Günün tarih bilgisi: Mari kenti, Antik Mezopotamya’nın bilim ve inanç merkezi
Suriye-Irak sınırında, Ebu Kemal ile Bahoz kentleri yakınlarında bulunan antik Mari kenti, Mezopotamya tarihinin en önemli uygarlık merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Haber Merkezi – Suriye-Irak sınırında, Ebu Kemal ile Bahoz kentleri yakınlarında yer alan antik Mari kenti, Mezopotamya uygarlığının en önemli tarihsel merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kuruluşu MÖ 3000 yılına kadar uzanan Mari, özellikle Sümer ve Amorit dönemlerinde güçlü bir şehir devleti olarak gelişti. Kent, MÖ 2900 ile MÖ 1759 yılları arasında en parlak dönemini yaşarken, tarihçiler tarafından Babil’den sonra Mezopotamya’nın en büyük ikinci antik kenti olarak değerlendiriliyor.
Ticaret yollarının merkezindeydi
Fırat Nehri kıyısında kurulan Mari, gelişmiş tarım sistemi ve geniş ticaret ağı sayesinde dönemin ekonomik merkezlerinden biri haline geldi. Mezopotamya’nın merkezi ile kuzey bölgeleri arasındaki ticaret yollarını kontrol eden kent, stratejik konumuyla dikkat çekiyordu.
Mari’de ileri düzey şehir planlaması uygulanırken, kentte iki katmanlı savunma sistemi bulunuyordu. Dış surlar kenti taşkınlardan korurken, iç surlar askeri saldırılara karşı savunma sağlıyordu.

20 binden fazla tablet bulundu
Kentte yapılan arkeolojik kazılarda MÖ 2500 yılına uzanan çok sayıda eser gün yüzüne çıkarıldı. Bunlar arasında İştar Zigguratı, kraliyet hazineleri ve 20 binden fazla çivi yazılı tabletten oluşan büyük arşiv öne çıkıyor.
“Mari Tabletleri” olarak bilinen bu arşiv, birçok araştırmacı tarafından İskenderiye Kütüphanesi’nden önceki dönemin en büyük bilgi merkezi olarak değerlendiriliyor.
Tabletlerde dönemin siyasi, toplumsal ve dini yaşamına ilişkin ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Kazılarda ayrıca İştar (İnanna), Dagan ve Ninni-Zaza adına inşa edilen anıtsal tapınaklar, dua eden figürleri tasvir eden adak heykelleri, su kanalları, kent surları ve kraliyet mezarları da ortaya çıkarıldı.
Hammurabi döneminde yıkıldı

Mari kentinin yükselişi Babil Kralı Hammurabi döneminde sona erdi. MÖ 1760-1757 yılları arasında düzenlenen saldırılar sonucunda kent büyük ölçüde yakılıp yıkıldı.
Antik kent ilk kez 1933 yılında keşfedildi. O tarihten bu yana özellikle Fransız arkeoloji ekipleri tarafından bölgede kazı çalışmaları yürütülüyor.
UNESCO, Mari kentini 1999 yılında Geçici Dünya Mirası Listesi’ne dahil etti. Ancak son yıllarda bölgenin DAİŞ ve El Kaide bağlantılı silahlı grupların etkisi altına girmesi, tarihi mirasın geleceğine ilişkin ciddi kaygılara yol açıyor.