Sudanlı kadınların şarkılarında direniş ve yaşam

Sudan’da kadınlar savaş ve toplumsal baskının ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalırken, Aghani Albanat geleneği kadınların hikayelerini, arzularını ve toplumsal cinsiyet rollerine karşı itirazlarını müzik yoluyla aktarmasını sağlıyor.

Haber Merkezi- Sudan, çatışmaların yanı sıra kadınlara yönelik ağır hak ihlalleriyle de gündemde. Tecavüz, erken yaşta evlilik ve eğitim hakkından mahrum bırakılma gibi sorunlar kadınların yaşamını derinden etkiliyor. Bu tabloya karşı Sudanlı kadınların sesini taşıyan önemli kültürel geleneklerden biri ise Aghani Albanat olarak bilinen kadın şarkıları.

Özellikle işçi sınıfından kadınların söylediği bu şarkılar, gündelik yaşamı, aşkı, çalışma hayatını ve toplumsal cinsiyet baskılarını anlatıyor. Kadınlar müzik aracılığıyla kendi deneyimlerini ifade ederken, kendilerine biçilen rollerin dışına çıkarak hikayelerini kendi sözleriyle yeniden kuruyor.

Bu geleneğin günümüzdeki temsilcilerinden Sudanlı retro-pop sanatçısı Alsarah da müziğinde bu mirası sürdürüyor. İnsan hakları savunucusu bir ailenin çocuğu olan Alsarah, 1989’daki darbenin ardından ailesiyle Yemen’e kaçtı. 1994’te Yemen’de başlayan iç savaş nedeniyle ABD’ye siyasi sığınmacı olarak yerleşti. Etnomüzikoloji eğitimi alan sanatçı, kardeşi Nahid ile 2010’da Alsarah and the Nubatones grubunu kurdu.

Alsarah ve Nahid’in seslendirdiği “Habibi Safr Mini” ve “Jibal Alnuba”, Aghani Albanat geleneğinin anlatı dünyasını yansıtan eserler arasında yer alıyor. Acapella olarak bir araya getirilen şarkılar, maddi imkansızlıklar yaşayan bir kadının hikayesini anlatıyor.

Kadın, ailesinin karşı çıkmasına rağmen çalışıyor ve evin dışına çıkıyor. Amacı ise sevdiği erkekle kuracağı yeni hayata maddi katkı sunabilmek. Şarkının taşıdığı hüzne rağmen ritmi, onu Sudan’da düğünlerde ve kutlamalarda söylenen canlı bir ezgiye dönüştürüyor. Böylece kadınların gündelik yaşamı, özlemleri ve mücadeleleri müzik aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Hadi birlikte dinleyelim…