Rûken Ehmed: HTŞ, Türk devletinin desteğiyle halkların birliğini hedef alıyor
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların Türk devleti öncülüğünde yürütülen uluslararası bir komplo olduğuna dikkat çeken Rûken Ehmed, saldırıların özerk yönetimi, halkların birliğini ve özellikle kadınların kazanımlarını hedef aldığını vurguladı.
RONÎDA HACÎ
Hesekê - Suriye geçici yönetimdeki cihatçı Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD bağlantılı çeteler, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerini hedef alıyor.
Saldırılar, 6 Ocak’ta Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê bölgelerinde başlarken, birçok şehirde ciddi kayıplara yol açtı. Daha önce de benzer saldırılar Hesekê kentinde yaşanmıştı. Kongra Star üyesi Rûken Ehmed, konuyla ilgili olarak ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Rûken Ehmed, 6 Ocak’tan bu yana devam eden saldırıların Kuzey ve Doğu Suriye halklarının özerk yönetimine ve birliğine karşı uluslararası bir komplo olduğunu belirterek, “Bu komployla amaç halkın iradesini kırmaktır. Demokratik Ulus sistemimiz, halkın iradesi ve birlikte yaşam ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bu sistem, despot rejimlerin halkı yok etme amacına karşı alternatif bir modeldir. Bu nedenle, bu saldırıları mevcut halk iradesine karşı bir komplo olarak görüyoruz” dedi.
‘Yaşananlar üçüncü dünya savaşı aşamasındadır’
Kürt halkının bu saldırıları 15 Şubat 1999’daki komploya devam niteliğinde gördüğünü anlatan Rûken Ehmed, “Rêber Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasıyla halkın iradesi kırılmak istendi. Önder Öcalan, insanlığın kurtuluşu için bu saldırılara ve halkın yok edilmesini hedefleyen komploya karşı barış çağrısında bulundu. Yaşanan saldırılar, halk ve iradesine karşı yürütülen üçüncü dünya savaşı aşamasıdır” şeklinde konuştu.
Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik saldırıların yalnızca HTŞ tarafından gerçekleştirilmediğini, aynı zamanda IŞİD çetelerinin de sürece dahil olduğunu söyleyen Rûken Ehmed, “Türk devleti Suriye’de savaşı yönlendiriyor. Bu nedenle Suriye halkı, Türkiye’nin Suriye üzerindeki müdahalesini kabul etmemelidir. Çünkü bu durum bölgede toplumsal uyumsuzluk ve kaos yaratıyor. Amaçları, Suriye halkları arasındaki kardeşlik bağlarını ortadan kaldırmaktır” sözlerine dikkat çekti.
‘Halk mücadelesi devrimci bir çabadır’
Halkın gücü ve iradesiyle komplonun boşa çıkarılabileceğinin altını çizen Rûken Ehmed, “Komplo halkın gücü ve iradesiyle boşa çıkarılabilir. Halk, devrimci ruhuyla toplumu birliğe yönlendirebilir. Devrimci savaş yalnızca silahlarla yürütülen bir mücadele değildir, halkın iradesidir ve yaşamın tüm alanlarını dönüştürebilen bir devrimci çabadır. Sanatçılar, şairler ve aydınlar, savaşçıların ve direnişin duygularını şarkı ve yazılarıyla ifade edebilir” şeklinde konuştu.
‘Özgür olmayan bir toplum, kendini koruyamaz’
Rûken Ehmed, bu süreçte sanatçılar, öğretmenler, gazeteciler ve doktorların direnişin cephesinde yer aldığını, kendi yöntemleriyle pratik bir mücadele yürüttüklerini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz devrimci halk savaşını toprak üzerinde ve toplumun içinde görüyoruz. Kendini koruyamayan, birleşik olmayan ve direniş iradesi olmayan bir toplum, soykırımlara karşı koyamaz. Hepimiz, Êzidî halkına karşı gerçekleştirilen soykırımların tanıklarıyız. O zamanlar örgütlü değillerdi, şimdi ise güçlenmiş ve örgütlenmiş durumdalar ve kimse onlara yaklaşamaz. Devrimci halk savaşı, toprağını korumaktır. Özgür olmayan bir toplum, kendini koruyamaz. Tarih boyunca Kürt halkı birçok soykırıma maruz kaldı, ancak bugün Kürt halkı güçlü bir ideolojiye sahiptir” diye vurguladı.
Kürt halkının kendi topraklarındaki varlığının önemine değinen Rûken Ehmed, “Kürt halkı siyasal, toplumsal ve savunma alanlarında kendi bilinç ve felsefesine sahiptir. Tarih boyunca yaşadığımız dönemlerin tanıklarıyız. Başarımız, ülkemizin işgal ve saldırılara karşı direnişinde yatıyor. Kimse bize özgürlük vermez, özgürlük, gücümüz, irademiz ve örgütlenmemizle kazanılır. Onlar onurdan bahsediyor ve onuru kadınlarla ilişkilendiriyorlar, ancak Önderlik bize onurun toprak olduğunu ve topraklarımızı saldırılardan korumamız gerektiğini söylüyor” şeklinde konuştu.
‘Kürt kadınların saçlarının kesilmesi korkunun göstergesi’
Halep’te yaşananlara dikkat çekerek HTŞ’nin kadınlara yönelik zihniyetini anlatan Rûken Ehmed, “Halep’te Kürt savaşçı Deniz’in cenazesinin dördüncü kattan atıldığını gördük. O, halkını bu vahşetten koruyordu, kimseye saldırmadı, kendi mahallesindeydi ve halkını savundu. Şehit düşene kadar direndi. Bu vahşi güçler, Kürt kadın savaşçının cenazesinden bile korkuyor. Bugün Rojava’da da benzer vahşet görüntülerini yayıyor, Kürt bir savaşçının saçlarını kesip bununla övünüyorlar. Bu nasıl bir ruh halidir? Şüphesiz bu, korkunun bir göstergesidir” dedi.
Rûken Ehmed, Rojava Devrimi’ni destekleyen tüm kadınlara çağrıda bulunarak, bu süreçte kadınların birbirlerinin yanında durmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Rûken Ehmed, kadınlara yönelik saldırıların arttığı dönemlerde çözümün ancak birlik ve dayanışmayla mümkün olabileceğini ifade etti. Sözlerinin sonunda kadın mücadelesinin bir onur mücadelesi olduğunu kaydeden Rûken Ehmed, “Hesekê’de kadınların savaşçılarına nasıl sahip çıktığını gördük. Kadınlar, her bedeli ödemeye hazır olduklarını ortaya koydu. Eğer insan hakları kurumları varsa, onlara çağrımızdır: Rojava’ya yönelik bu vahşi saldırıları durdursunlar” diye belirtti.