UNICEF: Her beş gençten biri internette cinsel tacize uğruyor

UNICEF'in araştırmasına göre dijital ortamda çocuk ve gençlere yönelik cinsel taciz yaygınlaşıyor. Üstelik failler çoğu zaman mağdurların tanıdığı kişiler.

Haber Merkezi - Yapılan araştırmalar dijital ortamın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyuyor.

Çeşitli araştırmalar, "doomscrolling" (felaket kaydırması) olarak adlandırılan sürekli olumsuz içerik tüketimi ile gençlerde psikolojik sorunlar ve hatta intihar düşünceleri riskinin artması arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koyuyor.

Her beş gençten biri geçen cinsel tacize maruz kaldı

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yeni araştırması da çocukların ve gençlerin dijital dünyada sürekli karşı karşıya kaldığı başka bir tehlikeye odaklanıyor. Araştırmaya göre, çevrim içi cinsel taciz artık kitlesel bir olgu haline gelmiş durumda. 21 ülkede yapılan temsili araştırmanın başlıca sonuçlarından birine göre 12-17 yaş arasındaki her beş gençten biri geçen yıl içinde cinsel tacize maruz kaldı.

UNICEF raporu, bu tür tacizlerin genellikle nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılı bir tablo ortaya çıkarıyor. Raporu hazırlayan uzmanlar "Çoğu zaman hiçbir uyarı olmadan başlıyor. Bir sohbet baskıya, baskı da tuzağa dönüşüyor" tespitini yapıyor.

Faillerin yüzde 57'si mağdurlar tarafından tanınıyor

İnternette çocukları ve gençleri taciz eden kişinin tamamen yabancı olduğu yönündeki yaygın kanı ise vakaların yalnızca yüzde 16'sında geçerli. Faillerin büyük bölümü, yani yüzde 57'si mağdurlar tarafından daha önceden tanınıyor. Bunlar arkadaş, aile üyesi veya romantik ilişki yaşanan bir kişi olabiliyor.

Vakaların yüzde 27'sinde ise katılımcılar, profillerin arkasındaki kişilerin kim olduğunu söyleyemedi. Failler arasında yetişkinlerin yanı sıra reşit olmayanlar da bulunuyor.

Taciz gerçek hayatta da devam ediyor

Birçok vakada taciz yalnızca dijital ortamla sınırlı kalmıyor, gerçek hayatta da devam ediyor.

Büyük platformlar bu tür saldırıların başlıca gerçekleştiği alanlar. UNICEF raporuna göre vakaların yüzde 60'ı bu platformlarda yaşanıyor. İlk sıralarda Meta'ya ait Facebook, WhatsApp ve Instagram bulunuyor. Bunları Snapchat, TikTok ve YouTube izliyor. Katılımcıların yüzde 14'ü ise kendi doğrudan mesajlaşma kanallarını da sunan çevrim içi oyunları tacizin gerçekleştiği yerler arasında gösterdi.

Failler tekrar tekrar mağdurları üzerinde baskı kuruyor. Buna birçok vakada utanç duygusu da ekleniyor ve bu durum mağdurların yaşadıklarını bir başkasıyla paylaşmasını zorlaştırıyor.

21 bin çocuk ve gençle görüşme yapıldı

Raporda, düzenli olarak internet kullanan 12-17 yaş arasındaki yaklaşık 21 bin çocuk ve gençle yapılan araştırmalar değerlendirildi. UNICEF'e göre bu grup, ilgili ülkelerde aynı yaş grubundaki internet kullanıcılarını temsili olarak yansıtıyor.

Araştırmalar 21 ülkede gerçekleştirildi. Etiyopya, Endonezya, Kamboçya, Kenya, Malezya, Mozambik, Namibya, Filipinler, Tanzanya, Tayland, Uganda ve Vietnam'dan oluşan 12 ülkeye ait veriler daha önce 2020 ve 2021 yıllarında toplanmış ve eski bir raporda değerlendirilmişti. Yeni araştırmaya ise Ermenistan, Brezilya, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Meksika, Karadağ, Kuzey Makedonya, Pakistan ve Sırbistan'dan elde edilen veriler eklendi.

Araştırmalara ayrıca çocukluklarında istismara maruz kalmış 100 gençle yapılan daha uzun görüşmeler de dahil edildi.

UNICEF interneti daha güvenli hale getirmek için neler öneriyor?

UNICEF raporunun yazarları hükümetlere, teknoloji şirketlerine ve diğer ilgili taraflara, çocukları ve gençleri dijital dünyada daha iyi korumak için harekete geçme çağrısı yapıyor. Öneriler arasında şunlar yer alıyor:

*Dijital platformlar daha güvenli tasarlanmalı ve reşit olmayanların mahremiyeti daha güçlü biçimde korunmalı.

*Ulusal düzenlemeler ve cezai kovuşturmaya ilişkin yasalar sıkılaştırılmalı, mevcut açıklar kapatılmalı.

*Çocuklar ve gençler için güvenilir ihbar ve destek sistemleri oluşturulmalı.

Ülkeler nasıl önlem alıyor?

Rapor, Meta'nın ABD'deki taahhüdüyle birlikte, birçok Batılı ülkede süren sosyal medya yasakları tartışmasına yeni bir argüman daha ekleyebilir. Avustralya, Aralık 2025'te gençleri koruma gerekçesiyle sosyal medya için yaş sınırı getiren dünyadaki ilk ülke olmuştu. Buna göre 16 yaşından küçükler hesap açamıyor ve platformlar bu kuralın uygulanmasını sağlamak zorunda.

İngiltere'de benzer bir yaş sınırı 2027'den itibaren yürürlüğe girecek. Fransa ise bunu yapan ilk AB ülkesi olarak 15 yaş sınırını kabul etti. Ancak daha önce kabul edilen yasa birkaç hafta önce Anayasa Konseyi tarafından durduruldu.

Almanya'da ise bir komisyon Haziran ayında yaş sınırları, yaş doğrulaması ve platformlara daha sıkı sorumluluklar getiren kademeli bir model önerdi.