TJA'dan Şengal katliamının 12'nci yılında çağrı: Êzidî halkının statüsü tanınsın

Şengal Katliamı'nın 12'nci yılında açıklama yapan TJA, kayıp Êzidî kadınların akıbetinin açıklanmasını, faillerin uluslararası hukuk önünde yargılanmasını ve Şengal'in statüsünün güvence altına alınmasını istedi.

Haber Merkezi- Özgür Kadın Hareketi (TJA), IŞİD’in 3 Ağustos 2014'te Şengal'de Êzidî halkına yönelik gerçekleştirdiği katliamın 12'nci yılı dolayısıyla Amed'in Rezan (Bağlar) ilçesindeki Koşuyolu Parkı Özgürlük Anıtı önünde basın açıklaması düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, "Êzidî kadınların katliamı insanlık katliamıdır, unutmayacağız" yazılı pankart taşınırken, katliam sırasında yaşamını yitirenlerin fotoğrafları da alana getirildi.

TJA aktivisti Bahar Peker tarafından okunan açıklamada, 3 Ağustos 2014'te IŞİD’in Şengal'e yönelik saldırısının yalnızca Êzidî halkına değil, kadınların kimliğine, inancına, tarihine ve ortak insanlık değerlerine yönelmiş örgütlü bir yok etme politikası olduğu vurgulandı. Açıklamada, Şengal'de yaşananların sıradan bir savaş suçu değil, kadın bedenini savaşın ganimetine dönüştüren erkek egemen zihniyetin en vahşi biçimde ortaya çıktığı sistematik bir kadın kırımı olduğu ifade edildi.

Açıklamada, binlerce Êzidî'nin katledildiği, yüz binlercesinin göç etmek zorunda bırakıldığı, binlerce kadın ve çocuğun kaçırılarak köle pazarlarında satıldığı, cinsel saldırıya, işkenceye ve zorla din değiştirmeye maruz bırakıldığı hatırlatıldı. Aradan geçen 12 yıla rağmen binlerce Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin hâlâ bilinmediğine dikkat çekildi.

'Adalet hâlâ sağlanmadı'

TJA, Şengal'de yaşananların dünyanın gözü önünde gerçekleştiğini belirterek, uluslararası güçlerin, bölge devletlerinin ve küresel kurumların katliamı durduracak iradeyi göstermediğini ifade etti. Açıklamada, Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere birçok ülke ve uluslararası kuruluşun yaşananları soykırım olarak tanıdığı, Birleşmiş Milletler mekanizmalarının da bunu insanlığa karşı işlenmiş ağır suçlardan biri olarak değerlendirdiği hatırlatıldı. Ancak buna rağmen faillerin tamamının yargılanmadığı, kayıp kadınların bulunamadığı ve adaletin sağlanmadığı kaydedildi.

TJA açıklamasında, Şengal'in tarih boyunca defalarca fermanlarla hedef alınan kadim bir coğrafya olduğu belirtilerek, Êzidî halkının tarih boyunca 73 kez soykırıma maruz bırakıldığı, DAİŞ saldırısının ise 74'üncü ferman olarak kabul edildiği ifade edildi. Buna rağmen Êzidî halkının inancını, dilini ve kültürünü korumaktan vazgeçmediği, bugün de kadın öncülüğünde mücadelesini sürdürdüğü vurgulandı.

'Êzidî kadınlar direnişin simgesi oldu'

Açıklamada, 3 Ağustos'ta teslim olmayanların yine Êzidî kadınları olduğu belirtilerek, kadınların saç örgülerini direnişin simgesine dönüştürdüğü ifade edildi. Öz örgütlülük, öz savunma ve demokratik yaşamı inşa eden iradeleriyle Êzidî kadınların yalnızca kendi halklarına değil, Ortadoğu'daki kadın özgürlük mücadelesine de umut olduğu kaydedildi.

Şengal'de kadın öncülüğünde geliştirilen öz yönetim modelinin kadın kırımı politikalarına karşı en güçlü yanıt olduğu belirtilen açıklamada, 3 Ağustos'un yalnızca geçmişte yaşanmış bir katliamın yıldönümü olmadığı, kadınlara yönelik soykırım politikalarının, zorla kaybetmelerin ve sistematik şiddetin bugün de farklı biçimlerde sürdüğünü hatırlatan tarihsel bir gün olduğu ifade edildi.

Kayıp kadınlar için adalet çağrısı

TJA, akıbeti açıklanmayan tüm Êzidî kadınlar için adalet talep ederken, Batı Suriye'de kaçırılan Alevi kadınların ve zorla alıkonulan tüm kadınların bulunmasını, özgürlüklerine kavuşturulmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi. Kadınlara yönelik kaçırma, alıkoyma ve kimliksizleştirme politikalarının insanlığa karşı suç olduğu vurgulanarak cezasızlık politikalarının yeni suçların önünü açtığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Türkiye'ye çağrıda bulunularak, Şengal'de yaşananların resmen soykırım ve kadın kırımı olarak tanınması, uluslararası hukuk kapsamındaki sorumlulukların yerine getirilmesi ve Êzidî halkının haklarını güvence altına alacak adımların atılması istendi. Şengal'e yönelik saldırıların son bulması, Êzidî halkının iradesi, öz yönetimi ve statüsünün uluslararası güvence altına alınması gerektiği belirtildi.

TJA, "3 Ağustos yalnızca Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen soykırımı anma günü değildir; aynı zamanda kadın kırımına karşı küresel mücadele günü, kadınların hafızasını, direnişini ve özgürlük mücadelesini büyütme günüdür" ifadelerine yer vererek, kayıp kadınlar bulununcaya, failler yargılanıncaya ve Şengal'in güvenliği ile statüsü uluslararası güvence altına alınıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

TAJÊ'den kampanya çağrısı

Basın açıklamasında daha sonra Tevgera Azadiya Jinên Êzîdî (TAJÊ) tarafından gönderilen mesaj okundu. Mesajda, Şengal katliamının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen yaraların sarılmadığı, halkın önemli bir bölümünün hâlâ kamplarda yaşadığı ve kaçırılan binlerce kadın ile çocuğun kurtarılamadığı ifade edildi.

TAJÊ, kaçırılan kadınların kurtarılmasını temel sorumluluk olarak gördüklerini belirterek, bu amaçla tüm kadın örgütleriyle ortak mücadele yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamada, "Ji bo edalet û azadiyê, tu jî bibe dengê dîlgirtiyên fermanê" (Adalet ve özgürlük için sen de ferman tutsaklarının sesi ol) sloganıyla başlatılan kampanyaya destek çağrısı yapıldı.

Mesajda ayrıca Êzidî kadınlarının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fikirleri doğrultusunda örgütlendikleri, özgür iradelerini inşa ettikleri ve öz savunma mekanizmalarını oluşturdukları ifade edildi.

'Şengal'in statüsü tanınmalı'

Anmada konuşan TJA üyesi Çağlar Demirel ise katliam sırasında binlerce Êzidî'nin göç yollarında yaşadığı acılara dikkat çekerek, Irak devletinin IŞİD saldırıları karşısında gerekli savunmayı gerçekleştirmediğini söyledi. Demirel, aradan geçen yıllara rağmen kayıp Êzidîlerin akıbetinin bilinmediğini belirterek, tüm dünyanın bu katliam karşısında ortak tutum alması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin de Şengal Soykırımı'nı resmen tanıması gerektiğini söyleyen Demirel, "Bu soykırım tehlikesi ortadan kalkmadı. Şengal'in statüsü tanınmalı. Êzidî halkının acısını paylaşıyoruz ve yalnız olmadıklarını bir kez daha vurguluyoruz" dedi. Demirel, TAJÊ'nin başlattığı kampanyaya destek verilmesi çağrısında bulundu.

Basın açıklamasının ardından kadınlar "Bijî berxwedana Şengalê" sloganları attı. Katliamda yaşamını yitirenler anısına 74 mum yakılırken, dengbêjlerin seslendirdiği stranlarla anma programı sona erdi.