Fadma Harfu: Sözlü hafıza ile ‘Kurşun Yılları’ arşivi arasında bir kadın hikayesi

Fas’ta “Kurşun Yılları”na dair sınırlı arşivler nedeniyle kadın anlatıları sözlü hafıza ile yazılı kayıtlar arasında kalırken, Fadma Harfu’nun yaşamı da aile anlatılarıyla tarihsel hafızayı birleştiren bir örnek olarak öne çıkıyor.

HANAN HARITE

Fas- Orta Fas’ın Midelt vilayetine bağlı İmlilşil bölgesi, Doğu Yüksek Atlas Dağları’nın yükseklerinde, “Kurşun Yılları” olarak bilinen ve Fas’ta yaklaşık 1960’lardan 1990’lara uzanan döneme dair sözlü hafızada aktarılan hikayelerden birinin başladığı yer olarak karşımıza çıkıyor. Bu dönem, insan hakları raporlarına göre keyfi tutuklamalar ve çeşitli insan hakları ihlalleriyle anılıyor. Fadma Harfu’nun yaşamı, yerel hafızada canlılığını korurken, kamuya açık arşivlerde bireysel düzeyde ayrıntılı belge eksikliği dikkat çekiyor.

Aile anlatıları ve kesişen tanıklıklara göre Fadma Harfu, Mart 1973’te ailesinin evinden, annesi ve kardeşiyle birlikte jandarma, ordu ve yardımcı kuvvetler tarafından tutuklandı. Bu anlatımlara göre önce İmlilşil yakınlarındaki Buzmu bölgesine götürüldü ve yaklaşık sekiz gün gözaltında tutuldu. Daha sonra annesi ve kardeşi serbest bırakılırken, kendisi farklı gözaltı merkezlerine sevk edildi.

Tanıklıklar, onun önce “Korbis” gözaltı merkezine, ardından Kazablanka’daki “Darb Mulay Şerif”e ve daha sonra Fas’ın güneydoğusundaki Akdez merkezine götürüldüğünü aktarıyor. Açık kaynaklarda bu sürecin tüm aşamalarını bireysel olarak belgeleyen resmi yayınlanmış belgeler bulunmuyor.

Aile anlatılarına göre, tutuklanmasından bir süre sonra Fadma Harfu’dan haber alınamadı ve aile ile resmi bir iletişim kurulmadı. Yaygın anlatımlara göre tutuklanmasının “direnişçilere destek verdiği” iddiasıyla bağlantılı olduğu ve evden alındıktan sonra sorguya tabi tutulduğu ifade ediliyor.

Gözaltında kaybedildi

Fadma Harfu, 20 Aralık 1976’da Fas’ın güneydoğusundaki Akdez merkezinde hayatını kaybetti. Ölüm, ağır gözaltı koşulları bağlamında gerçekleşti, ancak açık kaynaklarda bu durumu ayrıntılı şekilde açıklayan yayınlanmış resmi bir dosya bulunmuyor.

Anlatılara göre uzun yıllar boyunca onun görüntüsü yaygın biçimde bilinmiyordu. Ancak ölümünden sonra kişisel eşyaları arasında bulunan bir fotoğrafın daha sonra dijital medyada dolaşıma girmesiyle hafızası yeniden canlandırıldı.

Hikayesi tiyatroya aktarıldı

Fadma Harfu’nun hikayesi, sanatçı Fatima Zahra Sandani'nin “El-Waşime” adlı tiyatro eserinde de yeniden ele alındı. Eser, Fas’taki önceki dönemlere ait kadın hafızasını konu alıyor. Fatima Zahra Sandani, ajansımıza yaptığı açıklamada Fadma Harfu karakterinin sözlü hafıza ve eksik belgeleme arasında kalan kadın hikayelerini temsil ettiğini belirterek, sözlü tanıklıklar ile sınırlı arşiv arasındaki bu durumun, tarihsel yeniden inşa sürecini karmaşık hale getirdiğini ifade etti.

Sanatsal çalışmanın bu deneyimleri görünür kılmayı ve kolektif hafızanın nasıl oluştuğunu sorgulamayı amaçladığını kaydeden Fatima Zahra Sandani, ayrıca bu çalışmanın “hafıza adaleti” tartışmasını da açtığını, bunun yalnızca hukuki tanıma değil, aynı zamanda unutulan deneyimlerin ulusal kültürel anlatıya yeniden dahil edilmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Fadma Harfu’nun hikayesi, kamu arşivlerinde eksiksiz bireysel belgelerin bulunmaması nedeniyle sözlü hafıza ile kurumsal kayıtlar arasındaki gerilimi temsil eden bir örnek olarak öne çıkıyor. Bu hikaye, tekil bir yaşam öyküsünden ziyade “Kurşun Yılları”nda benzer deneyimler yaşamış kadınların daha geniş anlatısının bir parçası olarak değerlendiriliyor.