Filistin’de açlık, yaşam kaynaklarının tahribiyle büyüyor
İsrail’in tarım alanlarını ve gıda üretim kaynaklarını hedef almasıyla Gazze’de gıda krizi derinleşiyor. Ekonomi araştırmacısı Wiam Wahba, milyonlarca kişinin temel besinlerden yoksun bırakıldığına dikkat çekiyor.
RAFİF ESLEM
Filistin — İsrail’in Ekim 2025’te ateşkes ilan etmesinin ardından Filistin’deki açlık sona ermedi. Bu durum; tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin tahrip edilmesinden, insani yardımların protein içermeyip yalnızca nişastalı gıdalar ve baklagillerle sınırlandırılmasına ve son olarak mal fiyatlarının fahiş şekilde artırılmasına kadar farklı biçimlerde devam etti. Bu durum, birçok aileyi yalnızca boş midelerini doyuracak şeylerle yetinmeye zorladı; bu da tam olarak "açlığın mühendisliği" kavramını açıklamaktadır.
Ekonomi araştırmacısı Wiam Wahba ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. Wiam Wahba, afet bölgesine giren yardımların krizin şiddetini azaltmaya katkıda bulunmasına rağmen Gazze Şeridi’ndeki durumun köklü bir şekilde değişmediğini belirtti. Wiam Wahba, Dünya Gıda Programı’nın (WFP) finansman eksikliği nedeniyle yardımları azaltacağını duyurmasının, Gazze halkından yaklaşık yarım milyon insanı temel gıda ihtiyaçlarından mahrum bırakacağını vurguladı.

Wiam Wahba, ailelerin çoğunun besin ihtiyaçlarını karşılamaktan ziyade sadece açlık hissini erteleyen öğünlerle beslendiğini, et, sebze ve meyveye ulaşamadıklarını kaydederek, “Başta çocuklar, kadınlar ve yaşlılar olmak üzere yaklaşık bir buçuk milyon kişinin gıda güvensizliğinde yaşadıkları kayıtlara geçti” diye belirtti.
Wiam Wahba’ya göre aksaklık, bazı malların ithalat biçiminden ve Gazze'ye girişinden de kaynaklanıyor. Wiam sözlerine şöyle devam etti: “Pazardaki arzın bir kısmını tatlılar ve asitli içecekler oluştururken; et ve yumurtanın bozulmadan ulaşabilmesi için ek masraflara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü bunlar yalnızca soğutuculu tırlarla taşınabiliyor ve bu tırlar genellikle sınır kapılarında gecikmelere maruz kalıyor. Bu durum, tüccarın nakliye ve depolama masraflarını artırıyor; tüccar da bu maliyeti tüketiciye yansıtarak fiyatları yükseltiyor. Sonuç olarak vatandaş istemediği için değil, maddi gücü yetmediği için satın alamıyor.”
‘Tohum bankasının ve tarım arazilerinin tahribi gıda güvenliğini tehdit ediyor’
Wiam Wahba, Gazze'nin savaştan önce Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentine bağlı El-Karara kasabasının doğusunda her türlü ekim için entegre bir tohum bankasına sahip olduğunu, ancak buranın İsrail güçleri tarafından doğrudan hedef alındığını belirtti. Wiam Wahba, “Bu projenin sorumluları, bireysel bir girişimle 32 çeşit tohumu toplamayı başardı. Ardından fidan dikip bunlardan tohum elde ederek, gelecekte yeniden tarımda kullanmak üzere Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah kentinde kurulan bir çadırda depoladılar” ifadelerini kullandı.
Wiam Wahba, Gazze Şeridi'ndeki tarıma elverişli arazilerin çoğunun "Sarı Hat"ın arkasında kaldığını, bu nedenle halkın toprakları ıslah edip ekebilmek için buralara erişim izni beklemek zorunda olduğunu açıkladı. “Bölge sakinlerinin erişebildiği geriye kalan araziler ise kıyı çevresinden etkilenmiş, sarı kumlu toprağa sahip batı bölgelerinde yer alıyor” hatırlatmasını yapan Wiam, “Bu topraklar, özellikle deniz suyundan etkilenmesi, geniş alanların bulunmaması, pestisit ve gübre girişinin engellenmesi nedeniyle, birçok ürünün yetişmesine imkan vermiyor” dedi.
Gıda kaynaklarının sabote edilmesi
Wiam Wahba'ya göre bu tedbirler zinciri; kümes hayvanı çiftliklerinin vurulması veya sahiplerinin üst üste yaşanan sürgünler sırasında bunları taşıyamaması ve beslemek için gerekli yemi bulamaması nedeniyle kaderine terk edilmesiyle tamamlandı. Açlık, felaket bölgesindeki insanı, hayvanı ve kuşları vurarak İsrail'in; tohumları ve tarım arazilerini tahrip ederek, su kaynaklarını kullanılmaz hale getirerek, kuluçkahaneleri hedef alarak ve ardından sınır kapılarını kapatıp sevkiyatları kısıtlayarak gıda kaynaklarını sistemsel olarak çökerttiğini gösteriyor.
Wiam Wahba, İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgal ettiğinden beri halkın üç ana sektöre dayandığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Birincisi tarım, ikincisi hayvancılık ve üçüncüsü balıkçılık. Denizin kapatılması ve savaş gemilerinin balıkçıların denize açılmasını engellemesi halkı temel gıda kaynaklarından birinden mahrum bıraktı, balık bulunsa bile fiyatı son derece pahalı.”
Ekonomi araştırmacısı Wiam Wahba, açlığın yıkıcı bir bombaya benzediğini ancak farklı bir şekilde işlediğini, çünkü insanları uzun vadede öldürdüğünü vurgulayarak, “Bu nedenle Gazze'li bir kadının, ailesini açlığın sefaletinden korumak için yıllardır yaptığından fazlasını yapması mümkün değildir; bu krizle mücadele etme sorumluluğu ise uluslararası kuruluşların, insan hakları örgütlerinin ve insani yardım kurumlarının omuzlarındadır” dedi.