PAJK: Bu 8 Mart, Önderliğimizin fiziki özgürlüğünün haykırıldığı bir gün olmalı

PAJK Koordinasyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda kadınların özgürlük mücadelesinin yeni dönemde daha da büyüyeceğini vurguladı. Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt kadınlarının temel önceliği olduğu ifade edildi.

Haber Merkezi – PAJK Koordinasyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel rolüne dikkat çekti. Açıklamada, kadınların örgütlü mücadelesinin toplumsal dönüşümün temel gücü olduğu belirtilerek, bu 8 Mart’ın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebinin güçlü biçimde dile getirildiği bir gün olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamaya Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 8 Mart’ını kutlayarak başlayan PJAK, “Yine tüm devrimci ve özgürlükçü kadınların, kadın mücadelesine emek veren tüm kadınların, yoldaşlarımızın ve halkımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz. 8 Mart, kadınların özgürlük mücadelesinin sembolleşmiş günüdür. Ama tüm tarih ve zaman derinliğine kadın eksenli değerler ile yoğrulmuştur. Bin yıllarca süren kadın direnişi ve özgürlük mücadelesi, komünal yaşam değerleri ve direniş kültürü olarak tarihin yaratıcı gücü olmuştur. Bizler bu değerlerin yaratıldığı coğrafyada özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesini, kadın özgürlükçü paradigma ile yeniden güncellemek iddiasındayız. 50 yıllık mücadele tarihimizde bu değerler ve özgürlük ölçüleri dağlardan şehirlere, toplumun değişim ve dönüşümünün temel değerleri haline gelmiştir” dedi.

‘Kadınlar kastik katille ‘şimdi kadın zamanı’ şiarıyla hesaplaşacaktır’

“Ji̇n jiyan Azadî” felsefesinin mücadelenin, birikimin ve kadınların örgütlü gücünün ifadesi olduğunu belirten PJAK, açıklamasında şunlara yer verdi: “Bu özgürlük felsefesi kadın devrimi olarak günümüzde bedenleşmektedir. Yeni devrimimiz pozitif devrimdir, gül devrimidir, yeniyi ve özgürlüğü inşa devrimidir. Kendi haklarını örgütlenerek, yaşayarak ve mücadele ederek yaratma devrimidir. Erkeğin dönüşümü ve egemen erkek sisteminden radikal kopuş devrimidir. 8 Mart vesilesiyle KJK Koordinasyonumuzun ilan ettiği ‘şimdi kadın zamanı’ hamlesi tam da böyle bir zamanda büyük bir anlam kazanmaktadır. Kadınların yok sayıldığı, köleleştirildiği, fiziksel, ruhsal ve düşünsel olarak katliama uğradığı erkek egemen tarihi değiştirmenin ve kadın zamanını yaratmanın ifadesidir. Toplumsallığın ve komünalitenin temel gücü olan kadınlar, toplumsallığın yok edicisi kastik katille ‘şimdi kadın zamanı’ şiarıyla hesaplaşacaktır. Kapitalist sistemin tüm dünyayı ve insanlığı sürüklediği kölelikten, savaşlardan, katliam ve acılardan kurtulmanın yolu kadın özgürlükçü paradigma ile yeni yaşamın inşasına girişmektir. On yıllardır yürüttüğümüz mücadele ve somut deneyimlerimiz bu gücü, birikimi ve iddiayı oluşturmuştur. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlayan yeni dönemi kadın zamanına dönüştürmek pozitif devrim anlayışı temelinde inşayı geliştirmek ile olacaktır.

Bu süreci ancak Önderliğimiz yürütebilir, pratikleştirebilir

Kadınların özgürlük Önderliği olan Önder Apo’nun tarihsel çağrısının üstünden bir yıl geçti. Bu çağrının gerekleri hareketimiz tarafından titizlikle ele alınıp yerine getirildi. Özgür kadın hareketi olarak, bu sürecin sorumluluğu temelinde bir yaklaşımı esas aldık. Bundan sonraki süreçte devlet üstüne düşeni yapmalı ve Önder Apo’nun özgür çalışma ve yaşama koşulları sağlanmalıdır. Bu sürecin muhatabı ve başmüzakerecimiz olan Önder Apo’nun özgürlüğü biz Kürt kadınlarının temel önceliğidir. Önder Apo’nun özgürlüğü kadınların özgürlüğüdür. Önder Apo özgür yaşama ve çalışma koşullarına ulaşmadan, umut hakkı devreye girmeden bu sürecin ilerlemesi, demokratik siyaset eksenli yeni döneme geçiş gerçekleşemez. Bu süreci ancak Önderliğimiz yürütebilir, pratikleştirebilir. Bu yüzden tekrar belirtiyoruz ki; bu 8 Mart Önderliğin fiziki özgürlüğünün tüm kadınlar tarafından en güçlü şekilde haykırıldığı ve referanduma dönüştüğü bir 8 Mart olmalıdır.

Tüm kadınları örgütlenerek yaşamı inşa etmeye çağırıyoruz

8 Mart vesilesiyle herkesi kadın devriminin güzelleştiren, yaratan ve özgürleştiren mücadelesine katılmaya davet ediyoruz. Bugün Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyaya savaşın vahşeti hakim kılınmaya çalışılıyor. Tüm kadınları örgütlenerek ve birleşerek bu çağda insanlığın başına bela olmuş erkek egemen sisteme, onun savaş, şiddet ve ölüm çizgisine karşı barışı savunmaya, özgür yaşamı inşa etmeye çağırıyoruz. Bu 8 Mart’ta tüm kadınlara Önderliğimizin kadın hareketimize yazdığı mektubu ve özgürlük perspektiflerini bir armağan olarak sunuyoruz.”