Kızını hastanede bırakıp Kobanê direnişine katıldı: Kazanacağız!
Saldırılar nedeniyle 2014’te Kobanê’den göç eden Wasta Haji Muslim’in, ağır hasta kızını geride bırakıp yeniden direniş yoluna çıkma hikayesi, bugün yaşanan saldırılar karşısında halkın sarsılmayan direniş iradesini gözler önüne seriyor.
Ranya – IŞİD’e karşı 26 Ocak 2015’te verilen destansı direnişle özgürleştirilen Kobanê zaferinin üzerinden 11 yıl geçti. 2013 yılında ortaya çıkan IŞİD, kısa sürede Irak ve Suriye’de birçok kenti işgal etti. Ocak 2014’te Rakka’yı, Haziran 2014’te ise Musul’u ele geçiren IŞİD, ardından Kürtlerin kendi kendini yönettiği Kobanê’yi hedef aldı. IŞİD’in 14-15 Eylül 2014 tarihlerinde Kobanê’ye yönelik başlattığı saldırılar 134 gün boyunca sürdü. Ancak IŞİD, kentte büyük bir direnişle karşılaştı ve yenilgiye uğratıldı. Binlerce Kürt genci ile enternasyonalist savaşçının yer aldığı direniş, tarihe geçti. Kobanê direnişi, 26 Ocak 2015’te kazanılan zaferle sonuçlandı ve kent tamamen özgürleştirildi.
Kobanê'nin direnişi, sadece bölgedeki halklar için değil, tüm dünya halkları için büyük bir umut ve direniş sembolü haline gelmiştir. 2014 yılında IŞİD çetelerinin kuşatma saldırılarına karşı Kobanê halkı, uluslararası dayanışma ile büyük bir direniş sergilemiş ve nihayetinde zafer kazanmıştır. O dönemde Kobanê, cesaretin, özgürlüğün ve insanlık onurunun simgesi olarak tarihe geçmiştir. Ancak bugün, aynı topraklar bir kez daha yoğun saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır. Geçen 11 yılın ardından, Kuzey ve Doğu Suriye kentleri, özellikle Kobanê, yeniden saldırı altında. Suriye geçici yönetimine bağlı cihatçı Hayat Tahrir el-Şam ve IŞİD bağlantılı çeteler, Türk devletinin desteğiyle Kobanê’yi kuşatmış durumda.

Bu hikaye, 2014'te Kobanê'yi terk eden ve Federal Kürdistan’a yerleşen bir babanın, Wasta Haji Muslim’in yaşamını anlatıyor. O, binlerce insan gibi, Kobanê’nin verdiği direniş mücadelesine tanıklık ettikten sonra, daha güvenli bir yaşam arayışıyla Federal Kürdistan’ın Ranya kentine yerleşti. Ancak, kader bir kez daha onu, her şeyin ötesinde bir seçim yapmaya zorladı. Acil bir ameliyat gereksinimiyle hastaneye kaldırılan küçük kızının yanında, eski topraklarının bombalarla yok oluşunu izleyen Wasta Haji, büyük bir vicdan muhasebesi yapmak zorunda kaldı. Kızının hayatını kurtarmak için hastane odasında beklerken, bir yanda onun acısı, diğer yanda ise memleketinin alevlere teslim olmasına kayıtsız kalamamanın verdiği içsel çatışma vardı. Bu, hayatın ve ölümün kokusunu hissederek, evini, ailesini ve geleceğini yeniden şekillendirme kararı aldığı anlardan biriydi.
Zor bir karar verdi
Dayanamadı ve memleketinin yanışını yalnızca seyirci olarak izleyemedi. Zor bir karar verdi, kızını, eşine, ailesine ve doktorlara emanet ederek yaşamla ölümün iç içe geçtiği yola koyuldu. Bu tarihi ana tanıklık eden Wasta Haji’nin kız kardeşi Lamia Muslim, “Ameliyat günüydü. Ona, ‘Kızın için endişelenme, biz buradayız, onun anne ve babası olacağız’ dedim. Yolu tehlikeliydi, inişli çıkışlıydı ama attığı adımla gurur duyuyoruz. Hepimizin onurunu korumak için gitti” diyerek, Kürt halkının her koşulda direnişi ve devrimi sahiplenmeye devam ettiğini kaydetti.
Kobanê’ye gitti
Wasta Haji, topraklarını savunmak için Kobanê’ye gitti. Kurşun sesleri ve barut kokusu arasında, hastanede bilinci kapalı kızının yanında oturan eşi Cihan Mustafa ile iletişime geçti. Wasta Haji, artık endişeden titremeyen ve çelik gibi bir cesaretle dolu bir sesle eşine seslenerek, "Endişelenme, biz buradayız, cesaretimiz yüksek. Kazanacağımızdan eminiz. Kızımız iyileştikçe, ülke de bu hastalıktan kurtulacak” dedi.