TJA’dan Kobanê açıklaması

TJA, Kobanê’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği olaylara ilişkin şeffaf araştırma yapılması çağrısında bulundu.

 

Amed- Kobanê’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 17 kişinin yaralandığı saldırılara ilişkin tepkiler sürüyor.

Tevgera Jinên Azad (TJA), yaşananlara ilişkin yazılı açıklama paylaştı.

Açıklama şu şekilde: “Rojava’da Şehit Sîpan Hiznî’nin katledilmesiyle başlayan ve Kobanê’de 9 yurttaşımızın yaşamını yitirmesiyle ağırlaşan gelişmeler, halklarımız açısından ciddi bir tehlikeye işaret etmektedir. Öncelikle yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerine ve tüm halkımıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyor; Kobanê halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kürt ve Arap halklarının toplumsal hassasiyetlerini hedef alan bu gelişmelerin halkları karşı karşıya getirecek bir çatışma zeminine dönüştürülmesine izin verilmemelidir.

Olaylar araştırılmalı

Yaşananlar, Suriye’de yürütülen entegrasyon sürecinden bağımsız ele alınamaz. Kürt halkının dil ve kimlik haklarına yönelik yaklaşımlar, toplumsal tepkiler ve ardından gelişen provokatif olaylar; halkların hassasiyetlerini kullanarak süreci sabote etmek isteyen güçlerin bulunduğunu göstermektedir. Şehit Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanê’de yaşananlar bu bütünlük içinde araştırılmalı, tüm sorumlular açığa çıkarılmalıdır. Şam hükümeti ve bağlı güçler halka yönelik baskı ve şiddet politikalarına son vermeli; yaşanan olaylar bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalıdır. Sorunların güvenlikçi yöntemlerle bastırılması, gerilimi daha da derinleştirecektir.

Ortak yaşam hedef alınıyor

TJA olarak başta Arap aşiretleri, kanaat önderleri ve bölgedeki tüm toplumsal güçlere çağrımızdır: Provokasyonlara karşı sorumlu davranılmalı, halklar arasında düşmanlık yaratılmasına izin verilmemelidir. Kürt-Arap çatışması hiçbir halkın çıkarına değildir. Halkların ortak yaşam iradesini hedef alan her girişim, Suriye’nin demokratik geleceğini de hedef almaktadır. Uluslararası kamuoyunun, demokratik güçlerin, Suriye’deki siyasi ve toplumsal yapıların ve bölgedeki gelişmeleri takip eden tüm aktörlerin yaşananlar karşısında sessiz kalmaması büyük önem taşımaktadır. Rojava ve Suriye’de gelişen olayların yeni bir halklar arası çatışmaya dönüşmesini engellemek; Kürtlerin, Arapların ve bölgedeki tüm halkların eşit haklarının güvence altına alınacağı demokratik zemini korumak herkesin sorumluluğudur. Rojava’nın ve Suriye’nin geleceği halkların çatışmasında değil; eşitlik, adalet, demokrasi ve ortak yaşamda kurulacaktır.”