Ermeni kadınlardan nefret diline karşı toplumsal bilinç çağrısı

Hesekê’de yaşayan Ermeni kadınlar, halklar arasında nefret ve fitne yaratma girişimlerine karşı çıkarak toplumsal barışın korunması ve farklılıkların birliğin gücüne dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

RONÎDA HACÎ

Hesekê - Kürtler, Araplar, Ermeniler ve Süryanilerin yaşadığı Hesekê, farklı kültürlerin, dillerin, dinlerin ve geleneklerin bir arada var olduğu ortak yaşamıyla tanınıyor. Ancak son dönemde bazı çevrelerin halklar arasında nefret ve fitne yaratmaya yönelik girişimleri tepki çekiyor. Ermeni kadınlar, bu girişimlere karşı toplumsal barışın korunması ve halklar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ortak yaşam çağrısı

Cizîr halklarının farklı din, mezhep, ulus ve kültürlerden oluştuğunu belirten Sîlda Sîmon, nesillerdir bir arada yaşadıklarını söyleyerek, her zaman toplumsal barış ve ortak yaşam çağrısı yaptıklarını dile getirdi. Sîlda Sîmon, nefret ve ayrımcılık dilinin toplumda yer bulmaması gerektiğini ifade ederek, “Biz Cizîr halkı olarak bütün mezhep, ulus ve kültürlerden insanlarla nesillerdir bir arada yaşıyoruz. Bu ortak yaşamı sevgi, hoşgörü ve dayanışma temelinde öğrendik. Bu nedenle nefret dilini, fanatizmi ve ayrımcılığı reddediyoruz” dedi.

Toplumsal barışın ve ortak yaşamın korunmasının toplumdaki herkesin sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Sîlda Sîmon, kadınların, ailelerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi partilerin bu konuda iş birliği yapması gerektiğini söyledi. Sîlda Sîmon, “Yeni neslin nefret diline karşı bilinçlenmesi, başkalarını kabul etmesi ve birbirine saygı duyması için birlikte çalışmalıyız. Farklılıklarımızı ve çeşitliliğimizi düşmanlık nedeni olarak değil, güç ve birliğin kaynağı olarak görmeliyiz” şeklinde konuştu.

‘Hesekê kenti, farklı bileşenleri ve çeşitliliğiyle tanınıyor’

Kadınlardan Fîroz Abdullah ise, fitne ve nefret dilinin bölgedeki bütün bileşenler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek, “Bölge halkları farklı dönemlerde birbirlerine yardım etmiş, destek olmuş ve birbirlerinin örf, gelenek ve inançlarına saygı göstermiştir. Hesekê kenti, farklı bileşenleri ve çeşitliliğiyle tanınıyor. Halklar uzun yıllardır bir arada yaşıyor. Biz Ermeni bileşeni olarak toplumsal bilinçlenme, fitnenin ve kışkırtmaların durdurulması çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu tür davranışlar, bölge halklarının ortak yaşam değerleriyle bağdaşmıyor” sözlerine dikkat çekti.

Fîroz Abdullah, halkların birliğinin ve toplumun bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, fitnenin ve kışkırtmaların önüne geçmenin temel yolunun toplumsal bilincin ve halklar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.