Amed’den iktidara: Barış için somut adım atın
Amed'de kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısı yaparak, kalıcı barış için devletin gecikmeden somut adımlar atmasını istedi.
EKİN STÊRK
Amed – Amed'de 28 Haziran'da düzenlenen "Özgürlük Mitingi"ne katılan kadınlar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün barışın inşası için temel koşul olduğunu belirterek, devletin yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi ve gecikmeden somut adımlar atması çağrısında bulundu.
Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde Amed İstasyon Meydanı'nda gerçekleştirilen "Özgürlük Mitingi", binlerce kişinin katılımıyla yapıldı. Miting boyunca "Bê Serok Jiyan Nabe", "Bijî Serok Apo" ve "Jin Jiyan Azadî" sloganları yükselirken, katılımcılar Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve devletin somut adımlar atması taleplerini dile getirdi.
Mitinge katılan kadınlar, yaptıkları değerlendirmelerde Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının kalıcı barışın önünü açacağını belirterek, sürecin ilerlemesi için devletin somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
‘Önderlik özgür olmadan biz özgür olamayız’
Devletin hala somut adımlar atmamasını kınayan Zümrete Çakır, “Süreç başladığından bu yana devlet hala bir adım atmış değil. Özelliklede Amed meydanından İmralı’ya selamlarımı gönderiyorum. Önderimiz özgürlüğüne kavuşmayana kadar bizlerde özgür olamayız. Barışın sağlanması için Önderimizin fiziki özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Bizler sonuna kadar Önerimizin arkasında olacağız ve olmaya devam edeceğiz. Her zaman dediğimiz gibi Bê Serok Jiyan Nabe” dedi.
‘Adım atsınlar ki güvenelim’
Kürt halkının yıllardır tek talebinin barış ve özgürlük olduğunu söyleyen Asya Tay, “Önderliğin başlattığı bu süreçte de barış dışında başka bir talebimiz yok. Bugün ‘barış’ istediklerini söyleyen kişiler zorda kalınca bizlere sığınıyorlar ve bu sorunun çözülmesini istiyorlar. Daha sonrada diyorlar ‘hepimiz biriz.’ Eğer ki hepimiz birsek neden bu baskı ve saldırılar hala sürüyor. Neden süreç için gerekli adımlar atılmıyor. Eğer ki gerçekten barışı istiyorlarsa cezaevinde tutsak olan hasta tutsaklar dahil olmak üzere tüm tutsakları serbest bıraksınlar. Samimi olduklarını göstermek istiyorlarsa o zaman onlarda bir adım atsınlar ki güvenelim” diye konuştu.
‘Barış bu mu?’
Her seçim süreçlerinde iktidarın Kürt halkına “kardeşiz, bizde barış istiyoruz” söylemlerini hatırlatan Asya Tay, “Seçim yaklaştığında kardeşiz, bizde barış istiyoruz diyorlar. Bunları söylüyorlar ama pratikte uygulamıyorlar. Hasta tutsaklarımız bugün cezaevlerinde birçok hak ihlaline maruz kalıyor. Telefon görüşmeleri yapamıyorlar. Barış bu mu? Onlar somut bir adım atmayana kadar kendilerine güvenimiz yok. Onlar istese de istemese de bize muhtaçlar. Barış er ya da geç sağlanacak. Bugün insanlıktan olan ve barış isteyen herkes elini bu sürece uzatmalı ve barış talebini dile getirmeli. Bu alana baksınlar. Biz Kürtler bitmiyoruz ve bitmeyiz. Onlara güvenimiz yok. Çünkü attıkları bir adım yok” şeklinde konuştu.
‘Onlar devlet, biz ise halkız halk’
“Onlar devlet, biz ise halkız halk” diyen Emine Alkış ise Abdullah Öcalan’a ve Kürt halkına inançlarının sonsuz olduğunu belirtti. Emine Alkış, devamında şunları söyledi: “Önderliğimizin 27 Şubat’ta yaptığı çağrı ile Kürtlerin omuzlarına ne düşüyorsa yapıldı. Ama devlet kendilerine düşen sorumluluğu hala yerine getirmedi. Hilelerle bizi kandırmaya çalışıyorlar. Ama bizi kandıramazlar. Kürtler eski Kürt değil. Her şeyin farkında ve bilincinde. Biz ölümden de büyüğüz. (Em ji mirinê jî mezintir in) Gençlere ve annelere çağrım; bu sorumluluk bizlerin omuzlarındadır. 50 yıldır süren bir savaş var. Ve bu savaşın hiç kimseye bir faydası yok. Artık yeter bu savaş son bulsun. Bir masada birleşelim ve barışı sağlayalım. Diğer devletlere de şunu söylüyorum; hepsi Önderliğimize borçlu kalacaklar. Önderimiz barışçıl bir insan ve yıllardır sadece bunu söylüyor.
‘Dört parça Kürdistan bir olsun’
Yasal düzenlemelere de dikkat çeken Emine Alkış, “Devlete güvenimiz yok. Bu kadar süre geçti hala bir adım atmadılar. Sürekli erteliyorlar. Bugün tüm devletler bize düşman olmuş. Bu sürecin başarıya evrilmesi ve yasal düzenlemelerin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bizler alanda ve meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Önderimizin arkasında olamaya devam edeceğiz. Biz anneler bir olalım. Dört parça Kürdistan bir olsun ki barışı kuralım.”
‘Sesimizi yükseltmeliyiz’
Hayat Uca da, “Önderimizin fiziki özgürlüğü için tüm Kürt halkı ayaklanmalı. Bugün hiçbir Kürdün sessiz kalmaması gerekiyor. Gün bizim günümüz. Barışı sağlama günüdür. Biz yıllardır Önderliğimizi. Fiziki özgürlüğünü istiyoruz. Bugün barışın inşa edilmesi için Önderliğin fiziki özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Önderlik dört duvar arasında olurken, barış sağlanamaz. Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanırsa Kürdistan’da özgür olur. Önderliğin fiziki özgürlüğünü sağlayalım, Kürdistanı ve kimliğimizi özgürleştirelim. Eğer biz birlik olamasak bir bir yok oluruz. Yediden yetmişe herkes bugün hepimiz ayakta olmalıyız Önderlik için. Biz Kürtler çok acı çektik bundan sonra çekmemek için hepimiz sesimizi yükseltmeliyiz” çağrısında bulundu.