Dördüncü ‘Arîn Bisk û Keziyên Aştiyê’ festivali sona erdi
Kürdistan’ın diğer bölgelerinden tiyatrocuları bir araya getiren 4’üncü Arîn Bisk û Keziyên Aştiyê Tiyatro Festivali sona erdi.
BERÇEM CÛDÎ
Kobanê - Suriye ve Kuzey ve Doğu Suriye’nin farklı bölgelerinden 8 tiyatro grubunun katılımıyla, “Her şehirden bir öykü, her kalpten bir roman” sloganıyla Arîn Bisk û Keziyên Aştiyê 4’üncü Tiyatro Festivali düzenlendi. Arîn Bisk û Keziyên Aştiyê Festivali, ilk kez 2022 yılında başladı.
Aslen Efrînli olan ve Kobanê direnişinin komutanları arasında yer alan Arîn Mîrkan, 2014 yılında IŞİD çetelerine karşı Miştenûr Tepesi'nde fedai eylemi gerçekleştirdi. Kobanê halkının ve insanlığın hafızasında her zaman canlı olan bu fedai eylemi, Kürt kadınlarının gücünün, direnişinin ve fedakarlığının en belirgin sembollerinden biri oldu.
‘Kadınlar bu festivallerin temel unsurudur’
Kobanêli tiyatrocu Leyla Ehmed, kadın tiyatrocuların festivalin başarısındaki temel yapı taşı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ben tiyatroyu sanatın anası olarak ele alıyorum; kendimi de, bir yönüyle toplumun aynası olan bu sanatın bir parçası olarak görüyorum. Tiyatrocular olarak bizler de duygularımızı, mesajlarımızı ve duruşumuzu bu yolla dile getiriyoruz. Özellikle bir kadın olarak tiyatro sahnesi bizim için en büyük fırsattır; onun aracılığıyla kimliğimizi var ediyor ve güvenceye alıyoruz. Bugün iyi bir seviyeye ulaştık; tiyatro festivalleri düzenliyoruz ve kadınlar bu festivallerin temel unsurudur.”
Leyla Ehmed, Kobanê kültür ve sanat merkezi sahnesinde her şehirden bir hikayeyi ve her kalpten bir romanı ağırladıklarını ifade etti. Kürt, Arap ve Ermenilerin yanı sıra festivalin konukları ve izleyicileriyle birlikte, bütünleşmiş bir sanat tablosunun ortaya çıktığını belirtti.
Festivalin 4’üncüsü bu yıl Rojava Kürdistanı ve Suriye düzeyinde gerçekleştirildi. Kobanê, Hesekê, Qamişlo, Reqa, Heleb ve Şam’dan gelen grupların katılımıyla, farklı hikayelere sahip 7 zengin tiyatro oyunu sahnelendi.
Bakur Kürdistan kenti Amed’den yola çıkan Amed Şehir Tiyatrosu oyuncuları da festivale konuk olarak katıldı.
Diyarbakır Şehir Tiyatrosu (Şanoya bajarê Amedê) oyuncularından Elvan Koçer, duygularını şu sözlerle paylaştı: “Kobanê Tiyatro Festivali'ne katılmak çok büyük bir heyecan. Bizler de her yıl Diyarbakır'da tiyatro festivali düzenliyoruz. En son uluslararası olanını gerçekleştirdik. Festivallerimize her zaman Doğu ve Güney'den (İran ve Irak Kürdistanı) gruplar katılıyordu fakat Rojava’dan katılım olmayınca hep bir parçamız eksik kalıyordu. Umudumuz her zaman sanat aracılığıyla Kürdistan'ın dört bir parçasını bir araya getirmekti. Bu yıl Rojava'ya, özellikle de Kobanê'ye geldik; hem konuk olarak katılıyoruz hem de deneyimlerimizi paylaşıp farklı şehir ve halklardan insanları tanıyoruz. Bu yüzden ümidimiz, bir kez daha tiyatro gruplarıyla birlikte Kobanê sahnesine çıkabilmektir.”
‘Bu kez Amed’de görüşeceğiz’
Elvan Koçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “1 Kasım’da Kobanê’ye geçtik, çok anlamlı bir gündü; bu yüzden ziyaretimiz tamamen anlam yüklüdür. Rojava’nın kadın devriminin yeri olduğunu, Kobanê’nin de halkımızın ve kadınların direniş mekanı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle grupların gelişi bize büyük bir güç verdi. Amed festivalinde Rojava gruplarını ağırlamayı ve dört parçanın bir araya gelmesini umut ediyoruz.”
‘Tiyatro sahnesi bizim için özgürlük alanıdır’
Ermeni Ararat grubunun üyesi olan 16 yaşındaki Merdiya Mihemed ise festivale dair duygularını şöyle dile getirdi: “İki yıldır tiyatro çalışmalarının içerisindeyim. Sahneye çıkışımız, sadece hazırladığımız oyunu sunmaktan ibaret değil. Biz o duyguları ve heyecanı zihnimizde ve ruhumuzda yaşıyoruz. Bu yüzden tiyatro sahnesi bizim için kendimizi özgür gördüğümüz bir alandır.”
Merdiya Mihemed, festivalin dördüncü gününde sahnelenen ‘Yê ku nayê’ (Gelmeyen) adlı tiyatro oyunundan bahsederek şunları ekledi: “Ararat grubumuz festivale ikinci kez katılıyor. ‘Gelmeyenler’ başlığı altında oyunumuzu dört kişiyle sunduk. Kısaca içeriği, insanın kendisiyle yaşadığı savaş ve çelişkiler üzerine. İnsanların zihinlerinde nasıl hapishaneler inşa ettiğini ve bunun içinden çıkamadığını anlatıyor. Dört oyuncudan her biri de bu çelişkilerden birini temsil ediyor.”
‘Fikirlerimiz buluştu’
Merdiya Mihemed festivalin kadınlar için anlamlı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Özellikle halklar/bileşenler arasında karışıklık çıkarma yönünde büyük çabaların sarf edildiği bir dönemde, festivalin hepimizi bir araya getirdiğini, aynı sahnede fikir ve düşüncelerimizi paylaşmamızı sağladığını gördük. Aynı zamanda birbirimizi tanıma konusunda çok iyi bir adım oldu, tiyatronun gelişimi açısından da güçlü bir zemin sunuyor.”
30 Ekim'de başlayan Arîn Bisk û Keziyên Aştiyê Festivali, bugün tüm katılımcı ve festival emekçilerinin ödüllendirildiği kitlesel bir törenle sona erdi. Arîn Tiyatro Festivali, dolu dolu geçen 6 günün ardından perdelerini 2028 yılına kadar kapattı.