‘Rojava’da kadın kazanımlarının korunması için büyük bir mücadele gerekli’
Devrim Demir, kadın emeğinin güçlendirilmesi ve korunması için Rojava’daki ilişkilerin önemli olduğunu belirterek, deneyimlerin birleşmesi gerektiğini ve böylece kadın örgütlenme modelinin daha da güçleneceğini vurguladı.
SORGUL ŞEXO
Qamişlo- 7 Ekim’de Kuzey Kürdistan’dan DEM Parti (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) yerel yönetim temsilcilerinden oluşan bir kadın heyeti Rojava’ya ulaştı. Heyet birkaç gündür kurumları, kadın örgütlerini ve birçok başka alanı ziyaret ediyor ve görüşmelerini sürdürüyor.
Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı ve Yerel Yönetimler Diplomasi Komisyonu Eş Sözcüsü Devrim Demir, ajansımıza Rojava ziyaretini ve diğer ayrıntıları değerlendirdi.
‘Kadın kazanımlarının entegrasyon sonrası nasıl korunacağını araştırmak için buraya geldik’
Devrim Demir, uzun yıllardan sonra ilk kez bir kadın heyetin Rojava’ya geçtiğini belirterek, Yerel Yönetimler heyetinin bu aşamada Rojava’ya ilk ziyaretinin nedenini şöyle açıkladı:
“Heyet, Rojava’daki yerel yönetimler alanını araştırmak ve tanımak için geldi. En çok belediyeleri gezmek ve tanımak istedik. Yıllarca uzaktan takip ediyorduk; özerklik döneminde belediyeler vardı, eş başkanlık sistemiyle yönetiliyorlardı ve demokratik bir sistem de kurulmuştu.”
Devrim Demir, Rojava’daki entegrasyon sürecini hatırlatarak yanıtsız kalan soruları şöyle dile getirdi:
“Bugün Rojava’da yeni bir süreç başladı. Özellikle entegrasyon aşamasında kurumlar nasıl şekillenecek, yerel yönetimler yani belediyeler alanındaki çalışmalar nasıl örgütlenecek, eş başkanlık sistemi devam edecek mi? Yoksa tüm karar alma mekanizmalarında kadınlar kendini nasıl konumlandıracak, önceki kazanımlarını hangi mücadele yöntemleriyle koruyacak? Tüm bunlar bizim için yanıt bekleyen sorulardı; çünkü bugün yalnızca biz ve Kuzey değil, Rojava devrimini hisseden tüm çevrelerin merakı, entegrasyon sonrası Rojava’da kadın kazanımlarının nasıl korunacağıdır. Şu anda herkesin gözü Rojava’dadır.”
‘Kadın kimliğini tanımamanın ötesinde, kadın varlığını tahammül etmeyen bir zihniyet var’
Devrim Demir, birkaç gün içinde belediyeler, farklı kurumlar ve kadınlarla görüşmeler yaptıklarını belirterek gözlemlerini şöyle anlattı:
“Gördüğümüz şu; mevcut sistem kadınların iradesini kolay kolay kabul etmiyor. Kadınların Rojava’da inşa ettiklerini devam ettirebilmeleri ve koruyabilmeleri için hala çok uzun soluklu bir mücadeleye ihtiyaç olduğu görülüyor. Bu dönem için savaş durumundan daha büyük bir mücadeleye ihtiyaç var. Çünkü hiçbir şekilde kadınları, kimliklerini ve varlıklarını tanımayan ve tahammül etmeyen bir zihniyet var. Kadın kimliğini tanımamanın ötesinde, kadın varlığına tahammül etmeyen bir zihniyet mevcut. Bu nedenle Rojava’da kadın kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi için önümüzde çok ağır ve uzun soluklu bir mücadele süreci var.”
‘Rojava ve Kuzey’i gelecek için bir araya getirmek istiyoruz’
Devrim Demir, Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin 25 yıllık deneyimi olduğunu belirterek Rojava’ya nasıl yardımcı olunabileceğini şöyle anlattı: “Seçimlerde 102 belediye kazandık, 10’u kayyumların elinde ve DEM Parti’nin yönettiği 62 belediye var. Kuzey’de yerel yönetim ve belediyeler alanında kadın politikalarının oluşturulması, kadınlara yönelik çalışmalar çok iyi ve büyük bir deneyime sahip. Ayrıca teknik açıdan da bir deneyim mevcut. Rojava ile Kuzey’i yerel yönetimler alanında gelecek için nasıl bir araya getirebileceğimizi anlamak istiyoruz.”
‘Rojava kendi deneyimleriyle Kuzey modeline şekil verebilir’
Devrim Demir, kadın koordinasyonunun ve ortak projelerin öneminden bahsederek şöyle devam etti:
“Gelecek için ortak çalışmalar planlanmalı, ortak projeler yürütülmeli ve Kuzey’in Rojava’ya ekleyebileceği birçok şey var. Aynı şekilde Rojava da demokratik özerklik dönemindeki deneyimleriyle şu anda Kuzey’de inşa edilmek istenen modele şekil verebilir. Özellikle şu anda Kuzey’de Barış ve Demokratik Toplum İnşası süreci başladı. Yerel yönetimler alanında somut adımlar atılırsa imkanlar doğacak ve bu alan daha özerk planlama yapabilecektir. Bu nedenle buradaki kadın deneyimleri bizim için çok önemlidir. Teknik alanda, kadın politikalarının oluşturulmasında ve diğer birçok toplumsal alanda da Kuzey deneyimleri şu anda Rojava için gereklidir. Bu çerçevede ilişkiler kurduk ve tartışmalar yürüttük.”
Kuzey, modelini Rojava’ya ne zaman verebilir?
Devrim Demir, Kuzey’in Rojava’ya birçok örnek verebileceğini ancak Rojava sisteminin çok farklı olduğunu vurgulayarak yeni Suriye durumuna dikkat çekti: “Hala Suriye’de yasalar yok; yasanın olmadığı yerde kendi kabul sisteminizde de çok zorluklar çekersiniz. Hala Suriye yasası yok, bu nedenle belediyeler ve geçici hükümete bağlı diğer kurumların nasıl şekilleneceği ve yönetileceği belirsiz. Kuzey modelinin Rojava’da uygulanması ve yararlanılması, Suriye’de yasaların çıkarılması ve Rojava’nın içinde yer almasıyla mümkündür.
Ancak kadın mücadelesinin yerel yönetimler alanında güçlü bir şekilde verilmesi şarttır. Çünkü yerel yönetimler ve belediyeler toplumla en fazla iç içe olan kurumlardır ve devlet mekanizmasındaki en toplumsal kurumdur. Belediyelerin toplumun tüm kesimleriyle ilişkileri oluşur ve çocuk çalışmalarından kadın politikalarına, bağımsız bir ekonomi alanı inşasına kadar birçok sorumlulukları vardır.”
‘Belediyelerin demokratikleşmesi toplumun demokratikleşmesidir’
Devrim Demir, belediyelerin demokratikleşmesine değinerek önemini şöyle dile getirdi: “Bir belediye ne kadar demokratik olursa toplum üzerinde o kadar etki yaratabilir. Bir belediyenin demokratik olması için mutlaka kadın temsilinin içinde olması gerekir. Kadın varlığının yer almadığı, kadın temsilinin yönetim ve karar alma mekanizmasında söz ve irade sahibi olmadığı bir kurumun demokratik olması mümkün değildir. Demokratik olmayan bir kurum toplumu da demokratikleştiremez ve öncülük edemez; bu nedenle kadınların belediyelerde varlığı çok önemlidir. Bunu kabul ettirmek için de mücadele gereklidir. İnanıyorum ki dünyadaki tüm kadın güçlerinin gözü ve kulağı Rojava’da ve kadın kazanımlarının korunmasındadır. Uluslararası bir dayanışmayla Rojava’nın kadın değerlerinin korunmasına çok ses verilebilir.”
‘Geniş bir küresel dayanışma ağı kurmak için diplomasi alanını güçlendirmek şarttır’
Devrim Demir, mevcut durum ve süreci bir kez daha hatırlatarak Rojava’daki kadınların diplomatik misyon ve çalışmalarının önemini ve yapılması gerekeni şöyle anlattı: “Diplomasi çalışmalarıyla Rojava kadınları seslerini dünyanın her yerine ulaştırabilir. Rojava’ya yönelik son saldırılarda Kuzey’deki kadın hareketi çok önemli adımlar attı ve iki-üç gün içinde tüm dünya ve uluslararası kadın hareketlerinin gündemine girdi. Bu nedenle diplomasi alanının kullanılması ve örgütlenmesi çok önemlidir. Geniş bir küresel dayanışma ağı kurulması için diplomasi alanını çok güçlendirmeli ve kullanmalıyız.”
‘Kürt gerçekliğine göre şekillenmek zorundalar’
Devrim Demir, Suriye’deki son gelişmelere dikkat çekerek geçici yönetimin zorunlu olarak yapması gerekeni şöyle dile getirdi: “Geçici hükümet kendini değiştirmek zorunda; zaten gelecekleri de belirsiz çünkü geçici olarak görevlendirildiler. Ne kadar süreceğini bilmiyorum, belki 5 yıl ya da daha erken görevleri bitebilir, belki de görev sürelerini uzatırlar. Ama ne olursa olsun değişmek zorundalar; Kürtlerin, bölgedeki diğer halk ve inançların gerçekliğine göre şekillenmek zorundalar. Geçici hükümet demokratikleşmek zorunda, yoksa başka yollar yoktur. Savaş ve kaosla hiçbir sistem sonsuza kadar varlığını koruyamaz.”
Kürt halkının kimliğinin tanınması ve Kürtçe eğitimin kabul edilmesi
Devrim Demir, geçici hükümetin demokratik adımlar atmak zorunda olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
“Devlet, rejim ve egemenler de olsa dönüşmek ve coğrafyasının gerçekliğine, farklı kimlik, millet ve kültürlere göre kendini yeniden inşa etmek zorundadır. Bugün HTŞ, yarın başka bir isimle örgütlenseler bile varlıklarını bu şekilde sürdüremezler. Bu nedenle savaş, çatışma ve kaos kapılarında bitmeyecektir. Hiçbir devlet ya da rejimin gücü sonsuza kadar savaşla ayakta kalmaya yetmez. Savaşın sonu yoktur, savaşın bitmesi zorunludur ve bunun için demokratik adımlar atmak zorundadır. Bu da Kürt halkının kimliğinin tanınması ve Kürtçe eğitimin kabul edilmesidir. Hükümetin kendini kalıcı kılabilmesi ve devam edebilmesi için, kadınları tehlike olarak gören, yönetim mekanizmasında yer almalarını ve görev vermeyi istemeyen mevcut kabuğundan kurtulması ve bunu tanıması zorunludur.”