Süveyda’da endişe büyüyor: Açılan yol güven vermiyor

Süveyda–Şam yolunun yeniden açıldığı duyuruldu. Ancak Heyet Tahrir el-Şam’ın kontrolünde olan güzergâh, halk için hâlâ tehditlerle dolu. Kaçırmalar, baskınlar ve ihlallerin gölgesinde, halk “yol” değil “onur ve güvenlik” talep ediyor.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda – Süveyda halkı, Şam’a uzanan ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’ın denetimi altındaki geçiş yoluna güvenebilir mi? Özellikle de yaşadıkları katliam ve ihlallerin ardından… Bu soru bugün güçlü biçimde gündeme geliyor. Zira Suriye geçici yönetimine bağlı İçişleri Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla yolun bir aydan fazla süren güvenlik gerginlikleri nedeniyle kapalı kalmasının ardından yeniden açıldığını duyurdu.

Resmî açıklamalar “normal hayata dönüş” olarak sunulsa da Süveyda’daki halk hâlâ öfke ve kaygı içinde. Pek çok kişi yolun hâlâ tehlikelerle dolu olduğunu, güvenliği sağlamakla görevlendirilen tarafların ise kendilerinin zaten güvenini kaybetmiş yapılar olduğunu düşünüyor.

Süveyda–Şam yolu sadece bir ulaşım hattı değil; binlerce öğrenci, hasta ve tüccar için bir hayat damarı. Ancak hükümetin beyanlarıyla sahadaki gerçekler arasında büyük bir çelişki var.

Geçici yönetim “yol güvenli ve koruma altında” derken, halk bu güvenlik güçlerinin varlığını bizzat “tehlikenin kaynağı” olarak görüyor. Bu nedenle yolun yeniden açılmasını, hükümetin dışarıya karşı imajını parlatma girişimi olarak değerlendiriyor.

‘Geçici yönetimin imajını parlatma girişimi’

Süveyda’nın kuzeybatısındaki Necran köyünden Hiyam en-Nimr şöyle konuştu:
“Evimize girdiler, yapmadıkları hakaret kalmadı. Silahımızı aldılar, mallarımızı yağmaladılar, çiftliğimizi yaktılar, bizi kaçırıp sonra serbest bıraktılar. Oysa bu kişiler daha önce bizimle birlikte çiftliğimizde çalışıyordu, sonra bize karşı döndüler. Tüm bunlardan sonra onlara nasıl güvenebiliriz?”

Hiyam en-Nimr devamında şunları belirtti: “Yolun açılması, geçici hükümetin dünyaya karşı imajını parlatma girişiminden ibaret. Gerçek şu ki ihlaller devam ediyor. Yolun açıldığı duyurulduktan hemen ertesi gün üç kişi kaçırıldı.”

Onlara güvenimiz yok’

Cebel el Durzi’de yaşayan Curi Aric bu şekilde yolun açılmasına karşı olduklarını dile getirerek, “Onlar Süveyda’ya girdikleri ilk günden beri sivilleri öldürdüler, bu yüzden onlara asla güvenimiz yok. Bize zehirli yiyecek sunmalarından ya da erkekleri pusuya düşürüp öldürmelerinden korkuyoruz” dedi.

Curi Aric, güvenli bir uluslararası geçiş noktasının açılmasını talep ederek şunları kaydetti: “Kendi kendimize yetmeyi tercih ederiz. Yolu çiçeklerle de döşeseler gerçeği değiştiremezler.”

Yaralarımızın üzerinde yol istemiyoruz, biz onur ve güvenlik istiyoruz’

Nawal Atta da Süveyda–Şam yolunun açılmasına kesin bir dille karşı çıktığını belirtti. Bu adımı halkın çıkarına değil, yalnızca medya önünde bir güzelleştirme girişimi olarak gördüğünü dile getiren Nawal Atta, “Eğer gerçekten çıkarımızı düşünüyor olsalardı, evlerimizi basmaz, çocuklarımızı aşağılamaz, yaşlılarımızı öldürmez, erkeklerimizi sakallarını tıraş ederek küçük düşürmez, kadınlarımızı kaçırmaz ve mallarımızı çalmazlardı. Hangi din ya da kanun bunu meşru kılabilir” diye sordu.

Nawal Atta, geçici yönetime güvenin tamamen ortadan kalktığını ifade ederek, kaçırılma olaylarının hâlâ sürdüğüne dikkat çekti. Nawal Atta, “Yol nasıl açılabilir ki kadınlarımız hâlâ esir? Bizi korumayan, tam tersine aşağılanmamıza ortak olan bir devlete nasıl güvenelim? Biz yaralarımızın üzerinde açılan bir yol değil, güvenlik ve onur istiyoruz. Yiyecek, içecek değil; onurumuz daha önemli” dedi.

Asıl taleplerinin Süveyda ile el-Kermel arasında insani bir geçiş noktası açılması olduğunu söyleyen Nawal Atta sözlerine şöyle devam etti: “Biz insanlığımıza saygı duyan bir yol istiyoruz. Annelerimiz ve kardeşlerimiz kameralar önünde kullanılmasın, ardından kamera kapanınca bize ‘domuzlar’ denmesin.”

Nawal Atta geçici yönetimin uygulamaları ile medyadaki söylemleri arasında büyük fark olduğunun altını çizerek, “Sahadaki gerçekler arasındaki çelişki, güven inşası konusundaki tüm umutlarımızı yok etti. Artık bu yönetime hiçbir güvenimiz kalmadı” dedi.