Süveyda’da hasır örme: Çevre dostu kültürel bir miras
Suriye'nin Süveyda kentinde geleneksel hasır örme eğitimiyle gençler hem unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı öğreniyor hem de çevre dostu üretim ve dayanışma kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda - Suriye’nin Süveyda kentinde düzenlenen geleneksel hasır örme (qesel) eğitimine katılan gençler, kültürel mirası yaşatmanın yanı sıra doğal kaynakları değerlendirerek, çevre dostu üretimi teşvik etmeyi ve ekonomik ile ekolojik şiddete karşı sürdürülebilir alternatifler geliştirmeyi amaçlıyor.
Liyûnek Ya Beled / Senin İçin Ey Vatan ekibi, gençlere yönelik hasır örme eğitimi düzenledi. Eğitim, ekibin şiddetsizlik kültürünü yaygınlaştırmak, gençleri öğrenmeye teşvik etmek, doğal kaynakların değerlendirilmesini sağlamak ve yok olma tehlikesi altındaki geleneksel el sanatlarını yaşatmak amacıyla yürüttüğü çalışmaların bir parçası olarak gerçekleştirildi.
'Amaç kültürel mirası yaşatmak'
Eğitimin organizatörlerinden Nesrin Mekarim, girişimin temel amacının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan geleneksel bir zanaatı yeniden canlandırmak ve gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu söyledi. Bölgede yaşanan göç nedeniyle birçok ailenin evlerini ve eşyalarını kaybettiğini belirten Nesrin Mekarim, bu durumun gençleri hasır kullanarak alternatif ev eşyaları üretmeye yönelttiğini ifade etti.
Hasır örücülüğünün ekonomik ve ekolojik şiddete karşı bir direnç biçimi olduğunu vurgulayan Nesrin Mekarim, çevre dostu bu zanaat sayesinde plastik ürünlerin yerine uzun yıllar kullanılabilecek doğal malzemelerden üretilen araç gereçlerin kullanılabileceğini söyledi.
Eğitim kapsamında "Rüzgârı Evcilleştiren Çocuk" filminin gösterildiğini belirten Nesrin Mekarim, Süveyda'da eğitimin siyasi baskı aracı olarak kullanılmasına dikkat çekmek istediklerini ifade ederek, "Eğitim temel bir insan hakkıdır" dedi.

'Yüz yıl kullanılabilir'
Katılımcılardan Hala El Cebr, hasırdan üretilen bazı eşyaların yüz yıl boyunca kullanılabileceğini söyleyerek, bu zanaatın büyüklerinin bilgi ve deneyimini günümüze taşıdığını ifade etti.
Edindiği bilgileri önce ailesiyle, ardından okul arkadaşlarıyla paylaşacağını dile getiren Hala El Cebr, böylece çevre bilincinin daha geniş kesimlere ulaşabileceğini söyledi.
Plastik yerine doğal malzemeler
Liyûnek Ya Beled ekibinden 16 yaşındaki Katrin Reslan, eğitimde hasırdan çeşitli ev eşyalarının üretimini öğrendiklerini belirterek, bunun hem kendi kendine yetebilme kültürünü güçlendirdiğini hem de çevreye zarar veren plastik ürünlerin yerine doğal malzemelerin kullanılmasını teşvik ettiğini dile getirdi.
Günümüzde cep telefonlarına bağımlı yaşam biçiminin dikkat dağınıklığı ve stres yarattığını kaydeden Katrin Reslan, el sanatlarının ise sabrı, duygu kontrolünü ve sağlıklı şekilde kendini ifade etmeyi geliştirdiğini belirtti.
Çevresel şiddetsizliğin tüm canlıların yaşamını korumayı hedeflediğini vurgulayan Katrin Reslan, hasır örücülüğünün çevreye zarar veren plastik ürünlere doğal bir alternatif sunduğunu kaydetti.

'Hasır sabrı öğretiyor'
16 yaşındaki Hala Reşid ise eğitimin kendisi için hem keyifli hem de öğretici olduğunu belirterek, arkadaşlarıyla birlikte cep telefonundan uzak vakit geçirme fırsatı bulduğunu söyledi.
"Hasır sabrı öğretirken cep telefonu insanı aceleci yapıyor" diyen Hala Reşid, bu uğraşın sosyal becerileri geliştirdiğini ve olumsuz duyguların üretken bir şekilde dışa vurulmasına katkı sunduğunu belirtti. Hala Reşid, hasırdan sandalye, masa ve sepet gibi düşük maliyetli birçok kullanışlı ürün üretilebildiğini de sözlerine ekledi.
Ekibin bir diğer üyesi olan 16 yaşındaki Tulip Ebu Huceyle, hasır örücülüğünde malzemenin kırılıp zarar görmeden özenle işlendiğini belirterek, bunun şiddetsizlik kültürüyle benzer bir anlayış taşıdığını söyledi.
"Nasıl ki usta hasırı kırmadan sabırla işleyerek faydalı bir ürüne dönüştürüyorsa, insanlar da sorunlarını şiddete başvurmadan çözebilir" diyen Tulip Ebu Huceyle, çevresel şiddetsizliğin de doğaya zarar veren ürünlerin yerine çevre dostu alternatifler kullanmayı ifade ettiğini belirtti.