YRA Eşbaşkanı: Dezenformasyona karşı hakikati aktarmaya devam edeceğiz
Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zêd halkının tarihi direnişine vurgu yapan YRA Eşbaşkanı Evîn İbrahim, hükümete yakın medyanın dezenformasyonuna karşı özgür medyanın kritik rolüne dikkat çekerek, hakikati aktarmayı sürdüreceklerini söyledi.
ASMAA MUHAMMED
Qamişlo – Halep’in Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zêd mahallelerinde halk ve savunma güçleri, Türk devletinin desteklediği El-Emşat ve El-Hamzat çeteleri ile Nûr El-Din grubu ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) karşı tarihi ve eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergiledi. Aylar süren kuşatmanın ardından başlatılan saldırılar, ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı mahalleleri hedef aldı. Günlerce süren çatışmalarda mahalle sakinleri ile İç Güvenlik Kuvvetleri, çetelerin yoğun saldırılarına karşı direndi. Türk işgal güçlerinin desteğiyle gerçekleştirilen bu saldırılar, Halep’in Kürt mahallelerinde büyük bir yıkım ve insani krize yol açtı. Öte yandan Suriye geçici hükümetine bağlı Arap ve Suriye medya kuruluşları, yaşananlara ilişkin haberlerinde, Suriye’yi on yıllardır etkileyen bölücülük ve dışlama politikalarını yeniden üreten bir dil kullandı. Söz konusu yayınlarda mezhepçi söylemler öne çıkarılırken, gerçeklerin yalnızca çarpıtılmakla kalmayıp bilinçli biçimde tersine çevrildiği dikkat çekti.
‘HTŞ’ye yakın medyanın amacı dezenformasyon’
Kuzey ve Doğu Suriye’deki Özgür Basın Birliği (YRA) Eşbaşkanı Evîn İbrahim, saldırılara eşlik eden medya savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Evîn İbrahim, Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd mahallelerine yönelik saldırıların yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı kalmadığını belirterek, bu saldırıların aynı zamanda planlı ve örgütlü bir medya kampanyasıyla desteklendiğini söyledi. Evîn İbrahim, “HTŞ’ye yakın medyanın amacı, yerel, bölgesel ve uluslararası kamuoyunu yoğun bombardımanı meşrulaştırmaya hazırlamak, sahadaki gerçekleri çarpıtmak ve mahalle sakinlerinin direnişini ve dayanıklılığını değersizleştiren bir dezenformasyon yaymaktır” dedi.
‘Entegre medya stratejisi bilinçli ve planlı aşamalardan oluşur’
Geçici hükümete bağlı bazı bölgesel kanalların doğrudan desteğiyle yürütülen medya kampanyasına dikkat çeken Evîn İbrahim, “Bu kampanya, Baas rejiminin politikaları nedeniyle 50 yılı aşkın süredir Kuzey ve Doğu Suriye’yi etkileyen tarihsel bölünmeleri ve parçalanmayı kullanıyor. Amaç, çeşitli Suriyeli toplulukları hedef alarak çatışmayı kışkırtmak, halkları birbirine düşürmek ve kaos ile iç çatışma yaratmaktır. Tüm bunlar sahadaki saldırgan güçlerin çıkarlarına hizmet ediyor” ifadelerinde bulundu. Söz konusu entegre medya stratejisinin bilinçli ve planlı aşamalardan oluştuğunu söyleyen Evîn İbrahim, “Belirli gruplar hedef alınarak kışkırtılıyor, parçalı ve ayrıştırıcı biçimde sınıflandırılıyor, ‘rejimin kalıntıları’ ya da ‘bölgesel hegemonyanın araçları’ olmakla suçlanıyor. Terörizm ve sabotaj iddialarıyla da sonraki ihlallerin zemini hazırlanıyor” diye ekledi.
‘Yaşananların bütünü bilinçli olarak çarpıtıldı’
Evîn İbrahim, sözlerinin devamında şu hususlara vurgu yaptı: “Medya kampanyasının bir sonraki aşamasında Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zêd’e yapılan saldırılar, bu mahallelerde ‘terörist unsurlar bulunduğu’ iddialarıyla haklı gösterilmeye çalışıldı. Bu söylem, sivillere ve savunma güçlerine yönelik yoğun bombardıman ve acımasız saldırıları gizlemek için bir bahane olarak kullanıldı. Saldırılar medyada güvenlik ve istikrarı sağlamak için alınmış zorunlu önlemler gibi sunuldu. Son aşamada ise siviller arasında panik yaratmayı hedefleyen söylentiler yayıldı. Halkın evlerinden zorla çıkarıldığına dair asılsız bilgiler dolaşıma sokuldu, kayıplara ve saldırılara ilişkin temel gerçekler gizlendi. Kamuoyunu yanıltmak için yalnızca ikincil olayların aktarılmasına izin verildi ve yaşananların bütünü bilinçli olarak çarpıtıldı.”
‘Savaşçılar medyanın psikolojik savaşına karşı koydu’
Mahalle sakinlerinin, savaşçıların, kadın savaşçıların bu yoğun psikolojik medya savaşına kararlılık ve dirençle karşı koyduklarını anlatan Evîn İbrahim, “Doğrudan kendilerini hedef alan acımasız uygulamalara maruz kalmalarına rağmen, tüm güçleriyle savunma kararlılıklarını gösterdiler. Bu ihlaller arasında kadın savaşçılar, vücutlarının sakatlanması ve binaların tepelerinden atılması gibi acımasız uygulamalara maruz kaldılar, ayrıca silahsız sivilleri hedef alan çok sayıda ihlal de yaşandı” dedi.
Bağımsız medya platformlarında belgelenip yayınlanan resmi videoların, güçlerin geri çekildiğini iddia eden medya anlatısını yalanladığını aktaran Evîn İbrahim, “Aksine, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de direniş devam etti. Videolarda, İç Güvenlik Güçleri Komutanı Ziyad Halep, erkek ve kadın savaşçılarla birlikte görünerek, şiddetli kuşatmaya, malzeme kıtlığına ve hem sivillerin hem de savaşçıların ağır kayıplarına rağmen, sakinleri savunma konusundaki kararlılık ve azimlerini vurguladı” diye kaydetti.
Gerçekleri çarpıtan medya dezenformasyonuna acil müdahale çağrısı
Hükümete yakın medyanın yalan haberlerine karşı bağımsız medyanın rolüne vurgu yapan Evîn İbrahim, şöyle konuştu: “Özgür Basın Birliği, bu olayların doğru bir şekilde aktarılmasında, medya dezenformasyonunun ortaya çıkarılmasında ve yerel, bölgesel ile uluslararası kamuoyunun bilinçlendirilmesinde kritik bir rol oynadı. Özgür Basın Birliği, belgelenmiş kanıtlar toplayarak medya ihlallerini kaydetti ve bu kampanyaları kınayan açıklamalar yayımladı. Açıklamalar, uluslararası toplumu, insani yardım kuruluşlarını ve gazeteci hakları gruplarını, halka karşı yürütülen medya kışkırtmasını durdurmak ve gerçeklerin eksiksiz, çarpıtılmamış şekilde yayılmasını sağlamak için acilen müdahale etmeye çağırıyor. Vizyonumuz, çoğulculuk, demokrasi ve birlikte yaşama değerleri üzerine kurulu, amacımız medya dezenformasyonundan ve siyasi önyargıdan arınmış, barışçıl ve objektif bir medya inşa etmektir. Medya, Suriye’de sivil toplumu korumak, barış ve istikrarı desteklemek için bir araç olmalıdır. Özgür medya, halkın iradesini yansıtan, ihlalleri ifşa eden ve uluslararası toplumu sahadaki gerçeklerle buluşturan, böylece adaletsizliği gidermek ve saldırganları sorumlu tutmak için etkili bir araç haline gelmelidir.”
‘Özgür medya hakikat ve adaletin güvencesi olmaya devam edecek’
Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê halkının direnişinin cesaret ve azim açısından tarihi bir örnek teşkil ettiğine vurgu yapan Evîn İbrahim, “Bu direniş, Kuzey ve Doğu Suriye halkları için barış ve direnme mesajı oldu. Özgür medya, hakikat ve adaletin güvencesi olmaya devam edecek, şehitlerin ve yaralıların fedakarlıkları gelecek nesillere ilham verecek ve bölgenin hafızasında, saldırı veya dezenformasyon girişimlerine karşı temel hakları savunma yeteneğinin canlı kanıtı olarak ölümsüzleşecektir. Hakikati korumak ve yolun devamlılığını sağlamak için özgür medyanın desteklenmesi şarttır. İhlallerin sürekli belgelenmesi ve izlenmesi, suçların tekrarlanmamasını sağlayacak ilk savunma hattını oluşturur. Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê halkının direnişi tüm Suriye halkları için kalıcı bir ders olacak ve özgür medyanın sesi, tüm Suriyeliler kapsamlı bir demokratik gelecek elde edene kadar gerçeği ve adaleti savunmaya devam edecektir” diyerek sözlerini tamamladı.