Fas’ta kadınlar 8 Mart’ta eşitlik ve sendikal haklar için buluştu
Kazablanka’da düzenlenen panelde Faslı emekçi kadınların çalışma koşulları, sendikal hakları ve iş gücü piyasasındaki eşitsizlikler ele alındı. Kadınlar, toplumsal eşitliğin ancak ekonomik ve siyasal adaletle mümkün olacağını vurguladı.
HANAN HARET
Fas– Fas’ın Kazablanka kentinde Demokratik İşçi Konfederasyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen panelde, emekçi kadınların çalışma yaşamındaki sorunları ve sendikal mücadeledeki rolleri tartışıldı. Panelde kadınların iş gücü piyasasında karşılaştığı eşitsizliklere, görünmeyen emeklerine ve toplumsal hareketlerde üstlendikleri role dikkat çekildi.
Toplantıya katılan kadınlar, kadın sorunlarının yalnızca kadınlara özgü bir mesele olmadığını, aksine toplumsal ve ekonomik sistemin yapısıyla doğrudan bağlantılı toplumsal bir sorun olduğunu vurguladı. Kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet, ayrımcılık ve ekonomik güvencesizliğin aynı yapısal sorunlarla kesiştiğine dikkat çekilerek, gerçek eşitliğin toplumdaki servet ve iktidarın adil paylaşımı için verilen mücadeleyle mümkün olacağı ifade edildi.
Görünmeyen emek
Toplantıda ayrıca kadınların toplum içinde büyük ölçüde görünmeyen bir emek üstlendiği belirtildi. Ev işleri ve bakım emeği gibi faaliyetlerin ekonomik istatistiklerde yer almadığı, ancak toplumsal ve ekonomik yaşamın devamlılığı açısından hayati bir rol oynadığı vurgulandı.
Katılımcılar, toplumda hâkim olan kültürel kalıpların ve ataerkil zihniyetin eşitliğin sağlanmasının önünde hâlâ önemli bir engel oluşturduğunu dile getirdi. Bu nedenle toplumsal bilinç ve algıların değiştirilmesinin, feminist mücadelenin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi.
Toplantıda ayrıca Fas’ta kadınların siyasi ve toplumsal mücadelelerde oynadığı tarihsel role de dikkat çekildi. Kadınların sömürgeciliğe karşı yürütülen direnişten başlayarak, parti ve sendika çalışmalarına katılımlarına ve günümüzdeki protesto hareketlerindeki rollerine kadar uzanan mücadele geleneği hatırlatıldı.
Saida Menebhi anıldı
Katılımcılar ayrıca, “Kurşun Yılları” olarak bilinen dönemde tutuklanan kadınların deneyimlerini de andı. Bu isimlerden biri olan aktivist Saidа Menebhi, uzun süreli açlık grevinin ardından cezaevinde yaşamını yitirmiş ve Fas’ta kadın ve insan hakları mücadelesinin sembollerinden biri hâline gelmişti.
Kadınlar sendikal mücadelenin merkezinde
Panel kapsamında konuşan Demokratik İşçi Konfederasyonu üyesi Halima Laârabi, Dünya Kadınlar Günü’nün yalnızca sembolik bir kutlama değil, aynı zamanda bir mücadele ve hak talebi günü olması gerektiğini vurguladı.
Halima Laârabi, sendikanın emekçi kadınların toplumsal ve sendikal mücadelelerin merkezinde yer aldığına inandığını belirterek, kadınların haklarını savunmak için gerçekleştirilen protestolar ve saha eylemleri dâhil olmak üzere tüm mücadele biçimlerinde daha görünür olması gerektiğini söyledi.
Sendikanın bu günü bir “kutlama”dan çok, emekçi kadınlar için daha fazla hak ve adalet talep etme günü olarak gördüğünü ifade eden Halima Laârabi, dünyanın birçok bölgesinde kadınların hâlâ farklı biçimlerde şiddet ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını belirtti. Özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelen göçmen kadınların zor sosyal koşullar ve çok yönlü kırılganlıkla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Halima Laârabi, kadının her zaman üretken bir özne olduğunu belirterek kadınların hem ev içinde hem de ev dışında çalışarak toplumsal üretime katkıda bulunduğunu ifade etti. Kadınların ev içi emeği ve iş gücü piyasasındaki katkılarının toplumun devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Kadın sorunlarına ilişkin tartışmaların, dışarıdan aktarılan modeller yerine kadınların kendi deneyim ve gerçekliklerinden hareketle yürütülmesi gerektiğini dile getiren Halima Laârabi, kadınların bugün sorumluluklarının ve güçlerinin daha fazla farkında olduğunu belirtti.
Halima Laârabi, kadınların karar alma mekanizmalarında ve mücadelenin ön saflarında yer almasının daha iyi bir gelecek inşa etmek ve toplumsal değişimi gerçekleştirmek için gerekli olduğunu vurgulayarak, toplumda gerçek ilerlemenin sağlanabilmesi için kadınların ön saflarda yer almasının temel bir şart olduğunu ifade etti.
İş gücü piyasasında eşitsizlikler
Panelde sunulan veriler, Fas’ta iş gücü piyasasında kadınlar ile erkekler arasındaki eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koydu. Yüksek Planlama Komiserliği’nin (HCP) verilerine dayandırılan bilgilere göre kadınların yaklaşık yüzde 45’i ücret almadan çalışıyor ve çoğu durumda elde edilen gelir aile içinde erkeklere gidiyor.
Katılımcılar, kadınların özellikle tarım, hizmet ve düşük ücretli sanayi sektörleri gibi kırılgan alanlarda yoğunlaştığını belirtti. Bu sektörlerde çalışma saatlerinin daha uzun, ücretlerin ise daha düşük olduğu ifade edildi. Ayrıca üst düzey yönetim pozisyonlarına ulaşan kadınların oranının yüzde 5’i geçmediği, kadın girişimcilerin oranının ise yaklaşık yüzde 1 olduğu belirtildi. Kadınların önemli bir bölümünün, toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan kayıt dışı sektörde çalıştığı da vurgulandı.
İşsizlik verilerine ilişkin olarak ise kadınlar arasında işsizlik oranının yaklaşık yüzde 19.4, erkeklerde ise yüzde 11.6 olduğu ifade edildi. Bunun yanı sıra ülke genelinde kadın ve erkekler arasındaki ücret farkının yaklaşık yüzde 23 seviyesinde olduğu belirtildi.
Kadınların toplumsal hareketlerdeki rolü
Tüm bu zorluklara rağmen panelde konuşan katılımcılar, Fas’ta kadınların toplumsal hareketlerde önemli bir rol oynamaya devam ettiğini vurguladı. Kadınların özellikle Hirak Rif protestolarında önemli bir yer tuttuğu hatırlatılarak, tutukluların anneleri, eşleri ve kızlarının davanın duyurulmasında büyük rol oynadığı ifade edildi.
Panelde ayrıca ülkenin farklı bölgelerinde sağlık hakkı ve sosyal adalet talepleri etrafında gelişen diğer toplumsal hareketlerde de kadınların aktif biçimde yer aldığına dikkat çekildi.
Panelin sonunda katılımcılar, kadınlar ve erkekler arasında gerçek eşitlik sağlanmadan kalkınma ve demokrasinin mümkün olmayacağını vurguladı. Bir toplumun ilerlemesinin, kadınların haklarının ve onurunun hem toplumda hem de iş gücü piyasasında ne ölçüde güvence altına alındığıyla ölçüldüğü ifade edildi