Kobanê’de çocuklar Vejin Enstitüsü ile müzikle geleceğe hazırlanıyor

Kobanê’de faaliyet yürüten Vejin Enstitüsü, 2019’dan bu yana verdiği müzik eğitimleriyle çocuk ve gençlerin yeteneklerini geliştirirken, Kürt müzik kültürünün yaşatılmasına katkı sağlıyor.

NÛRŞAN ABDİ

Kobanê- Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentinde 2019 yılında kurulan Vejin Enstitüsü, müzik kurslarıyla çocuklar ve gençlerin müzik ile şarkı alanındaki yeteneklerini akademik bir yaklaşımla geliştiriyor. Sanat merkezi olarak faaliyet yürüten enstitü, 7 yaşından itibaren öğrenci kabul ediyor ve öğrencilere istedikleri müzik enstrümanını seçme imkanı sunuyor. Eğitim sürecinde gitar, keman, bağlama, ud gibi farklı enstrümanların yanı sıra ses, ritim ve solfej dersleri de veriliyor.

Enstitü, yalnızca eğitimle sınırlı kalmayarak konser geceleri, festivaller ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenleyerek öğrencilerin sahne deneyimi kazanmasını sağlıyor. Öğrencilerin bu etkinliklerdeki performansları, müzik eğitimine olan ilgiyi artırırken, enstitüye yönelik katılımın da yükselmesine katkı sunuyor. Vejin Enstitüsü’nün çalışmaları, Kobanê’ye özgü Kürt müzik kültürü, mirası ve folklorunun korunmasına da katkı sağlıyor. Çocukların müzikle erken yaşta tanışması, hem bireysel gelişimlerine hem de kültürel açıdan yaratıcı bir neslin yetişmesine zemin hazırlıyor. Bu nedenle müzik alanında uzmanlaşmış merkezlerin toplumlar için önemli bir ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.

Yeni bir alan açıldı

Enstitüdeki çalışmalar hakkında konuşan müzik öğretmeni Emel Bozan, Kobanê’de özellikle son yıllarda profesyonel müzik seviyesinde bir gerileme gözlemlediklerini belirterek, bu nedenle enstitü aracılığıyla gençlerin ve yeni neslin müzik alanındaki yeteneklerini geliştirmeye yönelik akademik bir eğitim sunduklarını söyledi. Emel Bozan, “Burası çocukların şarkı söylemeyi ve seçtikleri enstrümanları öğrenmeleri için bir alan” dedi.

‘Öğrenci sayısı 150’ye ulaştı’

Eğitimlerin farklı enstrümanları kapsadığını, enstrüman seçiminin çocuk ve ailesine bırakıldığını ifade eden Emel Bozan, bazı öğrencilerin başlangıçta örneğin bağlama öğrenip daha sonra farklı enstrümanlara yönelmek istediğini belirtti. Emel Bozan, öğrencilerin belirli bir enstrümanda ustalaştıktan sonra ise ses, ritim ve solfej eğitimine geçtiklerini söyledi. Enstitünün açıldığı ilk dönemde öğrenci sayısının oldukça az olduğunu kaydeden Emel Bozan, öğrencilerin konserlerde sahne alıp gelişimlerinin görülmesiyle birlikte ilginin arttığını dile getirdi. Emel Bozan, bu sayede öğrenci sayısının bugün yaklaşık 150’ye ulaştığını, yaz tatilinde ise sayının daha da yükseldiğini aktardı.

‘Kadınlar sanat ve yaşamın birçok alanında daha fazla yer alıyor’

Öğrencilerin büyük çoğunluğunun kız çocuklarından oluşmasının olumlu bir gelişme olduğunu vurgulayan Emel Bozan, “Geçmişte kadınların müzikle ilgilenmesi toplumda nadir karşılanıyordu, ancak bugün bölgede kadınlar sanat ve yaşamın birçok alanında daha fazla yer alıyor” ifadelerinde bulundu.

Öğrencilerin gitar, keman, bağlama, ud ve solfej gibi dersler aldığını belirten Emel Bozan, solfej eğitiminin ses ve ritim çalışmalarını kapsadığını söyledi. Emel Bozan, enstitünün festival, etkinlik ve konserler düzenleyerek öğrencilerin yeteneklerini geliştirmeyi ve özgüven kazanmalarını amaçladığını ifade etti. Müzik öğrenmenin yaşla sınırlı olmadığını vurgulayan Emel Bozan, “Müzik sınır ve kriter tanımaz. İsteyen herkes kendini geliştirebilir. Bu nedenle enstitü farklı yaş gruplarından öğrencileri kabul ediyor” diye kaydetti.

‘Sesimi geliştirmeyi öğrendim’

Enstitü öğrencisi 15 yaşındaki Ayfer Mustafa, üç yıl önce müzik eğitimi almaya başladığını ve sanatsal olarak kendini geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Ayfer Mustafa, “Benim için müzik ve sanatı seven biri olarak akademik eğitim almak çok önemliydi. Enstitüye katılmadan önce müziğin sadece dinlemekten ibaret olduğunu düşünüyordum. Ancak eğitimlere başladıktan sonra bağlama çalma yöntemlerini, şarkı söyleme tekniklerini ve ses çalışmalarıyla sesimi geliştirmeyi öğrendim” dedi.

İlk kez 12 yaşında sahneye çıktı

Müziğe olan yeteneğini 12 yaşında keşfettiğini belirten Ayfer Mustafa, okulda ve arkadaşlarına şarkılar mırıldandığını, evde ise annesinin kendisini teşvik ettiğini söyledi. Ayrıca Arin Mirkan Festivali başta olmak üzere birçok etkinlik ve festivalde sahne aldığını aktaran Ayfer Mustafa, ilk kez 12 yaşında sahneye çıktığını ifade etti. Bu deneyimi hem heyecan hem de mutluluk olarak tanımlayan Ayfer Mustafa, üç yıllık eğitim sürecinde müzik alanında önemli ilerleme kaydettiğini belirterek, enstitüde nota sistemiyle eğitim aldığını da sözlerine ekledi.

Eğitimle ilerlemeyi başardı

14 yaşındaki öğrenci Sosun Mahmud ise 10 yaşında yeteneğini keşfettiğini ve ailesinin desteğiyle enstitüde eğitim almaya başladığını söyledi. Eğitime başladıktan sonra hem kişisel hem de müzikal açıdan gelişim gösterdiğini belirten Sosun Mahmud, şarkı söyleme ve ritim alanında ilerleme kaydettiğini ifade etti. Sosun Mahmud, kemanı seçme nedenini ise dijital medyada izlediği keman videolarından etkilenmesi ve enstrümanın sesini çok beğenmesi olarak açıkladı.

Vejin Enstitüsü’nün deneyimi, sanat kurumlarının çocuklar ve gençlerin yeteneklerini geliştirmedeki rolünü ortaya koyuyor. Öğrencilerin ilgisi, eğitmenlerin çabası ve ailelerin desteğiyle enstitü, müzikle kendini ifade eden, özgüveni yüksek ve kültürel açıdan gelişmiş bir neslin yetişmesine katkı sunuyor. Bu yönüyle müzik, yalnızca bir hobi değil, kişisel gelişim ve toplumsal kültürün güçlenmesi için bir alan olarak öne çıkıyor.