Irak’ta kukla tiyatrosu genç kadınların ellerinde yeniden canlanıyor
Irak’ta unutulmaya yüz tutan kukla tiyatrosu, genç sanatçılar Nour Mohammed ve Amwaj Ali’nin çabalarıyla yeniden hayat buluyor. Genç kadınlar, kuklalar aracılığıyla yeni nesle değerler kazandırmayı ve sanata ilgiyi artırmayı hedefliyor.
RAJA HAMİD RASHİD
Bağdat - Teknolojinin çocukların dünyasına hızla nüfuz ettiği bir dönemde kukla tiyatrosu, eğlence ile bilgiyi birleştiren etkili bir eğitim yöntemi olarak yeniden öne çıkıyor. Irak'ta son on yıllarda gerileme yaşayan bu sanat dalı, bireysel çabalar ve büyük bir tutkuyla onu yeniden canlandırmaya karar veren yetenekli genç kadınların girişimleri sayesinde tekrar hayat bulmaya başlıyor.
Çocukların dünyasına iniyorlar
Bu yenilenen sanatsal hareketin merkezinde, kuklaları basit araçlar olmaktan çıkarıp, etkili bir eğitim ve pedagojik yönteme dönüştüren Noor Muhammad ve Amwaj Ali gibi isimler yer alıyor. Bu genç sanatçılar, çocukların dünyasına onların anlayabileceği ve seveceği bir dil ile ulaşarak hem eğlendiriyor hem de öğretiyor. Kişisel girişimleri ve öğrenme ile gelişime olan bağlılıkları sayesinde, eğlence ile eğitimi bir araya getiren modern yöntemlerle kukla tiyatrosunu yeniden canlandırmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda, nesiller boyunca kolektif hafızanın önemli bir parçası olmuş tiyatro mirasını da yeniden gündeme taşıyorlar.
Muhasebe bölümü mezunu ve halen Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimine devam eden sanatçı Nour Mohammed, seslendirme ve kukla tiyatrosu alanında dikkat çekici bir yetenek olarak öne çıkıyor. Ses tonunu ustalıkla kontrol edebilmesi ve farklı biçimlerde modüle edebilme becerisi, onun çok sayıda karakteri başarıyla canlandırmasına imkan tanıyor. Bu yetenek, çocuklarla onların diliyle iletişim kurmasını ve onların dünyasında karşılık bulan bir bağ oluşturmasını sağlıyor.
Kariyerine animasyon filmlerine ses vererek başlayan Nour Mohammed, zamanla kukla tiyatrosuna duyduğu gerçek tutkuyu keşfetti. Bu alana yöneldikten sonra, her bir kuklaya uygun seslendirme tekniklerini geliştirmek için sürekli araştırma yaparak ve kendini eğiterek yeteneğini daha da ileriye taşıdı. Nour Mohammed, canlı komedi unsurları içeren sahnelerin çocukların hafızasında derin ve kalıcı izler bıraktığına inanıyor. Bu inanç, onu yer aldığı her projede daha yaratıcı ve özgün çalışmalar üretmeye teşvik ediyor. Sanat yolculuğunun, üniversite eğitiminin üçüncü yılında müfredatta yer alan bir ders sayesinde kukla sanatıyla tanışmasıyla başladığını belirten Nour Mohammed, bu alana ilk andan itibaren ilgi duyduğunu ifade ediyor.
‘Sarona’ ile çocuklar ile bağ kuruyor
Nour Mohammed’in özellikle çocuklarla iletişim kurmada yenilikçi yöntemler sunması, onların daha hızlı kavramasına yardımcı olması ve öğrenme sevgisini artırması, bu sanata yönelmesinde önemli rol oynadı. Kuklaların çocuklar için en erişilebilir ve etkili araçlardan biri olduğunu vurgulayan Nour Mohammed, bu düşünceden yola çıkarak örgülü kırmızı saçlara sahip, sevimli ve çocuksu bir ses tonuyla konuşan “Sarona” karakterini yarattı. “Sarona” aracılığıyla çocukların dikkatini çekmeyi, onlarla sıcak bir bağ kurmayı ve mesajlarını nazik, anlaşılır bir dille iletmeyi hedefliyor.
Nour Mohammed, mevcut çalışmalarını ise şu sözlerle anlatıyor:
“‘Büyükbabanın Evi’ adlı haftalık bir program sunuyorum. Bu program aracılığıyla çocuklarla hem eğitici hem de eğlenceli bir bağ kurmaya çalışıyorum. Onlara rehberlik ederken aynı zamanda keyifli vakit geçirmelerini sağlamak benim için çok önemli. Ayrıca Kız Sanat Enstitüsü’nde kuklacılık alanında çalışıyor, öğrencilere bu sanatı öğretiyorum. Özellikle yetimhanelere yönelik projelerde sanat gruplarıyla iş birliği yapmaya her zaman açığım. ‘Sarona’ adlı kuklamla sahneye çıkarak çocukların yüzünde bir gülümseme oluşturmayı ve kalplerine neşe taşımayı hedefliyorum.
‘Kukla bulmak oldukça zor’
Ancak bu alanda bazı zorluklarla da karşılaşıyoruz. Basra Valiliği’nde ve genel olarak Irak’ta kukla bulmak oldukça zor, ayrıca kukla yapımı konusunda uzman kişilere ulaşmak da kolay değil. Bu nedenle zaman zaman bazı kuklaları çevrimiçi platformlardan temin etmek zorunda kalıyorum. Enstitümüzdeki başarılı öğrencilerden Amwaj da bu eksikliği gidermede bize büyük destek sağlıyor. Çok sayıda kukla dikerek hem sürece katkıda bulundu hem de öğrencilerin kukla tiyatrosu sınavlarını başarıyla geçmelerine yardımcı oldu. Ben her zaman sanatın toplum tarafından desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle ebeveynlere bir çağrıda bulunuyorum: Lütfen çocuklarınızı sanatsal faaliyetlere katılmaya teşvik edin. Çünkü sanat sadece yüzeysel bir eğlence değildir, aynı zamanda çok güçlü ve etkili bir eğitim aracıdır.”
‘Çocukları elektronik oyunların etkisinden uzaklaştırıyor’
Kukla tiyatrosunun çocukları cezbetme ve onları aşırı teknoloji ile elektronik oyunların etkisinden uzaklaştırma gücüne dikkat çeken Nour Mohammed, bu sanatın eğitim sürecine entegre edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. “Bu sanat, çocuklara değerleri basit ve eğlenceli bir şekilde aktarmanın çok etkili bir yolu” diyen Nour Mohammed, kukla tiyatrosunun yalnızca eğlence değil, aynı zamanda güçlü bir eğitim aracı olduğunu ifade ediyor. Ayrıca bu alanda kız çocukları eğitmeye başladığını belirten Nour Mohammed, yeni neslin büyük bir tutkuya ve desteklenmesi gereken umut vadeden yeteneklere sahip olduğunu dile getiriyor.
Kız çocuklarına mesaj
Kız çocuklarına özel bir mesaj da veren Nour Mohammed, “Kukla tiyatrosunu ya da herhangi bir sanatsal alanı denemekten asla çekinmeyin” diyerek onları cesaretlendiriyor. Özgüvenin, karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmede temel bir unsur olduğunu vurgulayan sanatçı, aile desteğinin ise başarı yolculuğunda belirleyici bir rol oynadığını özellikle ifade ediyor.
Kukla sanatçısı Amwaj Ali ise bu sanata duyduğu derin tutkuyu dile getirerek, “Kumaş artıklarını topluyor ve onları sahnede kullanılabilecek, gerçeğe yakın kuklalara dönüştürüyorum. Simsim, Kamil Kurbağa ve Koyun gibi birçok karakteri, basit malzemelerle tasarlayıp dikiyorum. Her birine kendine özgü bir sanatsal dokunuş katmaya özen gösteriyorum” diyor. Amwaj Ali, bu çalışmalarının yalnızca sahneyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki arkadaşlarının kukla tiyatrosu sınavlarını başarıyla geçmelerine de katkı sağladığını belirtiyor. Ürettiği kuklaları çocuklara yönelik eğitici tiyatro gösterilerinde kullandığını ifade eden Anwaj Ali, bu gösteriler aracılığıyla eğitim, hijyen ve ahlaki değerler gibi önemli konuları çocuklara etkili ve eğlenceli bir şekilde aktarmayı hedeflediğini vurguluyor.