Foza Yusif: Anlaşma tek başına yeterli değil, tehlike ortadan kalkmadı
Foza Yusif, QSD-Şam anlaşmasının tek başına çözüm olmadığını belirterek “Tehlike ortadan kalkmadı. Her yerde tetikte olmak gerek” dedi.
Haber Merkezi – Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi Üyesi Foza Yusif, QSD ile Şam arasında yapılan anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ronahî TV’ye konuşan Foza Yusif, anlaşmanın önemli maddeler içerdiğini ancak tek başına kalıcı çözüm üretmediğini vurgulayarak “Daha önce de bazı anlaşmalar olmuştu. Tehlike ortadan kalkmadı. Her yerde tetikte olmak gerek” dedi.
QSD ile Şam arasında yapılan anlaşmanın uygulanmasına yönelik sürecin komiteler üzerinden takip edileceğini belirten Foza Yusif, kentlerde asayiş görevlerinin devam edeceğini, Şam’a bağlı güçlerin ise sınırlı sayıda ve entegrasyon amacıyla belirli noktalarda bulunacağını ifade etti.
Asayiş görevde kalacak, Şam güçleri ‘sınırlı’ olacak
QSD ile Şam arasındaki anlaşmaya değinen Foza Yusif, "Birçok madde var, onların konuşulması ve yorumlanması lazım. Asayiş her yerde görevlerine devam edecek. Şam hükümetine ait gelecek olan asayiş güçleri resmi devlet kurularından eskiden olduğu gibi bir görev alacak. Bunlar sabit değil. Kentlerde, asıl asayişi sağlayacak olan iç asayiş güçleridir. Gelecek olan güvenlik güçleri sadece bazı resmi kurumların entegrasyonu için gelecek. Onlar burada sabit olmayacak. Anlaşma bu noktada yapıldı. Hesekê ve Qamişlo için 15 araç ile gelecekler ve 70-80 kişi arasında bir güç olacak" dedi.
Foza Yusif, Rojava’da yaşayan halkların muhatabının İç Güvenlik Güçleri’ne bağlı asayiş birimleri olduğunu vurgulayarak, entegrasyon sürecinin kentlerdeki mevcut güvenlik yapısını ortadan kaldırmayacağını kaydetti.
‘Tedbirler alınacak’ vurgusu
Foza Yusif, anlaşmanın uygulanma sürecinde yaşanabilecek risklere karşı önlemler alınacağını belirterek "Gelecek olan güçler entegrasyonu takip edecek. Bütün kentlerde yaşanan sorunlar, o kentlerin asayişleri sağlayacak. Özerk Yönetim'e bağlı İç Güvenlik Güçleri görevlerini her yerde sürdürecek. Asayiş güçlerimiz görevlerinin başında olacak. Geçici Şam Hükümeti'ne bağlı güçler, adım adım takip edilecek. QSD zaten mevzilerinde olacak. Her türlü tedbir alınacak. Gelecek olan güçlerin sayıları çok sınırlı olacak ve bütün güvenlik güçlerimiz tedbirlerini alacak. Sahil ve Süveyda'da yaşananlardan farklı bir durum var. Oralarda bir anlaşma yoktu. Yaşanabilecek her şeye karşı tedbirler alınacak. Hem biz hem de Şam yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı tedbirli olmalı" diye konuştu.
Komiteler kuruldu: Entegrasyon süreci izlenecek
Foza Yusif, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için hem Özerk Yönetim hem de Şam tarafından komiteler oluşturulduğunu ifade ederek "Bir komite kuruldu. Entegrasyon sürecini izleyecek. Hem biz bir komite kurduk hem de Şam kurdu. Gelecek olan kişiler için bir yer belirlenecek ve oraya geçecekler. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için hareketleri sınırlı olacak. Yapılan anlaşmaya göre, 3 tümen kurulması lazım. Bu 3 tümen Cizîr'de 3 kentte konuşlanacak. Aynı zamanda Kobanê'de de bir tümen kurulacak. Bu tümenlerin Şam ile entegre bir şekilde görevlerini sürdürecek" diye konuştu.
YPJ’nin durumu
Anlaşma kapsamında YPJ’nin geleceğine ilişkin soruya yanıt veren Foza Yusif, "Asayiş içindeki kadınlar asayiş güçleri içinde varlıklarını sürdürecekler. YPJ'de devam edecek. Bu özel bir konu. Detayları hala daha konuşulmadı. Önümüzdeki günlerde konuşulacak; ama yapı olarak devam edecek. Anlaşma iki gün içinde yürürlüğe girecek. İlk adımlar iki gün sonra atılacak. Genel bir ateşkes ise başladı. Anlaşma maddeleri birer birer uygulanacak. İlk aşamada ordu birlikleri hem QSD hem de Suriye ordusu kentlerden çekilecek. Devamında tam anlamıyla bir ateşkes olacak. Sonrasında diğer maddeler sırasıyla uygulanacak. Kobanê içinde bu geçerli. Orada bulunan QSD güçleri kentin dışında belirlenen yerlerde konuşlanacak. Aynı şekilde Şam güçleri de ablukayı kaldıracak ve kente gidiş gelişler normale dönecek." dedi.
Serêkaniyê ve Efrîn için geri dönüş vurgusu
Foza Yusif, Türkiye destekli çetelerin elinde bulunan bölgelerde yaşayanların geri dönüşüne ilişkin de değerlendirmede bulunarak "Orada kentlerin yönetimi yeniden şekillenecek. Kentin halkı yönetimde söz sahibi olacak. Bunların iki günde hayata geçmesi pek mümkün değil, ama bunlar ilerleyen günlerde hayata geçecek. Cizîr bölgesi ve Kobanê kendi yönetimlerini kendileri belirleyecek. Özerk Yönetim'e bağlı kurumlar Şam ile entegre olacak. Bugüne kadar okullarda verilen diplomalar Şam tarafından tanınacak. Eğitimin dili ve müfredata dair ilerleyen zamanlarda komiteler oturup, konuşup bir ortak noktaya varacak. Herkesin anadilinde eğitim almasını savunuyoruz. Nasıl ki bugüne kadar herkes anadilinde eğitim aldıysa bundan sonra da bunu sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Kürtçe resmi eğitim dili olarak ele alınmalı" dedi.
‘Geçici çözümler yeterli değildir’
Anlaşmaya dair genel yaklaşımını sürdüren Foza Yusif, “kalıcı çözüm” ihtiyacına dikkat çekerek "Şimdi oralarda çalışanlar çalışmaya devam edecek ancak Şam'a entegre olacaklar ve bütün Suriye halkları için olacaklar. Her kent için kararları yerel meclisler almalı. Bu göz önünde bulundurulmalı. Şam ile yapılacak görüşmelerde bunlar açığa kavuşacak. Biz kentlerimizin kendi kararlarını kendilerinin alması yönünden kararlıyız. Yereli ilgilendiren kararlara yerel karar verecek. Geçici çözümler yeterli değildir. Anlaşmalar ile değil kalıcı çözümlere ihtiyacımız var. Uzun süreli kararlar alınmalı. Önümüzde uzun bir mücadele hattı var. Bu geçici süreç bitecek. Haklarımızı ve kazanımlarımızı korumamız için her zamankinden daha fazla mücadele etmemiz gerekecek. Mücadelemiz devam edecek" diye belirtti.
Uluslararası izleme ve garantörlük başlığı
Foza Yusif, çatışmalı süreçte esir düşenlerin durumuna da değinerek, anlaşmanın işletilmesi halinde bu başlıkta da kararlar alınacağını belirtti. Foza Yusif, "Bu anlaşma uygulanırsa esirler ve yaralılar ile ilgili de kararlar alınacak. Bu konularda süreç ile alakalı. Bütün yaşananlar sorunlar konuşulacak. Bu anlaşmanın garantisi halklarımızın çıkarları, garantisi bizler ve halkımızdır. Bazı uluslararası güçler var, bunu izleyen. ABD ve Fransa gibi güçler izleyecek. Biz de halkımız ile birlikte bu süreci izleyeceğiz. Seferberlik süreci devam edecek. Garantimiz halkımız olmakla uluslararası güçlerin rollerinden de yararlanacağız. Fransa Cumhurbaşkanı Macro kendisi 'Biz garantörlük yapacağız' dedi." ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin anlaşmaya yaklaşımına ilişkin de konuşan Foza Yusif, “süreci bozmak isteyen güçler” olabileceğini belirterek her iki tarafın da dikkatli olması gerektiğini kaydetti.
‘Anlaşma oldu her şey bitti dememek lazım’
Foza Yusif, halkın son süreçte belirleyici bir rol oynadığını ifade ederek şunları söyledi:
"Halkımız bu süreçte tarihi bir rol oynadı. Kürdistan'ın diğer 3 parçasında yaşanan gelişmeler Rojava halkına moral verdi. Bu destek devam ediyor. Destekler ile yapılmak istenenin önü kapatıldı. Kürt halkının duruşu taktire şayandır. Halkımız soykırım yapmak isteyenlere planlarını bir kez daha gözden geçirmelerini sağladı. Bu kadar tepki olacağını düşünmemiş olabilirler. Şu an tehlike ortadan kalkmadı. Destekler ve tepkiler devam etmeli. İlerleyen günlerde ne ile karşı karşıya kalacağımızı bilmiyoruz. Onun için seferberlik durumu devam etmeli. Tehlike ortadan kalkana kadar yapılan her çalışma önemlidir. Anlaşma oldu her şey bitti dememek lazım. Daha öncede bazı anlaşmalar olmuştu. Tehlike ortadan kalkmadı. Her yerde tetikte olmak gerek. Rojava'nın her bir maddi ve manevi desteğe ihtiyacı var"
Ulusal birlik çağrısı
Foza Yusif, konuşmasının devamında Kürt ulusal birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, son dönemde ortaya çıkan birlik atmosferinin somut adımlarla ilerletilmesi çağrısında bulundu. Foza Yusif, "Kürdistan'ı iki defadır ulusal birliği sağlıyor. Kürtlerin hala varlık sorunu var ve bu sorun hala ortadan kalkmış değil. Son günlerde Rojava çevresinde ortaya çıkan ulusal birlik ruhu ete kemiğe bürünmeli. Yarım kalan ulusal birlik kongresi yeniden canlandırılmalı. Halkımız her yerde bunun çağrısını yapıyor. Siyasi partiler halkın sesini dinlemeli. İlkin Kobanê için bugün de Rojava için bütün Kürdistan ayağa kalktı. Halkın talepleri birdir. Kürtler olarak biz de taleplerimizi bir yapmamız gerek. Gün halkın taleplerine sahip çıkma zamanı. Rojava'da yaşayan halkımız her şeye karşı uyanık olmalı. Yeni bir süreçteyiz ve zahmetli olacak. Birlik olursak bu süreçten kazançlı çıkarız. Herkes kendi üstüne düşeni yapması gerek. Halkımızın kazanımlarını korumak için mücadelemiz devam edecek. Önümüzde uzun bir yol var. Bu yeni süreçte gereklerini elimizden geldiği kadar yaparak sürece yanıt olmamız gerek" sözleriyle konuşmasını tamamladı.