Rîham Hico: YPJ’yi kabul etmeyen zihniyet kadınlara köleliği dayatıyor

YPJ’ye destek amacıyla başlatılan “Hepimiz YPJ’yiz” kampanyasına destek ve dayanışma giderek büyürken, TAJÊ Sözcüsü Rîham Hico, YPJ’yi kabul etmeyen zihniyetin kadınların köle kalmasını istediğini söyledi.

GULISTAN EZÎZ

Şengal- Kadın Savunma Birlikleri’ne (YPJ) yönelik destek ve dayanışma her geçen gün büyüyor. “Hepimiz YPJ’yiz” kampanyası çerçevesinde birçok örgüt ve şahsiyet tutumunu ortaya koyarak YPJ’ye sahip çıktı. Êzidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ) Sözcüsü Rîham Hico, ajansımıza yaptığı değerlendirmede YPJ’nin kimliği ve rolünün, toplum ve Êzidî kadınları açısından önemine dikkat çekti.

TAJÊ olarak YPJ’ye destek amacıyla başlatılan kampanyaya katıldıklarını kaydeden Rîham Hico, YPJ’nin sıradan bir askeri güç olmadığını söyledi. Ortadoğu’da çok sayıda klasik kadın askeri yapısının bulunduğunu ifade eden Rîham Hico, bu yapıların irade, karar alma gücü ve duruş açısından yetersiz kaldığını dile getirdi. YPJ’nin ise kadınların özgür iradesi temelinde kurulduğunu vurgulayan Rîham Hico, “YJA-STAR’dan sonra YPJ, Kürt ve Ortadoğulu kadınların iradesi için oluşturulan ikinci büyük kadın askeri gücüdür” dedi.

‘YPJ kadınlar için umut ve güven kapısı oldu’

YPJ’nin ortaya çıkış koşullarına değinen Rîham Hico, “YPJ’nin ortaya çıktığı süreçte dünya büyük bir kaos içindeydi. Ortadoğu’da DAİŞ şahsında kadınlara yeniden kölelik dayatılmak isteniyordu. Böyle bir dönemde YPJ’nin ortaya çıkışı büyük bir gelişmeydi. YPJ tüm kadınlar için ilham oldu. Bir tarafta DAİŞ kadınları evlerde köle gibi çalıştırıyordu, diğer tarafta YPJ vardı. O dönemde DAİŞ, ‘cihat nikahı’ adı altında dünyanın her yerinden kadınları etrafında topluyor ve köleleştiriyordu. Tam da böyle bir zamanda YPJ kadınlar için umut ve güven kapısı oldu. Görüldü ki kadınlar silah taşıyabilir, savaşabilir, kendilerini savunabilir, kendi varlıklarına sahip çıkabilir, erkek egemen güçlerin karşısında durabilir. YPJ birçok operasyona katıldı; çok sınırlı imkanlarla büyük bir irade, kararlılık ve ideolojik mücadele ortaya koyarak kadınları özgürlüğe taşımaya çalıştı” şeklinde konuştu.

‘Kadınlara dayatılan köleliğin önüne geçilmek isteniyor’

Sözlerinin devamında öz savunmanın önemine vurgu yapan Rîham Hico, şöyle konuştu:

“Dünyadaki mevcut güçler kadın iradesini tanımıyor, kadın ve erkek arasında eşitlik yok. Kadınlar devletin ve erkeğin kölesi olarak görülüyor. Devlet kurumlarında yer alsalar bile nasıl yer alıyorlar? Ne iradeleri var ne duruşları ne de renkleri. Kadınlık özlerinden uzaklaştırılıyorlar. Kendi kararlarını veremiyor, kendi kimliklerine sahip olamıyorlar. YPJ’nin örgütlenmesiyle hem kadınlara dayatılan köleliğin hem de kadınlara yönelik katliamların önüne geçilmek isteniyor.

‘YPJ kadın kimliğinin somutlaşmış halidir’

DAİŞ örneğini veriyoruz. DAİŞ ilk saldırısını kadınlara yaptı. Êzidî kadınlar silah taşımadığı, kendilerini savunamadığı için binlerce kadın DAİŞ’in eline düştü ve halen akıbetleri bilinmiyor. Bu nedenle öz savunma her canlı için meşru bir haktır. İnsan dilini, kültürünü ve kimliğini korur. Dil ve kültür olmazsa insan da olmaz. Aynı şekilde öz savunma olmazsa varlık da olmaz. Eğer kadınlar bugün kendilerini savunmazsa, üzerlerine dayatılan binlerce yıllık köleliğe karşı duramazlar. Bu yüzden Ortadoğu’nun kaderinin belirlendiği böylesine hassas bir süreçte böyle bir güç çok önemlidir. Bu, kadın kimliğinin somutlaşmış halidir.”

‘Özgün bir mücadele yürütülüyor’

YPJ’nin diğer güçlerden farkını anlatan Rîham Hico, “YPJ’nin kendine ait bir düşünce sistemi ve stratejik projeleri var. Özgün bir mücadele yürütüyor. Kararlarını kendisi alıyor. Komutası tamamen kadınlardan oluşuyor. Kadınları koruma amacıyla yola çıktı. Bütün bu özellikler YPJ’yi diğer güçlerden ayırıyor. YPJ, kadınların savunma kimliğidir ve her alanda öncü bir konumdadır” ifadelerinde bulundu.

‘YPJ’yi en büyük dayanağımız olarak görüyoruz’

Rîham Hico, YPJ’nin Êzidî kadınları açısından önemini de şu sözlerle anlattı:

“Êzidî kadınların en zor ve en çaresiz olduğu, yok oluşla karşı karşıya kaldığı dönemde YPJ’yi tanıdık. Hem yardımımıza geldiler hem bize güç verdiler. Bugün de YJŞ’den sonra YPJ’yi en büyük dayanağımız olarak görüyoruz. Yakın zamana kadar YPJ, Êzidî esirleri kurtarıyordu. Ferman sırasında bizim için yalnızca ölüm ve teslimiyet vardı. Ancak YPJ sayesinde güçlü kadınları tanıdık. Ölüm ve teslimiyet dışında direniş yolunun da olduğunu gördük. Şengal’de çok sayıda şehit verdiler. Bizim örgütlenebilmemiz için bir yol haritası oldular. Şengal direnişinin kurulmasında YPJ öncü güç oldu. Zaten ilk başta kadınlar YPJ-Şengal adıyla örgütlendi ve bu isim de Rojava’daki YPJ’den geldi. Biz YPJ’ye sahip çıkıyoruz dediğimizde aslında kadınlara sahip çıkıyoruz demektir.”

‘Kadınlardan ve onların gücünden korkuyorlar’

Suriye geçici yönetimin YPJ’yi tanımamasına tepki gösteren Rîham Hico, “Mevcut geçici yönetim aşırıcı bir zihniyete sahip. El Nusra Cephesi ve HTŞ’nin devamıdır. Bu güçler yıllardır kadınları köleleştirmek ve yok etmek için çalışıyor. Kadınları hep kendi hizmetçileri olarak gördüler. Onların düşüncesinde kadın özgürlüğüne, kadın özerkliğine ve öz savunmasına yer yok. Güçsüz kadın onların güç kaynağıdır. Kadınların silah taşıması ise onların zayıflaması anlamına gelir. YPJ kendi gücü, direnişi ve ideolojisiyle DAİŞ’i yenilgiye uğrattı. Bugün de ancak uzun soluklu ideolojik bir mücadeleyle yerini koruyabilir. Mesele sadece anayasa ve hukuk meselesi değildir. Bana göre bugün bir anayasa yapıp ‘YPJ de yer alıyor’ deseler bile pratikte bu işlemez. Çünkü mevcut zihniyet cinsiyetçi, devletçi ve eşitsizdir. Demokratik bir entegrasyon ve birlikte yaşam için büyük bir mücadele gerekiyor. YPJ’yi kabul etmemeleri tamamen zihniyetlerinden kaynaklanıyor. Kadınlardan ve onların gücünden korkuyorlar” dedi.

‘YPJ’ye destek çıkmak her kadının görevi’

YPJ’nin resmi olarak sisteme dahil edilmesinin tüm Suriyeli kadınları etkileyeceğini dile getiren Rîham Hico, “Mevcut modeli ortadan kaldırmak istiyorlar. Bu nedenle gerekli yasaları çıkarmayacaklardır. Bu yüzden YPJ’ye sahip çıkmak ve onu büyütmek her kadının görevidir. Biz Êzidî kadınlar da YPJ’den güç, örnek ve moral aldık; bu sayede DAİŞ’e karşı mücadele edebildik” diye ekledi.

‘YPJ’ye sahip çıkın’

Rîham Hico, TAJÊ adına son olarak mücadele kararlılıklarını şu sözlerle ifade etti:

“Bugün kadınlar sadece askeri alanda değil, yaşamın hiçbir alanında tanınmıyor. Kadınlara karşı bir yok etme ve soykırım planı yürütülüyor. TAJÊ olarak mücadelemiz uzun soluklu bir mücadeledir. Kadınların her alandaki tüm hakları güvence altına alınana kadar mücadelemiz durmayacak. Geri adım atmayacağız. DAİŞ saldırılarının olduğu günlere göre bugün çok daha güçlüyüz. O günden bugüne zulüm ve baskıya karşı nasıl direndiysek, bundan sonra da haklarımızı, kimliğimizi ve öz savunmamızı güvence altına almak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm Êzidî kadınlara çağrım şudur: Kimliğinize ve YPJ’ye sahip çıkın. YPJ kadınların kimliğidir. Eğer YPJ resmiyet kazanırsa bu kadınların hukuki hakları açısından büyük bir adım olacaktır.”