayatını kaybettiğini ve birçoğunun hastanelere veya sağlık merkezlerine ulaşamadan öldüğünü vurguladı. Hasna Rahma Salem, köyündeki kadınlara özellikle kadın sünnetinin kız çocukların bugünkü ve gelecekteki yaşamları için oluşturduğu ciddi tehlikeleri ayrıntılı olarak anlattığını kaydetti. Hasna Rahma Salem, kadın sünnetinin rahim hastalıkları, yumurtalık tıkanıklığı, doğumun zorlaşması, anne veya fetüs ölümü ve adet kanamasının durması gibi riskler taşıdığını belirtti. Hasna Rahma Salem, bunların yanı sıra kadın sünnetinin yol açtığı diğer sağlık sorunları ve uzun vadeli komplikasyonlar hakkında da kadınları bilgilendirdiğini aktardı.

Düşüş olsa da uygulama sürüyor

Yerel bir klinikte hemşire olarak görev yapan Ferdous Hassan, kız çocuklarının kadın sünnetinden kaynaklanan ölüm, kısırlık, hastalıklar ve doğumun zorlaşması gibi ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Ferdous Hassan, geçmişte her kız çocuğu için zorunlu olan dönemlere kıyasla kadın sünneti oranlarında hafif bir düşüş gözlemlendiğini belirtti. Ancak bazı aileler ve toplulukların hala bu uygulamayı sürdürdüğünü ve terk etmeyi reddettiğini kaydeden Ferdous Hassan, bölgesindeki kadınları, kız çocuklarının ölümüne veya ömür boyu sürecek travmalara yol açan bu gelenekten vazgeçmeye çağırdı.

Ölümlere ve birçok sağlık sorununa yol açıyor

Psikolojik danışman Lubna Ali Mohammed ise, üzüntü dolu bir sesle çocukluk arkadaşının kadın sünneti sırasında yaşamını yitirdiğini anlattı. Lubna Ali Mohammed, ayrıca doğum sonrası başka bir arkadaşını da kaybettiğini ve bunun doğumun zorlaşmasına yol açan kadın sünneti nedeniyle gerçekleştiğini belirtti. Kendisinin de evlendikten sonra Sudan’da en ağır biçimde FGM’ye maruz kaldığını ve yaklaşık on yıl boyunca çocuk sahibi olamadığını söyledi. Lubna Ali Mohammed, bu uygulamanın hem evlilik öncesi hem de sonrasında kendisine sayısız sorun yaşattığını ifade etti.

Lubna Ali Mohammed, kız çocukları için FGM’nin sağlık riskleri, tekrarlayan düşükler ve ölüme yol açabilecek tehlikeler de dahil olmak üzere birçok sorun yaşattığını vurguladı. Sudan’da FGM’yi ortadan kaldırmanın kolay olmadığını sözlerine ekleyen Lubna Ali Mohammed, çünkü toplumun yasaklayan kararnamelere ve uluslararası kuruluşlar ile kadın kurumlarının kampanyalarına rağmen bu uygulamaya derinden bağlı kaldığını belirtti.