Eylemcilere yeni cezalar: Hapis, sürgün, kırbaç ve idam endişesi
İran'da Ocak protestolarına katıldıkları gerekçesiyle yargılananlara yönelik cezalar sürüyor. İki Kürt kadına hapis, sürgün ve kırbaç cezası verilirken, İsfahan'daki davada idam endişesi büyüyor. Aynı gün iki kadın tutuklu da tahliye edildi.
Haber Merkezi - İran'da Aralık 2025 ve Ocak 2026’da gerçekleşen kitlesel protestoların ardından açılan davalarda yeni kararlar açıklanırken, insan hakları örgütlerinin adil yargılama ve işkence iddialarına ilişkin endişeleri de artıyor.
Rojhilat Kürdistan’ın da bulunan Qurwe ilçesinden Kürt yurttaşlar Neda Dedecani ve Setayiş (Behnuş) Serabi, protestolara katıldıkları gerekçesiyle hapis, sürgün ve kırbaç cezalarına çarptırıldı.
İnsan hakları raporlarına göre kukla sanatçısı Neda Dedecani, "kamu düzenini bozmak" suçlamasıyla bir yıl hapis, 31 kırbaç cezası ve Sistan-Belucistan eyaletine bağlı Nikşehr Cezaevi’ne iki yıl sürgün cezasına mahkûm edildi. Ayrıca Qurwe Devrim Mahkemesi'nin 1. Şubesi tarafından "ülkenin iç güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla toplanma ve anlaşma" suçlamasıyla iki yıl daha hapis cezası aldı.
Aynı dosyada yargılanan Setayiş (Behnuş) Serabi de aynı suçlamalarla bir yıl hapis, 31 kırbaç ve iki yıl Nikşehr'e sürgün cezasına çarptırılırken, Devrim Mahkemesi tarafından iki ayrı suçtan iki yıl daha hapis cezası aldı.
İki Kürt kadın hakkında toplam 6 yıl hapis, 4 yıl sürgün ve 62 kırbaç cezası verilmiş oldu.
İsfahan davasında idam endişesi
Protestolar kapsamında açılan "İsfahan Şüheda Meydanı" davasına ilişkin yeni bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Devrim Mahkemesi'nde yargılanan 16 kişi; "muharebe (Allah'a karşı savaş açma)", "toplanma ve anlaşma", "rejim aleyhine propaganda" ve "kamu malına zarar verme" suçlamalarıyla yargılanıyor.
Sanık sayısı ve yöneltilen suçlamalar nedeniyle dosya, daha önce bazı sanıkların idam edildiği "İsfahan Alihani Meydanı" davasıyla benzerlik taşıyor. Bu nedenle aileler ve insan hakları kuruluşları, yeni davada da idam cezaları verilmesinden endişe ediyor.
Dosyadaki 16 sanıktan 12'sinin kimliği kamuoyuna açıklandı. Bunlar arasında 20 yaşındaki ikiz kardeşler Terane Rahimi ve Romina Rahimi ile Setayiş Saedi de bulunuyor. Sanıkların İsfahan'daki Destgerd ve Devletabad cezaevlerinde tutulduğu bildirildi.
Duruşma cezaevinde yapıldı
16 sanığın yargılandığı duruşma geçen hafta Pazartesi günü Destgerd Cezaevi'nde gerçekleştirildi ve duruşmanın görüntü kaydının alındığı belirtildi.
Dosya İsfahan Devrim Mahkemesi'nin 5. Şubesi'nde kayıtlı olmasına rağmen yargılama 1. Şube hâkimleri tarafından yürütüldü. Duruşmaya savcılık temsilcisi de katıldı.
Sanıklar; "soğuk silahla muharebe", "muharebe kapsamında kamu malına zarar verme", "toplanma ve anlaşma" ve "rejim aleyhine propaganda" suçlamalarıyla yargılanıyor.
Avukatlara dosya erişimi engellendi
Ailelere yakın kaynaklar, savunma avukatlarının duruşma öncesinde dosyayı ayrıntılı inceleme imkanı bulamadığını ve bu nedenle yargılamaya itiraz ettiklerini aktardı. Avukatlar, karar verilmeden önce dosyanın incelenebilmesi için ek süre talep etti.
Dosyada bazı sanıklar "muharebe" ile suçlanıyor. İran yasalarına göre bu suçlama idam cezasıyla sonuçlanabiliyor. İki sanık hakkında ise "muharebeye yardım" suçlaması bulunuyor.
Setayiş Saedi hakkında ise yalnızca "toplanma ve anlaşma" suçlaması yöneltildiği, avukatlarının mevcut delillere dayanarak beraat talebinde bulunduğu öğrenildi.
Gözaltında işkence
Sanıklardan biri duruşma sırasında gözaltında işkence gördüğünü söyledi. İddiasına göre, soruşturmayı yürüten görevliler elektrik şoku kullanarak boynuna ve cinsel organına zarar verdi. İnsan hakları savunucuları, işkence iddialarının bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulması gerektiğini, baskı veya işkence altında alınan ifadelerin ise yargılamada delil olarak kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Cinayet suçlamasına ilişkin belirsizlik
Protestolar sırasında İsfahan'ın Şüheda Meydanı'nda biri Devrim Muhafızları üyesi, diğeri evsiz bir yurttaş olmak üzere iki kişi yaşamını yitirmişti.
Ancak yayımlanan iddianamede sanıklara bu ölümlerle ilgili doğrudan bir cinayet suçlaması yöneltilmediği, davanın ağırlıklı olarak "muharebe", "kamu malına zarar verme", "toplanma ve anlaşma" ve "rejim aleyhine propaganda" suçlamaları üzerinden yürütüldüğü belirtildi.
Dosyaya ilişkin bir kaynak da duruşmada sanıkların ölümlerle doğrudan bağlantısını ortaya koyan herhangi bir delilin sunulmadığını aktardı.
Ayrıca dosyada yer alan bir görüntüde, Terane Rahimi'nin olaylar sırasında evsiz yurttaşın darbedilmemesi için çevrede bulunanlara çağrıda bulunduğu yer aldı.
İnsan hakları kuruluşları, avukatların dosyaya erişiminin kısıtlanması, işkence iddiaları ve duruşmanın cezaevi içinde yapılmasının adil yargılanma hakkına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirterek, davanın uluslararası hukuk standartlarına uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
İki kadın tutuklu tahliye edildi
Öte yandan, İran'da güvenlik suçlamalarıyla yargılanan iki kadın da 20 Temmuz’da cezaevinden tahliye edildi. Siyasi tutuklu Golarê Abbasi, "af" olarak adlandırılan genelge kapsamında Evin Cezaevi'nden serbest bırakılırken, Saba Talebi ise kefalet karşılığında Meşhed Vekilabad Cezaevi'nden tahliye edildi.
Golarê Abbasi, daha önce "ülke güvenliğine karşı toplanma ve anlaşma" ile "rejim aleyhine propaganda" suçlamalarıyla toplam 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, temyiz mahkemesinin kararı onamasının ardından cezasının 33 aylık kısmını çekmek üzere Evin Cezaevi'ne gönderilmişti. Geçen yıl cezaevine konulan Golarê Abbasi, yayımlanan "af" genelgesi kapsamında serbest bırakıldı.
23 yaşındaki Meşhedli blog yazarı Saba Talebi ise bu yıl Mayıs ayında gözaltına alınmış, "Dini Lider'e hakaret", "kutsal değerlere hakaret" ve "rejim aleyhine propaganda" suçlamalarıyla tutuklanarak Vekilabad Cezaevi'ne gönderilmişti. Saba Talebi, Pazartesi günü kefaletle tahliye edildi.
İran'da Aralık 2025-Ocak 2026 protestolarının ardından açılan davalarda bir yandan ağır hapis, sürgün, kırbaç ve idam istemiyle yargılamalar sürerken, diğer yandan bazı tutukluların af veya kefalet yoluyla serbest bırakılması, ülkedeki yargı süreçlerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.