Iraklı kadın aktivistlerden YPJ’ye destek
Iraklı aktivistler, YPJ’nin tanınmasının önemini vurgulayarak, bu yapının gelecekteki herhangi bir savunma ya da siyasi yapıda etkin katılım haklarının desteklenmesi gerektiğini belirtti.
RAJA HAMİD RAŞİD
Irak – Iraklı kadınlar, Rojava’daki ortak etkinlikler platformu ve kadın örgütleri tarafından Kadın Savunma Birlikleri’ni (YPJ) desteklemek amacıyla başlatılan kampanyayla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Bu dayanışma, kadınların güvenlik ve savunma kurumlarına entegrasyon sürecinde yer almalarının güvence altına alınmasını talep eden bir kadın hareketi perspektifiyle gerçekleşti. Bu talep, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Suriye geçici yönetimi arasında 29 Ocak 2026 tarihinde imzalanan anlaşmaya dayandırıldı. Aktivistler, kadınların katılım ve karar alma haklarını desteklediklerini ve bu birliklerin rolü ile fedakarlıklarının tanınması gerektiğini vurguladı.
Adalet ve eşitlik vurgusu
Aktivist Beşra Ebu el-İys, Kadın Savunma Birlikleri’ni destekleme kampanyasıyla dayanışmasını şu sözlerle ifade etti: “Adalet ve eşitlik ilkelerinden hareketle ve Kadın Savunma Birlikleri’nin mücadele süreci boyunca yaptığı büyük fedakarlıkları göz önünde bulundurarak, bu birliklerin kadınların katkısıyla entegrasyonuna destek veriyorum. Bu da Ocak 2026 anlaşması doğrultusunda ve geçici yönetim tarafından resmi olarak yapılmalıdır.”
‘Yaşam hakkını savunmak insanı bir meseledir’
Aynı bağlamda siyasi aktivist Dina el-Tai ise şöyle konuştu: “Bugün bir Iraklı ve bölgemizde kadın meselelerinin birbirine bağlı olduğuna inanan bir kadın olarak konuşuyorum. Kadınların yaşamını, onurunu ve korunma hakkını savunmak yerel ya da geçici bir mesele değil, adil bir insani meseledir.”
Dina el-Tai, Kadın Savunma Birlikleri’ni destekleyen kampanyayla ve kadınların Suriye’nin ve bölgenin geleceğini ilgilendiren her türlü siyasi, güvenlik ya da savunma sürecinde temel bir parça olma hakkıyla dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
Suriye’nin son yıllarda en ağır deneyimlerden birini yaşadığını belirten Dina el-Tai, kadınların şiddet, göç, kaçırılma, hedef alınma ve iradelerinin kırılmaya çalışılması gibi süreçlerde iki kat bedel ödediğini ifade etti. Bu gerçeklik karşısında kadınların yalnızca mağdur olmadığını, yaşamı, onuru ve toplumu savunmada en ön saflarda yer aldığını vurguladı.
Kadın Savunma Birlikleri’nin sadece askeri bir yapı olmadığını, kadınların kendilerini ve toplumlarını korumaya karar verdiklerinde ortaya koydukları iradenin bir sembolü haline geldiğini belirten Dina el-Tai, bu birliklerin sivilleri korumada, kadın ve çocukları kurtarmada ve özgürlük, eşitlik ve adalet değerlerini savunmada önemli rol oynadığını ifade etti.
‘Adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için bir zorunluluktur’
Dina el-Tai, Suriye’de savunma kurumlarının inşası ya da entegrasyon sürecinin bu rolü göz ardı edemeyeceğini ve kadınların fedakarlıklarının tali bir mesele olarak ele alınamayacağını vurguladı: “Kadınların katılımı ve örgütlerinin, deneyimlerinin tanınması kimsenin lütfu değil; adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için bir hak ve zorunluluktur.”
Irak ve bölgedeki kadınlar olarak, kadınların en ön saflarda fedakarlık yaptıktan sonra arka plana itilmelerinin ne anlama geldiğini çok iyi bildiklerini belirten Dina el-Tai, gerçek barışın kadınları dışlayarak, seslerini yok sayarak ve kazanımlarını silerek inşa edilemeyeceğini söyledi.
Kadın Savunma Birlikleri ile dayanışmanın, kadınların yaşam, korunma, katılım ve karar alma hakkıyla dayanışma anlamına geldiğini belirten Dina el-Tai, bunun aynı zamanda şiddete direnen, teslim olmayı reddeden ve toplumunu ile onurunu savunan her kadınla dayanışma olduğunu ifade etti.
‘Yaşamı savunan herkese selam olsun’
Kadın Savunma Birlikleri’nin tanınmasını talep eden kampanyanın desteklenmesinin önemine dikkat çeken Dina el-Tai, bu birliklerin gelecekteki herhangi bir savunma yapısı içinde yer almasının güvence altına alınması gerektiğini, bunun yapılırken de özgünlüğünün, rolünün ve tarihinin korunması gerektiğini vurguladı. Suriye geçici yönetimine bu talebe yanıt verme çağrısında bulunan Dina el-Tai, sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınlara özgürlük, halklara barış ve zulüm ile teröre karşı yaşamı savunan herkese selam olsun.”
Kadın Savunma Birlikleri’ni desteklemek, kadınların korunma, katılım ve karar alma hakkını savunmak anlamına gelmektedir. Aynı zamanda adil bir barışın toplumun yarısının dışlanmasıyla sağlanamayacağını da ortaya koymaktadır. Kadınların fedakarlıklarının tanınması, halklar için daha özgür ve daha adil bir geleceğin inşasında temel bir adımdır.