26 Bahai yeniden mahkemeye çağrıldı
İran'ın Şiraz kentinde yaşayan 26 Bahai vatandaşı, yaklaşık 10 yıldır devam eden güvenlik dosyaları kapsamında yeniden temyiz mahkemesine çağrıldı.
Haber Merkezi- İran'ın Şiraz kentinde yaşayan 26 Bahai vatandaşı, 2016 yılından bu yana devam eden güvenlik soruşturmaları kapsamında Fars Eyaleti İkinci Temyiz Mahkemesi'ne çağrıldı. Duruşma tarihinin 26 Temmuz olarak belirlendiği bildirildi.
Mahkemeye çağrılanlar arasında 16 Bahai kadının da bulunması, İran'daki Bahai toplumuna yönelik yargısal baskılar konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Güvenlik suçlamaları ve bozulan beraat kararı
Bahai vatandaşları hakkında "rejime karşı propaganda", "ülke güvenliğine karşı toplantı ve anlaşma", "örgüt kurma", "düşman devletlerle bağlantı kurma" ve "muhalif gruplara üyelik" gibi suçlamalar yöneltildiği belirtildi.
Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 10 yıldır devam eden dava sürecinde birçok kez hukuki değişiklik yaşandı. İlk aşamada sanıklar hakkında ağır cezalar verildi ve bu kararlar temyiz mahkemesi tarafından da onandı. Daha sonra İran Yüksek Mahkemesi dosyayı bozarak yeniden değerlendirilmesini istedi. Bunun ardından mahkeme, söz konusu vatandaşlar hakkında beraat kararı verdi.
Ancak Fars Eyaleti savcısının itirazı ve İran Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 477. maddesinin uygulanması sonucunda beraat kararı yeniden bozuldu ve dosya tekrar açıldı.
İnsan hakları savunucuları, bu sürecin İran'daki Bahai toplumuna yönelik uzun süreli yargısal baskının örneklerinden biri olduğunu ifade ediyor.
Bahai kadınlar yargısal baskıların hedefinde
Dosyada yer alan 16 kadının yeniden mahkemeye çağrılması, İran'daki Bahai kadınların son yıllarda gözaltılar, hapis cezaları ve sosyal kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde gerçekleşiyor. İnsan hakları kuruluşlarının raporlarında, birçok Bahai kadının yalnızca dini inançları nedeniyle gözaltı, sorgu, çalışma hakkından mahrum bırakılma, eğitim engelleri ve yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.
Bahailer için süren baskılar
Bu dava devam ederken, başka birçok Bahai vatandaşının da İran hapishanelerinde cezalarını çektiği bildiriliyor. Son yıllarda Şiraz, Tahran, İsfahan, Kereç, Sari, Yezd, Reşt ve Hemedan gibi kentlerde çok sayıda Bahai vatandaşının hapis, sürgün, para cezası ve çeşitli sosyal kısıtlamalarla karşılaştığı aktarılıyor.
Bunun yanı sıra Bahailere ait iş yerlerinin mühürlenmesi, mallara el konulması, dini kurallara uygun defin işlemlerinin engellenmesi, genç Bahailerin üniversite eğitiminden dışlanması ve kamu kurumlarında çalıştırılmamaları gibi uygulamalara ilişkin çok sayıda rapor yayımlandı. İnsan hakları kuruluşları bu uygulamaları, İran'daki Bahai toplumuna yönelik sistematik ayrımcılığın bir parçası olarak değerlendiriyor.
Din özgürlüğü konusunda endişeler sürüyor
İnsan hakları örgütleri, İran'daki Bahai yurttaşlarına yönelik güvenlik ve yargı uygulamalarının din ve inanç özgürlüğüne ilişkin uluslararası yükümlülüklerle çeliştiğini belirtiyor. Bu kuruluşlara göre, beraat kararının ardından 26 Bahai vatandaşının yeniden mahkemeye çağrılması, İran'ın en büyük resmi olarak tanınmayan dini azınlığı üzerindeki baskıların sürdüğünü gösteriyor.
Söz konusu dosyanın 26 Temmuz tarihinde Fars Eyaleti İkinci Temyiz Mahkemesi'nde ele alınması bekleniyor. Mahkemenin vereceği karar, yaklaşık 10 yıldır süren hukuki sürecin ardından 16'sı kadın olmak üzere 26 Bahai vatandaşının geleceğini belirleyecek.