İran’da baskı derinleşiyor: Gözaltılar, tutuklamalar ve cezaevi krizi
İran’da süren protestolarda kitlesel gözaltılar, zorla itiraflar, tedavisi engellenen yaralılar ve çocukların hedef alınması rejimin sistematik baskı politikasını gözler önüne seriyor. Cezaevlerinde ise aşırı doluluk ve işkence iddialarıyla kriz büyüyor.
Haber Merkezi- İran’da ülke genelindeki protestolar bir ayı geride bıraktı. Ülkeden gelen son haberler kitlesel gözaltılar, zorla alınan itiraflar, tıbbi tedavinin engellenmesi, çocuklara ateş açılması ve cezaevlerinde derinleşen insani krizin, İran rejiminin halk protestolarına karşı açık ve sistematik bir baskı politikasını benimsediğini ortaya koyuyor. Bu politika yalnızca protestocuları değil; sağlık emekçilerini, çocukları, aileleri ve yaşam hakkını da hedef alarak iktidarın ahlaki ve hukuki çöküşünü gözler önüne seriyor.
Rojhilat’ta gözaltı dalgası sürüyor
Yayımlanan raporlara göre, Rojhilat Kürdistanı’nda yurttaşlar ve sivil toplum aktivistlerine yönelik artan gözaltıların devamında, İlâm eyaletinde dört yurttaş güvenlik güçlerince gözaltına alındı. Gözaltına alınanların kimlikleri; Serableh nüfusuna kayıtlı 36 yaşındaki Fereshte Mansuri-Niya, İvan ilçesinden 20 yaşında bir yurttaş, İvan-ı Garp’tan 32 yaşında bir yurttaş ve Bedre ilçesinden 20 yaşında bir yurttaş olarak açıklandı. Fereshte Mansuri-Niya, Serableh kentinde gözaltına alındı ve diğer gözaltındakilerle birlikte bilinmeyen yerlere götürüldü. O tarihten bu yana söz konusu kişilerin durumu, tutuldukları yer ve koşullara dair hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Harsin ilçesinde bir öğretmen sendikası üyesi de herhangi bir yargı kararı olmaksızın güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Ayrıca doktor Amene Süleymani de yaklaşık on gün önce güvenlik güçlerinin evine düzenlediği baskınla gözaltına alındı. Gözaltından bu yana nerede tutulduğuna, sağlık durumuna ve hukuki sürecine dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Doktorun gözaltına alınmasının protestolarda yaralılara yardım etmesiyle bağlantılı olduğunu düşünülüyor.
Veriler ve derinleşen kriz
Herana haber ajansının aktarımlarına göre protestoların 30’uncu gününde derlenen son verilere göre, teyit edilen yaşamını yitirenlerin sayısı 6 bin 126’ya ulaştı. Bunların 5 bin 777’si protestocu, 86’sı 18 yaş altı çocuk, 214’ü hükümete bağlı güçler ve 49’u protestolara katılmayan ya da sivil kişilerden oluşuyor. İncelemesi süren kayıpların sayısı 17 bin 91 olarak açıklandı. Toplam gözaltı sayısı 41 bin 880’e, ağır yaralı sayısı 11 bin 9’a, yayımlanan zorla itiraf sayısı ise 245’e ulaştı. Güvenlik kurumlarına çağrılanların sayısı ise 11 bin 24.
Tesnim Haber Ajansı, Zencan ve Melard’da gözaltına alınan iki yurttaşın zorla itiraf videolarını yayımlayarak onları “isyanın liderleri” olarak niteledi. Bu videoların hangi koşullarda çekildiği bilinmiyor. Benzer uygulamalar Tahran ve Meşhed’de de tekrarlandı. Semnan Valisi ise, eyalette protestolarla bağlantılı olarak 300’den fazla yurttaşın gözaltına alındığını duyurarak onları “isyanın başlıca elebaşları” olarak tanımladı.
Cezaevleri doldu
Öte yandan, Belucistan İnsan Hakları Ağı, Zahidan Merkez Cezaevi’nde aşırı doluluk nedeniyle krizin derinleştiğini bildirdi. Rapora göre, Sistan ve Belucistan’daki kitlesel gözaltılar sonrası, Islah ve Eğitim Merkezi ile gençlik koğuşları tamamen doldu. Nakledilenlerin çoğu son protestolarda gözaltına alınan ve hala belirsizlik içinde, yargı mercilerine etkili erişimi olmadan tutulan kişiler. Bazı koğuşlarda doluluk oranının kapasitenin iki-üç katına çıktığı, mahpusların temel ihtiyaçlardan, sağlık ve hijyen hizmetlerinden mahrum bırakıldığı; bunun özellikle gençler üzerinde ağır psikolojik baskı ve hastalık riskini artırdığı belirtiliyor.
Lakan Cezaevi: Devlet baskısının gölgesinde bir ölüm merkezi
Ülke genelindeki protestolar tırmanırken, Reşt’teki Lakan Cezaevi İran İslam Cumhuriyeti’nin örgütlü şiddetinin çıplak bir sembolüne dönüştü. Güvenilir kaynaklara göre, kurşunla yaralananlar hiçbir tedavi uygulanmadan hastanelerden kaçırılarak bu cezaevine götürüldü; burada ne tıbbi imkanlar var ne de asgari insani koşullar sağlanıyor.
Cezaevi içinden gelen bilgilere göre, alanların bir kısmı boşaltılarak eski mahpuslar yer değiştirildi ve Devrim Muhafızları ile güvenlik kurumları Lakan üzerinde tam kontrol sağladı. Mahpusların aileleriyle tüm iletişimi kesildi; gözaltındakiler mutlak bir belirsizlik içinde tutuluyor. İşkence ve tıbbi bakım eksikliği nedeniyle bazı yaralıların yaşamını yitirdiği bildiriliyor. İki binden fazla kişi, ısıtması, battaniyesi ve yeterli gıdası olmayan salonlarda tutuluyor; çok sayıda işkence vakası rapor ediliyor.
Bu arada Meşhed de adeta işgal altındaki bir kente benziyor: Cezaevleri dolup taşmış, sokaklar sert baskıya sahne olmuş, protesto kurbanları gizlice defnediliyor. Yerel kaynaklar, 25 bin kişinin gözaltına alındığını; Vekilabad Cezaevi’nde 18-20 bin, Laciverdi Cezaevi’nde ise 8 binden fazla kişinin tutulduğunu bildiriyor. Bu rakamlar, cezaevlerinin kapasitesinin çok üzerinde.