Tülay Hatimoğulları’ndan: Bu topraklar barış istiyor
DEM Parti ve DBP eş genel başkanlarının da yer aldığı heyet Rojava’da temaslarda bulundu. Qamişlo’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, saldırıların durdurulması ve demokratik bir Suriye için harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Haber Merkezi- HTŞ, IŞİD ve Türkiye'ye bağlı çetelerin Rojava'ya dönük saldırılarına karşı dayanışma amacıyla Rojava'ya geçen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş genel başkanlarının da yer aldığı heyet, ziyaretlerine dair açıklama yaptı.
Qamişlo'da bulunan Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi binasında yapılan açıklamaya heyet üyeleri ile PYD Eşbaşkanları Perwîn Yûsif ve Xerîb Hiso, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Gülistan Eli katıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ziyaretlerine dair bilgi verirken "Türkiye ve Kürdistan'da yaşayan Kürt halkı, demokrasi güçleri, devrimci güçler, muhalif kesim, savaş karşıtı kesim, barış yanlıları, kadın hareketi ve ekoloji hareketinin; ezcümle bu savaşı istemeyen ve Rojava'nın yanında duran her kesimin dayanışma duygularını getirdim sizlere" şeklinde konuştu.
'Garantör ülkeler görevlerini yerine getirmeli’
Uluslararası kamuoyuna Rojava’ya dair duyarlılık çağrısında bulunan Tülay Hatimoğulları, şunları dile getirdi:
"Buradan sizler aracılığıyla uluslararası topluma seslenmek istiyorum: Bölgede büyük bir oyun oynanıyor, büyük bir komplo kuruluyor. Bu komploya karşı, dünyadaki demokrasi güçlerinin ve barış yanlılarının duyarlılığını had safhaya çekmesi ve uluslararası toplumun bu anlamda harekete geçmesi gerekmektedir. Bu topraklar artık savaşı, gözyaşını ve kanı kaldıramaz. Buradan garantör ülkelere de seslenmek istiyorum: Garantör ülkelerin görev ve sorumlulukları var. Ancak bu görev ve sorumlulukların son zamanlarda ciddi bir biçimde ihmal edildiğini görüyoruz. Bir kez daha sesleniyorum garantör ülkelere, görevinizi yerine getirmelisiniz."
Türkiye'ye çağrı: Bu topraklar barış istiyor
Rojava halklarının barış istediğini vurgulayan Tülay Hatimoğulları, "Rojava topraklarından Türkiye hükümetine ve iktidarına da sesleniyorum: Bu topraklar barış istiyor. Bu topraklar, kaynayan kazanın altına ateşle yaklaşmayı kabul etmez. Dolayısıyla, bu topraklarda barışın tesis edilmesinde, Türkiye'nin çok rol ve misyonunun olabileceğinin beklentisi içindedir herkes. Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Türkiye'nin oynayabileceği bu rol, Suriye'nin barışının tesis edilmesine ve demokratik bir Suriye'nin inşa edilmesine katkı sunmasıdır. Türkiye'nin Colani ile ilişkilerine baktığımızda çok önemli bu rolü yerine getirme olasılığı yüksektir. Bu görev ve sorumluluğu yerine getirmeye bir kez daha çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
'Artık yeter'
Bölgenin barışa ihtiyacı olduğunu söyleyen Tülay Hatimoğulları, şöyle devam etti:
"Topraklarımız kan ve acıyla yoğruldu. Artık yeter diyoruz. Artık barışı tesis etmeliyiz. Kürt Arap savaşının hiç kimseye, bölge ülkelerine faydası yoktur. Türkiye'de Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrısıyla başlayan sürecin çalışmaları ve görüşmeleri yürütülüyor. Türkiye'nin iç barışını tahkim etmesini son derece önemli buluyoruz. İç barış tahkim edilirken Suriye'deki barışın buna katkı vereceğinin hepimiz farkındayız. Türkiye'de bir Kürt Türk çatışmasının devam etmesini isteyenler bu sürece ne yazık ki negatif yönde destek olmaktadırlar. Bu bakımdan bizler bir kez daha diyoruz ki özellikle ülkemiz Türkiye'de iç barışın tesis edilmesi konusunda kararlı adımlarla ilerlemesi gerekiyor. Suriye'de Türkiye'nin gücü ve etkisi vardır, Türkiye'nin Suriye barışına katkı vermesi elzemdir. Bunu Türkiye halkları beklediği gibi Rojava halkları bekliyor."
Rojava haklarının yalnız olmadığını vurgulayan Tülay Hatimoğulları, son olarak "Rojava yalnız değildir. Suriye'de ezilen ve sömürülen bütün halkların yanındayız. Dün Alevi katliamına karşı çıktı. Sünni kardeşlerimizin katledilmesine karşı çıktık. Dürzi kardeşlerimizin karşı çıktı. Şimdi ed Kürt kardeşlerimizin katledilmesine karşı çıkıyoruz. Rojava ile dayanışma içinde olacağımızın bir kere daha altını çizmek isterim" dedi.
'Diplomasi ile talanın önü alınmak isteniyor'
Ardından söz alan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır da gerçekleştirilen görüşmelere dair yarıntıları paylaşarak şunları söyledi:
"Dünden bu yana Özerk Yönetim'de temaslar gerçekleştiriyoruz. Nisan ayında da biz buraya heyet olarak gelmişti. 8 ay geçti ve şimdi yine buradayız. Bu 8 ayda şunu fark ettik ki Nisan ayında burada kaldığımız bir haftada birçok kenti ve kesimi gezdik. Gözlemlerimiz şu olmuştu; Özerk Yönetim yeni bir yaşamı inşa ediyor, savaşların etkilerini her açıdan ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Eğitim, sağlık, toplumsal yaşam, hizmet, alt yapı olmak üzere her açıdan bir hizmet vardı. Ancak bugün saldırıların neden olmasından kaynaklı bir öz savunma var. Dünya bu saldırıları takip ediyor. Özerk Yönetim diplomasi yoluyla bu sorunları barış, diyalog ile çözmek için bir diplomasi yürüttü. Dünden bu yana yaptığımız ziyaretlerde gördük ki bu çaba devam ediyor. Bu şu anlama gelmesin; Rojava halkı kurumları, birleşenleri bu yumuşak diplomasisi güçsüzlükten kaynaklanmıyor. Savaşın önü alınmak isteniyor. Diplomasi ile talanın önü alınmak isteniyor. Rojava halkları yıllardır savaşa, göçe doydu. Barış çabalarından kaynaklı Rojava halklarına minnettarız."
‘Kürtler birlik çığlığı atıyor’
“Kuzey Kürdistan heyeti olarak halkımıza çağrımız; eylemler ile Rojava halkına destek olmak” diyen Keskin Bayındır, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Rojava toprakları tarihi anlardan geçiyor. İnsanlığa karşı suç olan bu saldırılara karşı Rojava halkının direnişi bugün 60 milyonda Kürt'ü ayağa kaldırmış ve herkesi bir amaç çerçevesinde birleştirmiştir. Bu çok kıymetlidir. Daha yapabileceğimiz çok şey var. Her dakika, her saniye bizim için kritiktir. Başûr'dan Bakûr'dan çok genç buraya gelmeye çalışıyor. Bu çok önemli ve moral veriyor. Buradan Avrupa'da bulunan halklarımıza çağrımız; imkanlarınızı zorlayın ve Rojava'ya gelin. Bu direniş ve zafer için önemlidir. Avrupa'da yapılan eylemler, Kürtler üzerine yanlış hesaplar yapanların şapkalarını önlerine koymasına neden olacak. Ama hala saldırı, katliam ve öldürme ile kazanabileceklerine inanıyorlar. Kürtler, dostlarının bu direnişe desteği yüksektir. Yakın zamanda biz çok badire atlattık. Kendi öz gücümüze inanırsak biz kazanacağız. Zafer Kürt halkının olacak. Bütün Kürdistani kurum ve kuruluşlara çağrımız; Kürtler birlik çığlığı atıyor. Herkes somut olarak, sadece sözde değil, görünür eylemler ile birlik çığlığı atıyorlar. Biz heyet olarak duygularımızı pratiğimiz ile göstererek, Rojava'ya geldik. Sivil kurum kuruluşlar, Kürtlere her zaman borçluyuz diyenler, Kürtlere minnettarız diyenler gün bugündür. Minnettarlığınızı bugün gösterebilirsiniz. Bakûr halkı olarak desteklerimiz sürecek. QSD ve Şam arasında 3-4 defadır anlaşmalar oluyor ancak Şam bu anlaşmaları devamında tanımıyor. Saldırılar son bulana, gerçek bir çözüm bulunana kadar bizler eylemlerimizi büyüteceğiz. Bizim buna gücümüz var."
'Dayanışma umut oldu'
PYD Eşbaşkanı Xerîb Hiso, heyete dayanışmalarından kaynaklı Kürtçe, Arapça ve Türkçe teşekkür ederek, "Heyet bugün bizim misafirimiz. Biz Türkçe ve Arapça öğrendik, bir kültürü, toplumu tanıdık. Ancak Kürtçe de vardı. Bugün Rojava tüm dünyanın gündemi. Kobanê dünyanın gündeminde. 15 gündür çatışma, saldırılar devam ediyor. Büyük bir saldırı söz konusudur. Bu bir komplodur. Bu vahşete karşı uluslararası devletler sessiz. Bu vahşetin önünü açtılar. Kuzey Kürdistan ve Türkiye'den gelen heyet bize moral vermiştir. Heyette Kürt, Türk, Arap, Aleviler var. Bu bize umut olmuştur. Öz savunma bizim için farzdır" diye konuştu.
Heyet üyeleri
Heyet üyeleri şöyleydi: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Wan Milletvekili ve Demokratik Birlik İnisiyatifi Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Mersin Milletvekili Ali Bozan, İstanbul Milletvekili ve SODAP Sözcüsü Kezban Konukçu, Demokratik Birlik İnisiyatifinden İmam Taşçıer, TJA Sözcüsü Çimen Fidan, ÖHD Yöneticisi Mehmet Ali Aslan, Mêrdîn Barosu Başkanı Ahmet Duyan, Mêrdîn Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Dündar, Amed Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Amed Barosundan Baver Mızrak ve Eyyüp Aydeniz, Barış Annesi Asya Tay ile Demokratik İslam Kongresi Üyesi Ali Angay.