NADA: Bölgemiz küresel hesaplaşmaların sahası olamaz
NADA, bölgedeki savaş ve tırmanan gerilimlere ilişkin yayımladığı bildiride, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın uluslararası güç mücadelelerinin sahasına dönüştürülmesini reddetti.
Haber Merkezi – Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Demokratik Kadın Koalisyonu (NADA), bölgedeki gelişmelere dönük bir açıklama yayınlayarak, halkların büyük güçlerin çatışmalarında yakıt haline getirilmesini reddettiğini belirtti. NADA, güç ve hegemonya mantığına karşı yaşamı, adaleti ve devletlerin egemenliğini savunmanın gerekliliğini vurguladı.
NADA, bölgenin uluslararası hesaplaşmaların sahasına dönüştürülmesini reddettiğini ve halkların barış ve adalet hakkını savunma konusundaki kararlılığını ifade etti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İşgal ve savaşların ateşi altında kalan, gerilimlerin giderek tırmandığı bu tarihsel ve kritik anlarda, sesimizi yalnızca mevcut duruma ağıt yakmak için değil, toplumlarımızın ve halklarımızın zorla sürüklendiği trajik yolların sahte yüzünü ortaya koymak için yükseltiyoruz.
Bugün Filistin’de (özellikle Gazze’de) yaşanan kanlı savaş ve bölgedeki kanlı tırmanış, yalnızca sınırlı bir çatışma değil; tüm bölgeyi yakma tehdidi taşıyan bir yangındır. Ateş çemberi genişleyerek halkların güvenlik ve istikrarını hedef almaktadır.
Şam’ın kalbi olan Suriye ve Irak’tan, saldırı ateşi altında kalan Lübnan’ın istikrarını sarsan gelişmelere; Körfez ülkelerini saran endişeden Kuzey Afrika’ya kadar uzanan bir tabloda, halkların büyük güçlerin ve kâr peşindeki kapitalist sistemin çatışmalarında yakıt haline getirildiği kapsamlı bir bölgesel savaşla karşı karşıyayız.”
Açıklamada, bölgenin “uluslararası hesaplaşmaların sahnesine” dönüştüğü belirtilerek, kapitalist güçlerin çıkarlarının hegemonya, işgal ve zorunlu göç emelleriyle kesiştiği; bunun da şehirlerin yıkımını ve toplumsal dokunun tahribini umursamayan silah tüccarları ve güç merkezleri dışında kazananı olmayan anlamsız bir savaşa yol açtığı ifade edildi. Ayrıca NADA açıklamasında, “Demokrasi” ve “uluslararası düzen” söylemleriyle hareket eden güçlerin aynı zamanda savaş makinesini beslediği, ulusal egemenliği ihlal ettiği ve halkların güvenliği ile çocukların geleceğini emperyalist çıkarlarına feda ettiği vurgulandı.
NADA, sivillerin güvenliğine ve İran İslam Cumhuriyeti’nin yanı sıra diğer devletlerin egemenliğine yönelik saldırıların jeopolitik çıkarlarla meşrulaştırılamayacak tam teşekküllü suçlar olduğunu belirtti. Bu tür adımların tüm bölgeyi karanlık bir tünele sürüklediği ifade edildi. Açıklamada, “Halklarımıza karşı sorumluluğumuz, bu yıkım karşısında sessiz kalmamamızı gerektirir. Küresel bir savaşın satranç tahtasında piyon olmayı kesin bir dille reddediyoruz. Ülkelerimizin, kadınların ve çocukların hayallerinin bombardıman ve zorla yerinden edilme altında ezildiği açık yıkım alanlarına dönüşmesini kabul etmiyoruz.” denildi.
Son olarak açıklamada, tüm kadın hareketleri ve özgürlükçü güçler ortak mücadeleye çağrıldı. Mücadelenin yalnızca askeri değil, halkları uzak kapitalist merkezlerin çıkarları için feda eden küresel düzene karşı varoluşsal bir mücadele olduğu belirtildi.
NADA, “Tercihimiz nettir: Adalet temelli barış ve halkların iradesinden doğan egemenlik. Emperyalist ve Siyonist emellerin ve bitmeyen kanlı politikalarının dışında, ülkelerimize onur ve güvenliği yeniden kazandıracak bir yolun sesi ve gerçek bir öznesi olmaya devam edeceğiz” dedi.