Yemen’de savaş zorla evlendirilen çocuk sayısını artırıyor

Savaş, yoksulluk ve yerinden edilme Yemen’de çocuk yaşta zorla evlilikleri yeniden tırmandırdı. Uzmanlar, erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının ciddi psikolojik, sağlık ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

RAHMA SHANZOUR

Yemen- Yemen’de yıllardır süren savaş yalnızca insani krizi derinleştirmekle kalmadı, aynı zamanda çocuk yaşta zorla evliliklerin artmasına da zemin hazırladı. Ekonomik çöküş, iç göç ve güvenlik kaygısı nedeniyle birçok aile kız çocuklarını erken yaşta evlendirmeye yönelirken, bu durum eğitimden kopuşa ve uzun vadeli sağlık ile psikolojik sorunlara yol açıyor. Uzmanlara göre savaş, erken evlilik geleneğini ortadan kaldırmak yerine daha sert koşullar altında yeniden üretirken, kız çocuklarının hayatını derinden etkileyen bir toplumsal krizi büyütüyor.

Taiz’in güneyindeki bir köyde yaşayan Fevziye Ahmed’in hikayesi, savaşın ve ekonomik koşulların binlerce kız çocuğunun hayatını nasıl değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Henüz 14 yaşındayken evlendirilen Fevziye, bugün 22 yaşında ve dört çocuk annesi. Onun hikayesi, Yemen’de erken yaşta zorla evliliğin kız çocuklarının hayatını nasıl kökten değiştirdiğinin çarpıcı bir örneğini oluşturuyor.

‘Çocukluğumu yaşama hakkımdan mahrum kaldım’

Fevziye Ahmed, içinde acı ve kederin hissedildiği alçak bir sesle o dönemi şöyle anlatıyor: “Bir anda kendimi koca bir evden sorumlu buldum. Çocukluğumu yaşama hakkımdan mahrum kaldım, eğitimim yarıda kaldı ve aile geçindiren biri oldum. Psikolojik ve sağlık açısından çok zorlandım.”

Bu kısa sözlerin ardında uzun bir acı hikayesi gizli: Erken yaşta hamilelik, ardı arkası kesilmeyen sorumluluklar ve henüz gelişimini tamamlamamış bir bedenin taşıyamayacağı kadar ağır yükler.

Fevziye Ahmed bugün yaşadıklarına daha bilinçli bir gözle bakıyor ve şöyle diyor: “Erken evliliğin tehlikeleri konusunda eğitim eksikliği ve cehalet, babamın beni erken yaşta evlendirmesinin nedenlerinden biriydi. Bunun yanında özellikle kırsal bölgelerdeki yoksulluk ve ekonomik koşullar da etkili oldu.”

Savaş krizi derinleştiriyor

Savaşın yıprattığı ve ekonomik krizlerin ağırlaştırdığı Yemen’de çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemin merkezine yerleşiyor. Ancak bu durum yalnızca eski bir toplumsal gelenek değil, aynı zamanda giderek zorlaşan yaşam koşullarına verilen sert bir tepki olarak da görülüyor.

Birleşmiş Milletler ve Yemen hükümetinin verilerine göre Yemen’de kız çocuklarının yaklaşık yüzde 52’si 18 yaşından önce, yüzde 14’ü ise 15 yaşından önce evlendiriliyor. Ülkede çocuk yaşta evlendirilmiş kızların sayısının 4 milyonu aştığı tahmin ediliyor.

Psikolojik danışman ve davranış terapisti Amira el-Şercabi, son on yılda erken yaşta evlilik vakalarında belirgin bir artış yaşandığını belirterek, savaşın bu olgunun derinleşmesinde önemli bir rol oynadığını ifade ediyor. Amira el-Şercabi’ye göre erken evlilik artık yalnızca kırsal bölgelerle ya da düşük gelirli ailelerle sınırlı değil. Savaşın yarattığı ağır ekonomik koşullar nedeniyle farklı toplumsal kesimlere de yayılmış durumda. Daha önce kızını erken yaşta evlendirmeye karşı çıkan birçok baba, iş imkanlarının azalması ve yaşam maliyetlerinin artmasıyla birlikte ekonomik baskı altında bu kararı almak zorunda kalıyor.

Evlilik bir ekonomik çıkış yolu olarak görülüyor

Amira el-Şercabi, ekonomik ve toplumsal güvensizlik duygusunun erken evliliklerin yayılmasındaki en önemli etkenlerden biri olduğunu vurguluyor. Gelecek kaygısının hakim olduğu bir ortamda, evlilik bazı aileler tarafından koruma ve istikrar sağlayacak bir “çözüm” olarak görülebiliyor; ancak bu durum çoğu zaman çocukluk ve eğitim hakkının kaybedilmesi pahasına gerçekleşiyor.

Son yıllarda ayrıca “turistik evlilik” olarak adlandırılan bir eğilim de ortaya çıktı. Buna göre bazı aileler ya da genç kızlar, daha iyi yaşam koşulları umuduyla ülke dışından kişilerle evlenmeyi tercih ediyor. Amira El-Şercabi, bu tür evliliklerin doğrudan ekonomik krizle bağlantılı olduğunu ve bazı ailelerin karşı karşıya kaldığı ağır baskıyı açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor.

Derin psikolojik ve sağlık etkileri

Psikolojik açıdan Amira el-Şercabi, ergenlik çağındaki bir kız çocuğunun henüz ne psikolojik ne de fiziksel olarak tam anlamıyla olgunlaşmadığını vurguluyor. Bu yaşta evliliğe zorlanan kızlar, kapasitelerini aşan sorumluluklarla karşı karşıya kalıyor. Bir anda kendilerini eş, anne ve geniş bir aileden sorumlu biri olarak bulurken, aslında hala korunmaya ve desteğe ihtiyaç duydukları bir dönemde oluyorlar. Bu ani değişim, özellikle erken yaşta hamilelik ve doğumun getirebileceği sağlık riskleriyle birleştiğinde depresyon, travma ve çeşitli psikolojik sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca biriken baskı ve stres, genç annenin çocuklarıyla ve aile çevresiyle kurduğu ilişkiyi de etkileyebiliyor; bu durum zamanla uzun vadeli sosyal sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Yerinden edilme krizi derinleştiriyor

Savaşın sonuçları yalnızca ekonomik alanda hissedilmedi; iç göç ve yerinden edilme de durumu daha karmaşık hale getirdi. Yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalan ve ağır yaşam koşulları altında hayatta kalmaya çalışan birçok aile, sınırlı seçeneklerle karşı karşıya kaldı. Bu seçeneklerden biri de ailede bakmakla yükümlü olunan kişi sayısını azaltmak amacıyla kız çocuklarını evlendirmek oldu.

Bu sorunu sınırlamaya yönelik girişimler ise şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Yemen’de evlilik yaşını 18 olarak belirlemeyi öngören yasa tasarısı hala parlamentoda bekletiliyor.

Amira el-Şercabi’ye göre savaş erken evlilik olgusunu ortaya çıkarmadı, ancak onu daha sert ve ağır biçimlerde yeniden üretti. Yoksulluk, yerinden edilme ve güvensizlik gibi yeni nedenler bu sorunu daha da büyüttü. Amira el-Şercabi, “Erken evlilik bazen geçici bir kurtuluş yolu gibi görülse de, psikolojik, sağlık ve sosyal etkileri uzun yıllar sürer ve yalnızca kız çocuklarını değil, aileleri ve tüm toplumu etkiler” değerlendirmesinde bulunuyor.