Yıllar sonra sanata güçlü dönüş: Şefika Figer’in ‘Formların Ruhu’ sergisi
Görsel sanatçı Şefika Figer, yıllar sonra sanat yolculuğuna güçlü bir dönüş yaparak “Formların Ruhu” sergisinde eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.
NECVA RAHİM
Cezayir- Sanatçı Şefika Figer, yıllar süren sessiz bir bekleyişin ardından sanat yolculuğunu yeniden görünür kılıyor. Mufdi Zakaria Kültür Sarayı’nda açılan “Formların Ruhu” adlı sergide sanatçı, yalnızca tablolarını değil, aynı zamanda mücadele, özlem ve yeniden doğuşla örülü yaşam hikayesini sanatseverlerle buluşturuyor. Işık ve renklerle bezeli eserler, hayallerini yıllarca ertelemek zorunda kalan bir kadının güçlü dönüşünü yansıtıyor.

1985 yılında Güzel Sanatlar Yüksekokulu’ndan mezun olan Şefika Figer, eğitimini tamamladıktan sonra lise öğretmeni olarak görev yaptı. Ancak çocuklarını büyütmek adına kariyerine ara verme kararı alan sanatçı, anneliğin sorumluluklarını öncelik haline getirdi. Buna rağmen sanat tutkusunu hiçbir zaman kaybetmeyen Şefika Figer, yıllar boyunca içindeki üretme arzusunu sessizce korudu.
20 yıl sonra yine keşfe başladı
Yaklaşık yirmi yıl sonra sanatsal kimliğini yeniden keşfetmeye karar veren Şefika Figer, özel bir okulda öğretmenliğe geri dönerken aynı zamanda resim çalışmalarına da hız verdi. Sanatçının yeniden üretmeye başlamasında en büyük desteği ise oğlu sağladı. Oğlunun “Bir sergi açmalısın” sözleriyle cesaret bulan Şefika Figer, bugün eserleriyle yalnızca estetik bir anlatı sunmuyor, aynı zamanda azim ve kararlılığın ilham veren hikayesini de paylaşıyor.
Şefika Figer, 2013 yılında açtığı ilk kişisel sergiden bu yana sanat yolculuğunu farklı deneyimlerle geliştirmeyi sürdürdü. Sanatçının eserleri zaman içinde çiçek ve geleneksel kıyafet tasvirlerinden Kasbah temalarına, soyut çalışmalardan manzara resimlerine uzanan geniş bir yelpazeye yayıldı. Şefika Figer için bu dönüşüm, yalnızca farklı sanat anlayışlarını denemek değil, aynı zamanda kendini ve yaşamın içsel anlamlarını keşfetme süreci olarak öne çıkıyor.
Kadın figürü önemli yer tutuyor
Sanatçının eserlerinde Cezayirli kadın figürü önemli bir yer tutuyor. Şefika Figer, kadınları yalnızca estetik bir unsur olarak değil, aynı zamanda hafıza, direnç ve kimliğin taşıyıcısı olarak resmediyor. Geleneksel kıyafetleri konu edinmesinin nedenini ise Cezayir’in kültürel mirasını görünür kılma isteğiyle açıklıyor. Şefika Figer, eserlerinde Annaba gandourası, Kabyle kıyafeti ve haik gibi geleneksel giysilere yer vererek, bu kültürel mirası kuşaktan kuşağa aktaran annelere saygı duruşunda bulunmayı amaçladığını belirtiyor. Sanatçıya göre bu figürler, yalnızca geçmişin izlerini değil, aynı zamanda toplumsal belleğin canlı birer temsilini de yansıtıyor.
Hafıza ve direniş alanı
Kadınları ve kültürel mirası odağına alan yaklaşımıyla dikkat çeken Şefika Figer, eserlerinde sanatı bir tür kültürel hafıza ve direniş alanına dönüştürüyor. Sanatçının tablolarındaki kadın figürleri yalnızca estetik bir unsur olarak değil, kolektif belleğin taşıyıcısı, zarafet, sabır ve gururun sembolü olarak öne çıkıyor. Şefika Figer’in eserleri, unutulmaya karşı bir mücadele ve Cezayir kimliğinin tüm çeşitliliğini koruma çabası olarak değerlendiriliyor.
Ailesini ikna etmek için mücadele etti
Sanatçı, kadın bir ressam olarak kariyer yolculuğunun kolay olmadığını da açıkça dile getiriyor. Özellikle ataerkil toplumsal yapının kadınların kendilerini ifade etmesini zorlaştırdığını belirten Şefika Figer, sanat yolunda ailesini ikna etmek için uzun süre mücadele verdiğini söylüyor. Eşinin zaman içinde sanat üretimini kabul ettiğini ifade eden sanatçı, bu süreci ailevi sorumluluklarını ve değerlerini koruyarak yürüttüğü sessiz bir mücadele olarak tanımlıyor.
Öğretmenliğe devam ediyor
Sanatla birlikte eğitim alanındaki çalışmalarını da sürdüren Şefika Figer, bir ortaokulda görev yapmaya devam ediyor. Öğrencilerinin sanat ve çizime büyük ilgi gösterdiğini vurgulayan sanatçı, yetiştirdiği pek çok öğrencinin Güzel Sanatlar Yüksekokulu’na devam ettiğini dile getiriyor. Şefika Figer’e göre sanat, yalnızca resim üretmek değil, aynı zamanda genç nesillere özgüven, estetik bakış ve güzellik duygusu kazandırmanın da bir yolu.
‘Bir şeyi seviyorsak, ondan vazgeçmemeliyiz’
Kadınlara vermek istediği mesajı açık ve samimi sözlerle dile getiren Şefika Figer, “Bir kadın sevdiği şey için çok çalışmalıdır. Bir şeyi seviyorsak, ondan vazgeçmemeliyiz” diyerek azim ve kararlılığın önemine dikkat çekiyor. Bu sözler, yıllar sonra hayaline yeniden dönen bir sanatçının yaşam deneyimini özetlerken, gerçek tutkunun zamanla kaybolmadığını ve sanatın bireysel özgürleşmenin güçlü bir aracı olabileceğini ortaya koyuyor.
83 tablo ziyaretçilerini bekliyor
Şefika Figer’in son sergisi “Formların Ruhu”, sanatçının uzun yıllara yayılan birikimini sanatseverlerle buluşturuyor. 6-30 Mayıs tarihleri arasında Cezayir’deki Mufdi Zakaria Kültür Sarayı’nın Baya Galerisi’nde düzenlenen sergi, gerçekçilik ve soyutlama arasında kurduğu dengeyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 83 tablonun yer aldığı sergide, kadın figürleri, kültürel miras ve doğa temaları ön plana çıkarken, sanatçının yıllar içinde geliştirdiği estetik yaklaşım da izleyiciye kapsamlı bir görsel deneyim sunuyor.