IGE Başkanı Nadia Maenza Şêx Meqsûd’daki saldırılar ateşkes söylemini boşa düşürüyor

IGE Yönetim Kurulu Başkanı Nadia Maenza, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılara tepki göstererek, güvenliğin Türkiye destekli gruplara bırakılmasının dini ve etnik azınlıklar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Haber Merkezi- Suriye geçici yönetimine bağlı çetelerin Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük saldırıları uluslararası tepkileri de beraberinde getirdi. Saldırılara dair Medya Haber’e konuşan Din özgürlüğü ve küresel diyalog odaklı bir sivil toplum kuruluşu olan Küresel Katılım Enstitüsü (Institute for Global Engagement-IGE) yönetim kurulu başkanı ve ABD Dini Özgürlük Komisyonu sözcülerinden Nadine Maenza, geçici yönetimin gerçek bir ateşkes niyeti olmadığını ve güvenliğin hiçbir şekilde Türk devleti destekli grupların eline bırakılmaması gerektiğini söyledi. 

Halep’te yaşayan kişilerin kendisine bölgedeki gelişmeleri aktardığını belirten Nadia Maenza, “Bu mahalleler Kürtlerle beraber, Hristiyanların ve Ezidilerin de yaşadığı yerler. Bunların önemli bir kısmı Afrin’den zorla yerinden edilmiş kişiler” diye belirtti. Geçici Hükümet tarafından “ateşkes” açıklaması yapılmasına başlangıçta sevindiklerini belirten Nadia Maenza, “Ancak ortada gerçekten istedikleri bir ateşkes yok. Onların talep ettiği şey, yerel güvenlik gücü olan Asayiş’in tamamen geri çekilmesi” dedi.  

Mahallelerdeki güvenliğe dönük konuşan Nadia Maenza, “Güvenliğin hiçbir koşulda Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) milislerinin eline bırakılmasına izin verilemez. Bu grupların bir kısmı, insan hakları ihlalleri nedeniyle ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği tarafından yaptırıma tabi tutulmuş İslamcı unsurlardan, yabancı savaşçılardan ya da HTŞ mensuplarından oluşmaktadır. Bu tür güçlerin dini azınlıkların güvenliğini sağlaması söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

Söz konusu grupların Suriye’de koruma değil zorla yerinden edilme ve ağır hak ihlallerine neden olduğunu kaydeden Nadia Manzea şunları söyledi: “ABD ve uluslararası yetkililer, bu saldırıların durdurulması ve yerel asayiş güçlerinin görevlerini sürdürebilmesi için derhal baskı yapmalıdır.”