İran’da kadınların idamla karşı karşıya kaldığı davalar artıyor

İnsan hakları raporlarına göre İran’da çok sayıda kadın idam cezasıyla karşı karşıya. 2026’nın ilk sekiz ayında ülkede en az 532 kişi idam edilirken, bunların 18’i kadınlardan oluştu. Yalnızca Ağustos ayında 6 kadın idam edildi.

Haber Merkezi – Haber Merkezi - İran’da idam cezasının kullanımı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Kadınlar da idam edilenler arasında giderek daha fazla yer alırken, bu eğilim yalnızca cinayet ve uyuşturucuyla bağlantılı suçlarla sınırlı kalmadı. Siyasi, güvenlik ve protestolarla bağlantılı davalarda kadınlar hakkında idam kararlarının verilmesi de arttı. İdam cezasına çarptırılan kadınların dosyaları incelendiğinde, bu kararların bir bölümünün Aralık 2025 protestoları, siyasi faaliyetler ve güvenlik suçlamalarıyla bağlantılı olduğu görülüyor.

İran İnsan Hakları Örgütü’nün raporuna göre 2026’nın ilk sekiz ayında İran’da en az 532 kişi idam edildi ve bunların 18’i kadındı. Yalnızca Ağustos ayında altı kadın idam edildi; bu, 2026’da bir ay içinde kadınlara yönelik en yüksek idam sayısı oldu. İran İnsan Hakları Örgütü ayrıca 2025 yılında en az bin 639 kişinin idam edildiğini, bunların 48’inin kadın olduğunu açıkladı; o yıl idam edilen kadınların sayısı 2024’e göre yüzde 55 daha fazlaydı.

Bu istatistikler elbette idam kararıyla karşı karşıya olan kadınların sayısını göstermiyor; yalnızca uygulanan idam kararlarının sayısını kaydediyor. Buna karşılık insan hakları raporları, idam cezasına çarptırılan veya böyle bir kararla karşı karşıya olan çok sayıda kadının bulunduğu dosyaların varlığına işaret ediyor. Haberimiz yayımlanan son raporlara göre şu anda siyasi, güvenlik ve protestolarla bağlantılı dosyalarda idam kararıyla karşı karşıya olan kadınların bir bölümünü içeriyor.

Siyasi, güvenlik ve protestolarla bağlantılı dosyalarda idam cezasına çarptırılan kadınlar:

Pexşan Ezizi; sosyal hizmet uzmanı ve Kürt siyasi tutuklu, Ağustos 2023’ten bu yana gözaltında tutuluyor. Tahran Devrim Mahkemesi 26. Şubesi, onu “baği” suçlamasıyla idama ve dört yıl hapse mahkum etti ve idam kararı İran Yüksek Mahkemesi tarafından onandı. Yeniden yargılanma talepleri de şimdiye kadar reddedildi. Pexşan Ezizi, Evin Cezaevi’nde tutuluyor.

Zehra Şehbaz Taberi; 68 yaşında ve Reşt Lakan Cezaevi’nde tutuluyor. Nisan 2025’te gözaltına alındı. Hakkındaki ilk idam kararı İran Yüksek Mahkemesi tarafından bozuldu, ancak dosya yeniden görülmek üzere Reşt Devrim Mahkemesi’ne gönderildi ve aynı yetkili mahkeme tarafından yeniden idam cezasına çarptırıldı.

Meryem Hedavend; 45 yaşında ve iki çocuk annesi. 8 Ocak 2026’daki protestolarla bağlantılı olarak Pakdeşt’te gözaltına alındı. Birkaç kişiyle birlikte yürütülen dosyada iki Besic üyesinin öldürülmesine katılmak, dini bir mekanı kasten ateşe vermek, kamu mallarına zarar vermek ve İran’ın güvenliğine karşı toplanma ve gizli anlaşma yapmak gibi suçlamalarla idama mahkum edildi. Son Herana raporuna göre kararı ilk derece aşamasında bulunuyor.

Leyla Ebulhaseni; yaklaşık 43 yaşında ve iki kız çocuğu annesi. Ocak 2026’da İsfahan’ın Şahinşehr kentindeki protestolar sırasında gözaltına alındı. İsfahan Devrim Mahkemesi 5. Şubesi, onu “muharebe” suçlamasıyla idama mahkum etti. Avukatının itirazının ardından dosya İran Yüksek Mahkemesi’ne gönderildi. Herana’nın aileye yakın bir kaynaktan aktardığına göre temel suçlama, bir mağazanın yandığı sırada olay yerinde bulunması ve görüntü almasıyla ilgiliydi; yargı makamları ise onu yangına katılmakla suçladı.

Terane Rahimi; İsfahan’da Aralık 2025 protestoları sırasında gözaltına alınanlardan biri. “İsfahan Şehitler Meydanı” olarak adlandırılan dosyada 9 kişiyle birlikte idam ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kendisine yöneltilen suçlamalar arasında “kesici alet taşıyarak muharebe”, “kamu mallarına zarar verme”, “toplanma ve gizli anlaşma ile rejime karşı propaganda faaliyeti yürütme” bulunuyor. Kararı ilk derece aşamasında.

Suda (Marziye) İbrahimî Şemsabadi; 32 yaşında ve Bender Abbas Cezaevi’nde tutuluyor. Nisan 2026’da İstihbarat Bakanlığı görevlileri tarafından gözaltına alındı. Bender Abbas Devrim Mahkemesi tarafından “yeryüzünde fesat” ve “liderliğe hakaret”, “medya ve propaganda faaliyetleri”, “düşman devletler lehine istihbarat ve güvenlik faaliyeti yürütme” ve “askeri bir bölgenin fotoğrafını çekme” gibi suçlamalarla idama mahkum edildi. Kararı ilk derece aşamasında bulunuyor.

Necme Emini; 23 yaşında muhasebe bölümü öğrencisi ve Aralık 2025 protestoları sırasında gözaltına alınanlardan. Meşhed Vekilabad Cezaevi’nde tutuluyor. Devrim Mahkemesi ve Meşhed Ceza Mahkemesi’nde görülen iki ayrı dosyada ağır kararlarla karşı karşıya. Necme Emini hakkında Meşhed Birinci Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada “peygambere hakaret” suçlamasıyla idam cezası verildi. Başka bir dosyada ise 12 yıl, 6 ay ve 1 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Mojde Haşimi Bazergani; 27 yaşında ve Kızılay çalışanı. Kazvin Merkez Cezaevi’nde tutuluyor. 26 Eylül 2026’da yayımlanan raporlara göre hakkında verilen idam kararı İran Yüksek Mahkemesi tarafından onandı. İnsan hakları raporlarına göre daha önce bir ses kaydında gözaltı ve sorgu sırasında darp edildiğini ve zorla itirafa zorlandığını anlattı; ayrıca yargılama sürecinde seçtiği avukata erişiminin engellendiği bildirildi.

Mahbube Şabani; 33 yaşında ve Aralık 2025 protestoları sırasında gözaltına alınanlardan. Meşhed Vekilabad Cezaevi’nde tutuluyor. Meşhed Devrim Mahkemesi 1. Şubesi, onu “İsrail, Amerika ve muhalif gruplara bağlı unsurların güçlendirilmesi için operasyonel eylemde bulunmak” suçlamasıyla idama mahkum etti. İnsan hakları raporlarına göre kendisine yöneltilen suçlamanın temel dayanağı, protestolar sırasında yaralı göstericileri kendi motosikletiyle sağlık merkezlerine götürmesiydi.

Bozulan idam kararları dosyaları kapatmıyor

Bu kadınların yanı sıra bazı diğer dosyalar da idam kararının bozulmasının yargı sürecindeki tehlikenin sona erdiği anlamına gelmediğini gösteriyor.

Erguvan Felahi, Evin Cezaevi’nde tutulan 24 yaşındaki siyasi tutuklu. Daha önce Tahran Devrim Mahkemesi 15. Şubesi tarafından “baği” suçlamasıyla idama mahkum edilmiş ve kararı Ağustos 2026’da İran Yüksek Mahkemesi tarafından onanmıştı. Ancak Eylül ayında yeniden yargılanma talebi kabul edildi ve idam kararı İran Yüksek Mahkemesi tarafından bozuldu. Dosya yeniden görülmek üzere aynı düzeydeki mahkemeye gönderildi. Dolayısıyla Erguvan Felahi şu anda geçerli ve uygulanabilir bir idam kararıyla karşı karşıya değil; ancak dosyası hala açık ve yeniden yargılama sonucunda ne karar verileceği henüz belli değil.

Mehnaz Çarduli de Aralık 2025 protestolarıyla bağlantılı olarak idama mahkum edilmişti. Eylül ayında Mehdi Nazır ile birlikte İran Yüksek Mahkemesi tarafından hakkındaki idam kararı bozuldu. Dosyanın yeniden görülmesi ve yeni bir karar verilmesi için mahkemeye gönderilmesi bekleniyor. Dolayısıyla onun da şu anda geçerli bir idam kararı bulunmuyor ancak yargı süreci sona ermiş değil.

Kürt siyasi tutuklular Werîşe Muradî ve Bita Hemeti de daha önce idama mahkum edilmişti, ancak her ikisinin de kararları İran Yüksek Mahkemesi tarafından bozuldu ve dosyaları yeniden görülmek üzere aynı düzeydeki mahkemeye gönderildi. Werîşe Muradî hakkında Temmuz 2026’da yapılması planlanan yeniden yargılama, kendisinin duruşmaya katılmaması nedeniyle gerçekleşmedi ve nihai sonuç hala belli değil. Bita Hemeti’nin dosyası da yeniden yargılama aşamasında bulunuyor.

Sonuç olarak bu dosyalarda idam kararlarının bozulması, dosyanın kapanması veya yeniden idam kararı verilmeyeceğinin garantisi anlamına gelmiyor. Yeniden yargılama tamamlanıp nihai karar verilene kadar dosyaların sonucu kesinleşmiş sayılmıyor.

İdam cezalarının kapsamı genişletiliyor

İran’da kayda geçen idam istatistikleri, ölüm cezasının çok çeşitli dosyalarda kullanımının genişlediğini gösteriyor. 2025 yılında 795 kişi uyuşturucuyla bağlantılı suçlar, 747 kişi ise cinayet ve kısas dosyaları nedeniyle idam edildi. Ayrıca en az 57 kişi “baği”, “yeryüzünde fesat” ve “muharebe” gibi güvenlik suçlamalarıyla idam edildi. İran İnsan Hakları Örgütü, 2025 yılında kayda geçen tüm idamların yüzde 52’sine denk gelen 852 idamın Devrim Mahkemeleri tarafından verilen kararlar doğrultusunda uygulandığını belirtiyor.

2026’nın ilk sekiz ayında kayda geçen 532 idamın 270’i kısas, 180’i uyuşturucuyla bağlantılı suçlar, 71’i ise güvenlik ve siyasi suçlamalarla ilgiliydi.

Bu istatistikler tek başına kadınlar hakkında verilen idam kararlarının sayısındaki artışı kanıtlamıyor; İran’da herhangi bir dönemde idam kararıyla karşı karşıya olan kadınların sayısına ilişkin resmi ve kapsamlı bir istatistik bulunmuyor. İnsan hakları kuruluşları yalnızca bağımsız kaynaklar, aileler, avukatlar ve yerel raporlar aracılığıyla tespit edilebilen dosyaların bir bölümünü belgeliyor. Bu nedenle bu haberde yer alan idam cezasına çarptırılan kadınlar listesi, İran’da idam cezasına çarptırılan tüm kadınları kapsamıyor; insan hakları kuruluşları ve medya kaynakları tarafından durumları takip edilebilen siyasi, güvenlik ve protestolarla bağlantılı dosyalardan oluşuyor. Ancak hem kadınların idam edilmesindeki artış hem de siyasi, güvenlik ve protestolarla bağlantılı dosyalarda kadınlar hakkında yeni idam kararlarının verildiğine ilişkin çok sayıda rapor, kadınların ölüm cezası sürecindeki varlığının genişlediğini gösteriyor.

Kadınların geçmişindeki şiddet ve yoksunluk

İran İnsan Hakları Örgütü, 2025 yılı raporunda idam edilen 48 kadından 32’sinin kısas, 16’sının ise uyuşturucuyla bağlantılı dosyalarda idam edildiğini açıkladı. En az 21 kadın da eşini veya nişanlısını öldürmekle suçlanarak idam edildi. Örgüt ayrıca idam cezasına çarptırılan kadınların çoğunun yargı sürecine girmeden önce aile içi şiddet, zorla evlendirilme, erken yaşta evlilik ve ekonomik ve toplumsal yoksunlukla karşı karşıya kaldığını vurguladı.

Ağustos 2026’da İran’da idam edilen altı kadının tamamı cinayet suçlamasıyla karşı karşıyaydı. Hakkında daha fazla bilgi bulunan beş dosyanın dördünde kadınlar eşlerini veya nişanlılarını öldürmekle suçlanmıştı ve bunlardan ikisi zorla evlilik içinde yaşıyordu. Bunlardan biri olan Marziye Neyri, 17 yaşında evlenmeye zorlanmış ve yaklaşık beş yıl idam sırasını bekledikten sonra 24 yaşında idam edilmişti.

Bu örnekler, kadınlara yönelik idam cezasının, suçun işlenmesinden önce yaşadıkları toplumsal koşullar ve maruz kaldıkları şiddet dikkate alınmadan ele alınmasının bu olgunun tam bir tablosunu ortaya koymadığını gösteriyor. Birçok dosyada ailevi, ekonomik ve hukuki açıdan eşitsiz koşullarda bulunan kadınlar, sonunda en ağır cezai yaptırımla karşı karşıya kaldı.

Mevcut durumda önemli olan yalnızca idam edilen veya idama mahkum edilen kadınların sayısı değil; ölüm cezasının uygulandığı dosyaların kapsamının genişlemesi. Bir tarafta “baği”, “muharebe”, “yeryüzünde fesat” ve diğer güvenlik suçlamalarıyla idama mahkum edilen protestocular ve siyasi faaliyetlerde bulunan kadınlar yer alıyor. Diğer tarafta ise cinayet veya uyuşturucu dosyalarında kısas ya da idam cezasıyla karşı karşıya kalan kadınlar bulunuyor; bu dosyaların bir bölümünde aile içi şiddet, zorla evlilik, yoksulluk veya toplumsal yoksunluk geçmişi gündeme geliyor.

Mesele yalnızca idam sayılarından ibaret değil

Bu koşullarda idam kararının verilmesi, onanması, bozulması ve uygulanması arasındaki fark büyük önem taşıyor. Erguvan Felahi ve Mehnaz Çarduli, idam kararları bozulan, ancak yargı süreçleri henüz sona ermeyen kadınlara örnek oluşturuyor. Werîşe Muradî ve Bita Hemeti de idam kararlarının bozulmasının ardından hala yeniden yargılama sürecinde. Buna karşılık Pexşan Ezizi ve Mojde Haşimi Bazergani, mevcut raporlara göre hala onanmış idam kararlarıyla karşı karşıya. Diğer bazı kadınların dosyaları ise ilk derece veya temyiz aşamasında bulunuyor.

İran’da kadınların idam edilmesi bu nedenle yalnızca istatistiksel bir mesele değil. Her sayının arkasında adli ve insani bir dosya bulunuyor. Bu dosyaların birçoğunda mesele yalnızca sonunda verilen veya uygulanan ceza değil, aynı zamanda yargılamanın niteliği, avukata erişim, gözaltı koşulları, itirafların alınma biçimi ve dosya açılmadan önce kadınların yaşamlarını etkileyen toplumsal koşullar ile maruz kaldıkları şiddet.