Genç ressam Varona Zerdeşt kadınları ve doğayı resmediyor

Ressam Varona Zerdeşt, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü resim çalışmalarında kadınları ve doğayı merkeze alıyor. Eserleriyle Kürt kadınlarının mücadelesini anlatan sanatçı, resmin toplumsal farkındalık yaratabileceğini belirtiyor.

HÊLÎN EHMED

Silêmanî – Resim yapmak, Varona Zerdeşt için yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda düşünce ve duygularını ifade etmenin bir yolu. 17 yaşındaki Varona Zerdeşt, çocukluğundan bu yana resim yapıyor. Yıllar içinde fırçasını kadınları ve doğayı resmetmek, Kürt kadınlarının hikayelerini anlatmak için kullanan Varona Zerdeşt, renkleri kadınların mücadelesinin, hayallerinin ve çabalarının birer ifadesine dönüştürüyor. Anaokulunda başlayan ve sergi ile sanat festivalleriyle devam eden resim yolculuğunda Varona Zerdeşt, Kürt kadınlarının devrimci hikayelerini tuvale taşımayı ve hayallerine resimleri aracılığıyla yer açmayı amaçlıyor.

‘Sürekli resim yaptım’

Ressam Varona Zerdeşt, çocukluğundan bu yana fırça ve boyayla iç içe olduğunu belirterek, 17 yaşına kadar resim yaptığını ve bu yaşından sonra da çalışmalarını sürdürdüğünü söylüyor. Daha çok kadın ve doğa temalı resimler yaptığını kaydeden Varona Zerdeşt, “Çocukluğumdan bugüne kadar sürekli resim yaptım, elimi fırça ve renklerle buluşturdum. Daha çok kadınları ve doğayı resmediyorum. Resimlerimde Kürt kadınlarının mücadelesini ve çabasını anlatıyorum. Amacım, Kürt kadınlarının devrimci mücadelesini resmetmek. Anaokulundan bu yana festivallere ve sergilere katıldım. Okuldaki sanat dersi öğretmenleri aracılığıyla öğrenci festivallerine katılıyorduk. Daha sonra arkadaşlarımla birlikte kadınlarla ilgili etkinliklere ve yıldönümlerinde düzenlenen programlara katıldık. 8 Mart’ta da sergilere katılıyorum” diye belirtiyor.

‘Mücadeleci kadınlar sürekli aklımda’

Varona Zerdeşt, kadınların ve doğanın kapitalist sistem tarafından sürekli saldırıya uğradığını ifade ederek, “Günümüzde gördüğümüz üzere kadınlar ve doğa kapitalist sistem tarafından sürekli saldırıya uğruyor. Bu nedenle şehitlerin resimlerini yapmak ve onları hatırlatmak bizim görevimiz. Aynı zamanda doğanın güzelliğini olduğu gibi resmetmeliyiz ki değişimlerle birlikte çevrenin görüntüsü yok olmasın. Dağlarda yaşamını yitiren mücadeleci kadınlar sürekli aklımda. Bu nedenle onları tablolarıma taşıyor ve belgelemeye çalışıyorum” ifadelerinde bulunuyor.

‘Sanat eseri toplumun bakış açısını değiştirebilir’

Tablolarının korunmasına önem verdiğini kaydeden Varona Zerdeşt, “Tablolarımı satmıyorum ve yok olmalarına izin vermiyorum. Bir kısmını evimizde sergiliyor, bir kısmını da koruyorum. Yok olmalarını istemiyorum. Bugün kadınların hangi alanda olursa olsun kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Eğitimlerine ve ilerlemelerine önem vermeliler. Kendi alanlarında ya da ilgi duydukları alanlarda çalışmalarının toplumu da ileriye taşıyacağını düşünüyorum. Örneğin bir sanat eseri, toplumun bakış açısını değiştirebilir ve toplumsal bilinç oluşturabilir” diyor.