Rosa Kadın Derneği kongresini Deniz Çiya’ya adadı

Rosa Kadın Derneği gerçekleştirdiği 4’üncü Olağan Kongresi'ni Şêx Meqsûd’da HTŞ çetelerine karşı eylem gerçekleştiren ve cenazesine işkence yapılan Deniz Çiya’ya adadı.

Amed - Rosa Kadın Derneği, "Bi jin jiyan azadiyê ber bi avakirina aştiyeke bi rumet ve" şiarıyla 4'üncü Olağan Kongresi'ni Ali Emiri Konferans Salonu'nda gerçekleştirdi.

Kongrede ilk olarak divan seçildi, ardından derneğin çalışma faaliyetlerini konu alan bir sinevizyon izlendi. Sinevizyonun bitiminde kadınlar, “Bijî berxwedana Rojava” sloganını atarak, dakikalarca alkış tuttu.

Divandan adına söz alan TJA aktivisti Hülya Alökmen Uyanık, “Yakın tarihte Halep’te yaşadığımız Şehit Amara’ya reva görülen işkence şekline karşı yüksek sesle haykırıyoruz. Bugünkü kongremizi Şehit Amara’ya adıyoruz” dedi.

‘Asla sessiz kalmayacağız’

Ardından konuşan Rosa Kadın Derneği Başkanı Suzan İşbilen, “Kürdistan’ın dört parçasında Kürt kadın mücadelesi öncülüğünde tarih yazan halkların önünde saygıyla eğiliyorum. Rojava’da gerçekleştirilen katliam ve kadınların bedenine yapılan işkenceyi kınıyorum. Yapılan suça asla sessiz kalmayacağız” dedi.

Kadın katliamlarına dikkat çeken Suzan İşbilen, “Rosa Kadın Derneği olarak kurulduğumuz günden bu yana şiddetin her türlüsüne karşı amansız bir mücadele yürüttük. Çok iyi biliyoruz şiddet kader değil, sessizlik şiddetin en büyük suç ortağıdır. Derneğimiz kapıyı çalan herkes için bir umut derneği olmuştur. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz; kadınların yaşam hakkı kutsaldır. Eşitlik bir lütuf değildir, haklarımızdan ve kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz. Rosa bugün Amed’te örgütlü bir yerel dernek olabilir ancak kuruluşundan bu yana yüzlerce kadın arkadaşımızın tavizsiz mücadelesi sayesinde dünya genelinde saygınlık kazanan bir kurum olmuştur” diye belirtti. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürece değinen Suzan İşbilen, bu süreçte eşit bir yaşam için omuz omuza mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.

‘Jin jiyan azadi’  sloganı dünyanın farklı coğrafyalarında sokak sokak yankılanıyor’

TJA aktivisti Ayla Akat Ata da, Rosa Kadın Derneği’nin karanlığın ortasında ışık olarak örgütlenme alanı olduğunu belirtti. Ayla Akat Ata, “O süreçte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın bir kısmı şu an sürgünde, onların da burada olacağı günlerin özlemini çektiğimizi söylemek istiyorum. Türkiye’de bir gece darbe girişimi ile bütün kadın kurumlarımızın kapısına kilit vurdular. O karanlıktan sonra ilk oluşumuz olan Rosa Kadın Derneği hepimizin göz bebeği. Bu yolu anlamlı ve çekilir kılan, daha büyük bedeller ödemeyi göz önüne alabilen bir Kürt kadın hareketi gerçekliğidir. Bugün hep beraber bütün kadınlarla beraber ‘susmuyoruz, korkmuyoruz ve itaat etmiyoruz’ dedik. Bugün ‘jin jiyan azadi’  sloganı dünyanın farklı coğrafyalarında sokak sokak yankılanıyor. Bu slogana anlam kazandıran ve onun mimarı olan tüm kadınları sevgi ve saygı ile anıyoruz” diye belirtti. 

 

Ayla Akat Ata şöyle devam etti: “Hakların verilmediğini ancak alınabildiğini öğrendik. Anayasada eşitlik ilkesi var ancak ne yazık ki bu hayata geçirilmiyor. Ailenin ya da toplumun koyduğu kurallar çerçevesinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Özgürlüğü bekleyemeyiz, özgürlüğü hep beraber inşa edebiliriz. Direnişin ancak birlikte olunca da anlam kazandığını iyi biliyoruz. Bizler kadınların zor ve baskı ile anıldığı Ortadoğu coğrafyasında mücadele eden kadınlarız, o hafızayı taşıyan kadınlarız. İyi ki böyle bir hafızaya sahibiz ve bunu taşıyacak bir iradeyi taşıyoruz.

‘Deniz Çiya, kadınların onurunu korudu’

Savaş ve çatışma ortamında yaşayan kadınlar olarak, gerek cinsel şiddet gerek ise tecavüzün bir savaş unsuru olarak kullanılması bizim için en can alıcı konudur. Bugün buradayız ama yüreğimiz hem Rojava hem de Rojhilat’ta. İçinde yaşadığımız coğrafya çatışma ve savaş coğrafyasıdır. Bugün direnen kadınların sözleri buradaki kadınların yaşamı ve mücadelesini anlamlı kılıyor. Deniz Çiya arkadaşımız şahsında bugün Rojava’da direnen bütün kadınları bütün dünya kadınlarının onurunu İŞİD’e karşı verilen mücadele ile koruyor. Bu mücadele her şeye rağmen verilmeye devam ediyor. Bu vesileyle Rojava’da yaşamını yitiren tüm kadınların anısı önünde saygı ve sevgiyle eğiliyorum. Arin Mirkan kendi ölümü ile bir devrimin ateşini yaktı. 

Örgütlenerek özgürleşebiliriz

Kadına yönelik şiddet bireysel değil, sistemsel bir meseledir. 299 kadın eğer göz yumularak bu konuda yapısal önlemler alınmadan yaşamını yitiriyorsa birileri bunu önemsemediği içindir. Ama nedir şuan içinde bulunduğumuz toplum ciddi bir çürüme ile karşı karşıya. Aile yılı ilan edilen 2025 yılı içerisinde o aile içerisinde en büyük şiddeti gören kadınlar oldu. Önce çürütüp sonra çözüm nidası atan bu anlayışı reddediyoruz. Hep söylediğimiz gibi ‘başka bir dünya mümkün’ ama edilgen değil aktif ve örgütlenerek bunu başarabiliriz. Bizler örgütlenerek özgürleşebiliriz. Kadın mücadelesinin açığa çıkardığı çok değerli bir hafıza var.”

Yeni yönetimin belirlendiği kongrede, Zeynep Sipçik Rosa Kadın Derneği Başkanı olarak seçildi. 

Yönetimin tamamı ise şöyle: Zeynep Sipçik, Esra Çiçek Mercan, Büşra Yentürk, Rozan Kahraman, Yasemin Kaya, Hatice Yakışır, Ayşegül Sayyiğit, Ezgi Çimen, Fatma Çelik, Sidar Duman Öner, Denetim Asil Listesi, Suzan İşbilen, Seçil Bozkuş, Gülcan Gündüz, Ruşen Yakut, Rozerin Tosun ve Şirin Bayık.