Fas Demokratik Kadınlar Derneği: Siyasi katılım pazarlık konusu yapılamaz

Fas Demokratik Kadınlar Derneği, 23 Eylül’de yapılması planlanan yasama seçimleri öncesinde parti adaylıklarının para, nüfuz veya kişisel bağlılıklar üzerinden belirlenmesinin kadınların bağımsız siyasi katılım hakkını zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Fas – Fas Demokratik Kadınlar Derneği, 23 Eylül’de yapılması planlanan yasama seçimleri öncesinde kadınların özgür, bağımsız ve eşit siyasi katılım hakkını zedeleyebilecek uygulamalara karşı uyarıda bulundu. Dernek, parti adaylıklarının para, nüfuz veya kişisel bağlılıklara bağlanmasının siyasi şiddet ve kadınlara yönelik ayrımcılık biçimine dönüşebileceğini belirtti.

Fas Demokratik Kadınlar Derneği, seçim sürecine hazırlık aşamasında, kadın hareketi ve demokrasi hareketinin eşitlik ve kadınların siyasi katılımı alanında elde ettiği kazanımları zedeleyebilecek “göstergeler ve uygulamalar” bulunduğunu ifade etti.

Dernek, yasama seçimleri için adayların belirlenmesine ilişkin veriler ve açıklamaların “dikkat, hesap verebilirlik ve doğrulama” gerektirdiğini belirterek, adaylıkların bütünlüğüne veya kadın ve erkek adaylar arasındaki fırsat eşitliğine zarar veren uygulamaların tespit edilmesi halinde hukuki ve idari sorumlulukların belirlenmesi çağrısında bulundu.

Derneğin eleştirilerinin önemli bir bölümü, siyasi partilerin adayları belirleme ve adaylık onayı verme yöntemlerine odaklandı. Dernek, yeterlilik, dürüstlük, siyasi geçmiş ve mücadele yerine maddi gücün, nüfuzun veya kişisel bağlılığın adaylık onayı almak için fiili bir ölçüt haline getirilmesinin partilerin demokratik rolünden sapma anlamına geldiğini belirtti.

Dernek, özellikle adaylık onaylarının mali pazarlık alanına dönüşmesine karşı uyarıda bulundu. Adaylık onayı almakla fiilen bağlantılı olarak doğrudan veya dolaylı biçimde mali katkı ya da mali yükümlülük talep edilmesinin fırsat eşitliği ve siyasi katılımın dürüstlüğü açısından soru işaretleri yarattığını ifade etti.

Bu kapsamda dernek, bazı durumlarda siyasi katılım hakkının ödeme gücüne bağlı hale gelip gelmediğini ve parti adaylıklarının siyasi sorumluluktan çıkarak nüfuz ve çıkar ilişkileriyle belirlenen bir ayrıcalığa dönüşüp dönüşmediğini sorguladı.

‘Siyasi şiddet ve kadınlara yönelik ayrımcılık’

Dernek, söz konusu uygulamaların etkisinin, siyasi rekabete tarihsel ve yapısal kaynak dağılımı ile güç ve nüfuz eşitsizlikleri içerisinde giren kadınlar açısından daha ağır olduğunu belirtti.

Bu uygulamaların gerçekleştiğinin kanıtlanması halinde yalnızca aday belirleme süreçlerindeki bir aksaklık olarak değerlendirilemeyeceğini, siyasi şiddet ve kadınlara yönelik ayrımcılık biçimine dönüşebileceğini ifade eden dernek, kadınların siyasi temsiliyetini artırmaya yönelik pozitif ayrımcılık mekanizmalarının siyasi örgütler içerisindeki pazarlık veya nüfuz dağıtımı araçlarına dönüştürülmesi riskini de eleştirdi.

Dernek, bu mekanizmaların partilerin kadınlara tanıdığı bir ayrıcalık olarak değil, kadınların temsiliyetindeki tarihsel ve yapısal eşitsizliği düzeltmek, seçilmiş kurumlara ve karar alma mekanizmalarına erişimlerini sağlamak amacıyla uygulandığını vurguladı.

Bu kapsamda dernek, mevcut seçim sistemi kapsamında kadınların temsilini artırmak amacıyla ayrılan 90 sandalyenin siyasi güçlendirme mekanizması olmaktan çıkarak nüfuz, mali güç ve patronaj ilişkilerinin belirlediği bir alana dönüşmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Kadınların siyasi güçlendirilmesinin yalnızca elde ettikleri sandalye sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini belirten dernek, bağımsızlık, adil rekabet, kaynaklara ve siyasi karar alma süreçlerine eşit erişim koşullarının da sağlanması gerektiğini ifade etti.

Dernek, adaylık onayı karşılığında doğrudan veya dolaylı mali karşılık talep edildiğine ilişkin belgelenmiş her açıklamanın ciddi biçimde soruşturulmasını ve bu uygulamaların kanıtlanması halinde uygun hukuki sonuçların uygulanmasını istedi.

Ayrıca seçim süreçlerini denetleyen kurumlara, kendi yetki alanları çerçevesinde adaylıkların ve seçim rekabetinin bütünlüğünü zedeleyebilecek her türlü uygulamayı takip etmeleri ve yasanın öngördüğü önlemleri almaları çağrısında bulundu.

Dernek, kadınlara yönelik siyasi şiddetin tanınması ve suç olarak düzenlenmesi için açık bir hukuki çerçevenin oluşturulması, özellikle adaylık, seçim kampanyası ve seçilmiş görevlerin yürütülmesi aşamalarında bağımsız ve etkili ihbar, koruma ve başvuru mekanizmalarının kurulması talebini de yineledi.

Siyasi partilere ise adayların belirlenmesi için yeterlilik, dürüstlük, siyasi ve mücadele geçmişi ile toplumun sorunlarıyla bağ temelinde şekillenen, şeffaf, ilan edilmiş ve hesap verebilir prosedürler oluşturma çağrısı yaptı.

‘Kadın liderler ve uzmanlar desteklenmeli’

Dernek ayrıca siyasi partilerin mali, örgütsel ve medya kaynaklarına erişimde fiili eşitliğin güvence altına alınmasını istedi. Ekonomik farklılıkların kadınların siyasi katılımının önünde engel haline gelmemesi gerektiğini vurgulayan dernek, kadın liderlerin ve uzmanların desteklenmesi, parti içindeki karar alma mekanizmalarında yer almalarının sağlanması ve kadınların seçimlerdeki varlığının yalnızca pozitif ayrımcılık mekanizmalarıyla elde edilen sandalyelerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirtti.

Seçimlerin dürüstlüğünün adaylıkların dürüstlüğüyle başladığını ifade eden dernek, siyasi rekabete erişimde fiili eşitlik sağlanmadığı sürece seçimlerin tam anlamıyla demokratik olamayacağı uyarısında bulundu.

Dernek, demokrasinin yalnızca parlamentoya, yerel yönetimlere ve seçilmiş kurumlara ulaşan kadınların sayısıyla ölçülemeyeceğini, kadınların bu makamlara hangi koşullarda ulaştığının ve vesayet, şantaj veya bağımlılık ilişkilerinden uzak biçimde siyasi rollerini yerine getirip getiremediklerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Kadınların siyasi katılımının mali pazarlık veya çıkar alışverişi alanına dönüştürülmesinin yalnızca kadınlara zarar vermediğini, demokratik sürecin bütünlüğünü de zedelediğini belirten dernek, bunun kurumlara ve siyasi partilere duyulan güveni azalttığını ve eşit temsil ilkesinin anayasal ve dönüştürücü içeriğinin boşaltılması riskini taşıdığını kaydetti.