Barış Anneleri: Somut adım atılsın, süreç ilerlesin
Silahların sustuğu ancak devletin henüz somut adım atmadığına dikkat çeken Barış Anneleri, sürecin ilerlemesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü başta olmak üzere demokratik adımların atılmasını istedi.
EKİN STÊRK
Mêrdîn- Kürdistan ve Türkiye’nin siyasal gündeminde önemli başlıklardan biri olan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, atılacak yasal ve siyasi adımlara ilişkin tartışmalarla devam ediyor. Sürecin toplumsallaşması, kalıcı bir barışın sağlanması ve demokratik çözümün önünün açılması konusunda farklı kesimlerin değerlendirmeleri sürerken, 30 Eylül’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda da sürecin geldiği aşama ele alındı. Ancak toplantı sonrası yayımlanan bildiride, süreç açısından beklenen tespit ve teyit kararına yer verilmedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden beklentileri olduklarını ifade eden Barış Anneleri, sürecin kalıcılaşması için demokratik siyasetin ve toplumsal katılımın önemine dikkat çekti.
‘Önderliğin izindeyiz’

30 yıl önce kardeşi Muhammed Yüksel’i kaybeden Barış Anneleri Meclisi Sözcüsü Tenzile Ağıtay, sürecin iki yıldır devam ettiğini ancak gerekli adımların atılmadığını belirtti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başladığını söyleyen Tenzile Ağıtay, “Bu süreç için Önderlik bir adım attı ve biz de onun izindeyiz. Önderliğimiz ne derse bizler onu yapacağız. Çünkü bu süreç onun sayesinde başladı. Bugün binlerce Kürt Önderliğinin izinde gitmeye devam ediyor. Başlayan süreçle birlikte silahlar yakıldı ve partilerini fesih ettiler. Ama devlet hala somut bir adım atmış değil. Devletin bir an önce adım atmasını istiyoruz. Atılacak adımlarla birlikte cezaevi kapılarının açılmasını e özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz. Bugün onlarca Kürt aileleri çocuklarının, eşlerinin ve kardeşlerinin özgür olacağı gününün yolunu gözlüyor. Aynı zamanda Bugüne kadar birçok anne çocuklarını görememenin hasretiyle yaşamlarını yitirdiler. Birçok aile hala çocuklarının mezarını bulamamış. 35 yıl önce kardeşim de yaşamını yitirdi ama hala cenazesinin nerede olduğunu bilmiyorum” dedi.
‘Önderliğin fiziki özgürlüğünü istiyoruz’
Sürecin ilerleye bilmesi için iktidarın somut adımlar atması gerektiğini kaydeden Tenzile Ağıtay, “Bir diğer yandan biz önderliğimizin fiziki özgürlüğünü istiyoruz. Süreç ancak ve ancak onunla ilerleyebilir. Biz artık savaş ve ölüm olsun istemiyoruz. Savaşla ne elde edilir ki? Bir an önce artık barış sağlansın. Kardeşçe ve eşit bir şekilde yaşayalım. 27 şehidimiz olmasına rağmen bizler hala barışta ısrarcıyız. Barış istemekte ısrarcıyız. Devlet diyor adım atacağız. Bu kadar zaman geçti hala bir adım atmış değil. Bugün dijital medya üzerinden sürecin bozulması için bazı kişiler sözler sarf ediyor. Bizler bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. Faşist kişiler eşitliğin inşa edilmesini istemiyor. Bu faşistliği yapanların tutuklanması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Ortak talep barış’

Kenan Evren sürecinde babası Devriş Turğay’ı yitiren Barış Annesi Celile İldeniz de, yıllardır barış istediklerini söyleyerek, “Bizler artık barış sağlansın istiyoruz ve Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü istiyoruz. İki yıldır başlayan bu süreçte silahlar yakıldı ve birçok adım atıldı Kürtler tarafından. Peki neden devlet de adım atmıyor? Barış Anneleri olarak yıllardır barış istiyoruz. Barış için bugüne kadar binlerce şehit verildi ve kayıplarımız var. Ama yine de barış talebimizden vazgeçmedik. Herkesin ortak bir talebi var; o da barış” diye belirtti.
‘Birlik olursak barışı inşa edebiliriz’
Babasının Kenan Evren sürecinde işkence ile yaşamını yitirdiğini aktaran Celile İldeniz, “Bu mudur Müslümanlık? Bizler bu kadar acı çekmemize rağmen barış talebinden her zaman ısrarcı olacağız. Memleketimiz bir, peki biz neden birbirimize düşmanız? Neden adımları atmamak için süreci uzatıyorlar? Artık kurullarda gerekli adımları atsın. Süreci artık bu kadar uzatmasınlar. Güvenin oluşa bilmesi için somut adımlar şart. Süreç başladığından beri kimse ölmüyor, anneler ağlamıyor. Neden böyle devam etmesin ki? Hem Kürt halkı hem Türk halkı hem de diğer halkların bu süreç etrafında bir olması gerekiyor. Birliğimizi inşa etmemiz gerekiyor. Birlik olursak barışı inşa edebiliriz. Artık kan dökülsün istemiyoruz. Annelerin yüreği yanmasın” diye vurguladı.