Dijital güzellik dayatması kadınlar üzerinde baskı yaratıyor

Dijital güzellik dayatması kadınları psikolojik ve ekonomik baskı altına alıyor. Mısır’da düzenlenen seminerde, kadınların değerini görünüşe indirgeyen standartlara karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Haber Merkezi- Mısır’da Jineoloji Düşünce ve Araştırmalar Merkezi tarafından “Platform Algoritmaları ve Güzellik Standartlarının Şiddeti: Sembolik Şiddet ve Kadınların Görsel Kimliğinin Dönüşümü” başlıklı bir seminer düzenlendi. Libyalı gazeteci Afaf El-Fercani’nin yönettiği seminere, medya, toplumsal meseleler ve kadın hakları alanında çalışan çok sayıda kişi katıldı.

Seminerde, dijital medya algoritmalarının ve dijital güzellik filtrelerinin kadınların kendilerine ilişkin algılarını nasıl şekillendirdiği tartışıldı. İdealize edilmiş beden ve yüz görüntülerinin sürekli dolaşıma sokulmasının kadınlar üzerinde psikolojik ve ekonomik baskı yarattığına dikkat çekildi.

‘Kendini kabul etmek, varoluşla barışmaktan geçiyor’

Jineoloji Düşünce ve Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Dina Mohsen, kadınlara ilişkin meselelerin yalnızca akademik çerçevede ele alınmaması, olguların insani ve felsefi boyutlarının da incelenmesi gerektiğini söyledi.

Dijital ortamda kadınların maruz kaldığı ifşa, şantaj ve psikolojik şiddete dikkat çeken Dina Mohsen, bu saldırıların mağdurları yalnızlaşmaya, psikolojik çöküşe ve hatta intiharı düşünmeye sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Bu tür olayların geçici çevrimiçi anlaşmazlıklar olarak görülmemesi, ciddi bir toplumsal sorun olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Seminerin moderatörlüğünü yapan gazeteci Afaf El-Fercani ise güzellik standartlarının ev kadınlarından çalışanlara ve akademisyenlere kadar farklı yaşam koşullarındaki kadınları etkilediğini belirtti. Afaf El-Fercani, dijital platformların yaygınlaştırdığı güzellik algısının olumlu ve olumsuz yönleriyle tartışılmasının önemine işaret etti.

Güzellik, tüketim ekonomisinin parçasına dönüşüyor

Jineoloji Düşünce ve Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Nujin Yusuf, dijital platformların kadınların görünüşüne etkisinin ekonomik ve kültürel boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Nujin Yusuf, çağdaş kapitalizm ile dijital platformlar arasındaki ilişkiye dikkat çekerek güzelliğin belirli görünüş kalıplarını öne çıkaran ürün ve hizmetlerin pazarlandığı bir tüketim sisteminin parçası haline geldiğini ifade etti.

Seminerde ayrıca kadın bedeninin reklamlarda tüketimi teşvik etmek amacıyla kullanılmasının yanı sıra, influencerlar ve tekrarlanan içerikler aracılığıyla belirli güzellik anlayışlarının yaygınlaştırılması ele alındı.

Dijital baskı toplumsal dışlanmayı derinleştiriyor

Katılımcılar, doğal görünüşü hakim dijital güzellik standartlarına uymayan kadınların toplumsal baskı ve dışlanmayla karşılaşabildiğine dikkat çekti. “Dijital cezalandırma” kavramı üzerinden yürütülen tartışmalarda, görünüşe dayalı ayrımcılığın kadınların mesleki fırsatlarını ve toplumsal yaşama katılımını da etkileyebileceği belirtildi.

Seminerde ele alınan “sessizlik sarmalı” teorisiyle de bireylerin, hakim görüşe karşı çıktıklarında reddedilme veya dışlanma korkusuyla düşüncelerini ifade etmekten kaçınmaları değerlendirildi.

Ailelere ve toplumsal kurumlara çağrı

Dijital platformların yoğun kullanımının aile ilişkileri ve yüz yüze iletişim üzerindeki etkilerinin de ele alındığı seminerde, ekran başında geçirilen sürenin azaltılması, aile içi sohbetlerin ve ortak etkinliklerin artırılması önerildi.

Katılımcılar; ailelerin, eğitim kurumlarının, dini kurumların ve gençlik kuruluşlarının kadınların özgüvenini ve farklılıklara saygıyı güçlendirmek için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların değerinin dış görünüşleriyle değil, bilgi, beceri, kişilik ve mesleki yetkinlikleriyle değerlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Seminer, dijital içeriklere eleştirel yaklaşımın güçlendirilmesi, güzellik standartlarının sorgulanması ve görünüşe dayalı ayrımcılıkla mücadele edilmesi gerektiği vurgusuyla sona erdi.