Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na Figen Yüksekdağ’dan mesaj

“Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu”na mesaj gönderen Figen Yüksekdağ, savaş, kadın kırımı, doğa tahribatı ve sömürü düzenine karşı halkların demokratik örgütlülüğünün alternatif yaratacağını söyledi.

Amed - Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu Amed’de başladı. 4 gün sürecek olan forum, belediyenin Ali Emiri Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Foruma, yerine kayyım atanan belediye eşbaşkanları, Barış Anneleri Meclisi, kadın örgütleri, gazeteciler, Kürdistan’ın diğer parçalarından siyasetçiler, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları, İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş’ın yanı sıra çok sayıda davetli, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

Forumda, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ’ın mesajı okundu.

Figen Yüksekdağ’ın mesajı şu şekilde: “Şüphesiz varlığımızı tanımlayan politik coğrafyada, etkileşim içinde olduğumuz bölge ve dünyada yaşanan değişim sancısı, bizleri her yönüyle sorumluluk üstlenmeye, çözüm ve seçenek üretmeye yönlendiriyor. Türkiye, Kürdistan ve bölge gerçekliğini savaş, sömürü, kadın kırımı, doğa tahribatı, kışkırtılmış gerici şovenist düşmanlıklar ve güçlünün zayıfı ezdiği, hakkını gasp ettiği bir zemin üzerine kuranlar karşısında seçenek üretecek olan, şüphesiz ki halklarımız ve onun demokratik bilinç kuşanmış örgütlülüğüdür. ‘Herkes için, hep birlikte toplumsal barış ve özgürlük’ derken, canavarlar kuşatması altındaki yerel ve bölgesel habitat için eksen değiştirme, eksen belirleme amacına da işaret ediyoruz. Böyle bir amaca, iradeye ve sergilenecek her tür çabaya ne kadar ihtiyaç duyulduğu ortada.

Türkiye’den, Amed’den, Rojava’ya, Filistin’e, İran’a kadar halkların, kadınların, bütün kurtuluş özlemi taşıyanların barış ve özgürlük adına birleştiği bir hakikat, çağın kaderini belirleyecektir. Bu asla uzak bir hayal değildir; hepimize oturduğumuz mahalle, gittiğimiz okul, çalıştığımız tarla, fabrika, işyeri; katıldığımız miting-eylem, yattığımız zindan kadar yakındır. Bütün toplumsal yaşam, üretim ve etkileşim alanlarında barış ve özgürlük kavramlarının yükselen değerine dönüşmesi, yeni bir toplumsal örgütlenmeye ve sözleşmeye pratik zemin sunması mümkündür, gereklidir.

‘Zorluk karşısındaki başarı deneyimlerimiz, rehberimiz ve güvencemizdir’

Gerçekleştirdiğiniz forumun, Türkiye halkları açısından hayati önem taşıyan bir süreçte, barışın toplumsallaşması çabalarına büyük katkı yapacağına inanıyorum. Toplumsallığın yerellikle eş anlamlı olduğunu düşünürsek, bu katkının anlamı daha öne çıkacaktır. Barış, özgürlük, demokrasi farkındalığının toplumun ana yaşam damarlarından kılcal damarlarına kadar yayılma iradesi temelden, yani yerelden büyüyecektir.

Etkinliğinizin, Sayın Başkan Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve iradesini sahiplenen, güçlendiren bir verim ortaya çıkaracağına inanıyorum. Zira böylesi bir verim yükseltme etkinliğine çok ihtiyaç var. Umudu, yeni başlangıçları ve kurucu misyonu örgütlemek elbette kolay değildir. Ama her tür zorluk karşısındaki başarı deneyimlerimiz, rehberimiz ve güvencemizdir. Hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunuyor; özlemle dayanışmayla selamlıyorum.”