Diba Keskin: Bu savaşın kazananı birliğini sağlayan halklar olacak
Ortadoğu’da yaşanan savaş ortamına yönelik değerlendirmelerde bulunan Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekreteryası Diba Keskin, savaşın kazananının, kendi içinde birliği sağlayabilen halkların olacağını belirtti.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Amerika, İsrail ve İran arasında yaşanan savaş bir ayı aşkın süredir devam ediyor. Savaşta her geçen gün sivil ölümleri artarken, öte yandan İran devleti Kürtleri hedef almayı sürdürüyor. Ortadoğu’nun neredeyse her yerinde etkisini sürdüren savaş Türkiye’yi ve Kürdistan’ı da etkiliyor. Türkiye’de savaşların gölgesinde yürütülen “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin savaştan etkilenmesi kaygı ve toplumda huzursuzluğa neden oluyor.
‘Savaşın kazananı birliğini oluşturan halk olur’
Ortadoğu İsrail-ABD’nin İran’a saldırması ve İran’ın da karşılık vermesiyle tırmanan savaş, İran’da nükleer tesislerin hedef alınmasıyla farklı boyut kazandı. Karşılıklı hava saldırılar sürüyor. ABD ile İran arasında olası bir müzakere için görüşmeler gündemde, ancak henüz bir sonuç yok.
Bir aydır süren savaşa işaret eden Diba Keskin, “İki taraf da zalim” diyerek, savaşan tarafların savaş kurallarına uymadığını belirtti ve şöyle dedi: “Savaşın perde arkasında Rusya, Çin ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu çok sayıda devlet var. 12 devletin İran’ı eleştiren yönde yapmış olduğu bir açıklama vardı. Ancak ABD’ye hiç dokunmadın sözlerini kurdular. Bunlar savaşı destekleyen devletler. Oysa savaşın bir diğer barçası da İsrail ABD.”
Tüm savaşların yıkıcı etkisinin olduğunu söyleyen Diba Keskin, bu savaşın Kürtleri de hedef aldığını vurguladı: “Kürtler bu savaşın ortasında kalmış durumda. İran saldırısı sonucu en son 6 Peşmerge yaşamını yitirdi. Her türlü şart ve koşulda Kürtlere saldırıyorlar. Bu savaş Kürtleri yakından ilgilendiriyor. Rojava saldırısında insanlarımız katledilip, sürgüne maruz kaldı. Burada ulusal birlik ruhu ortaya çıktı. Ve Kürtler ittifak kurdu. Bu ittifak Rojhilat da devam ettirilerek, bu savaştan yara almadan çıkabiliriz. Bu savaşın kazananı birliğini oluşturandır. Kürtler birliğini oluşturup saldırılara cevap olacaktır. Çünkü Rojava’da bunu gördük.”
‘Halklara zarar verenlerin savaştığı bir süreci yaşıyoruz’
Kürtlerin tarihten bu yana savaşların merkezinde olduğunu belirten Diba Keskin, “Kürtler bu savaşta bir duvar olup Ortadoğu halklarına öncülük edebilirler. Ortadoğu halkları da savaş istemiyor. ABD güçleri gelip halkları katlediyor. Zaten İran rejimi de kendi halkını katletti yıllarca. Halklar ve inançlar birlik içinde olup, kapitalist ve soykırımcı sistemlere karşı ortak duruş sergilemeli. Bir aydan fazla bir süredir ABD İran’a saldırıyor. Bu savaş uzun süreceğe benziyor. Bugün savaş dursa İran meydana çıkıp zaferini ilan edecek. Ve halkına zulüm edecek. Bunu da görmek gerekiyor. Devam eden savaş haline rağmen İran Kürt gençlerini katletmeye devam ediyor. Bu gerçeği görmek gerekiyor. Halklara zarar verenlerin savaştığı bir süreci yaşıyoruz. Her iki taraf da bu halklara zarar veriyor” dedi.
Diba Keskin, Jîna Emînî’nin İran’da “ahlak polisi” tarafından katledilmesi ardından başlayan “Jin, jiyan, azadî” direnişini hatırlatarak, “Sokağa çıkan direnişçiler değişim talebinde bulundu. Rejim değişikliği gerçekleşmedi. Bu rejim halkına zulüm ediyor. Zihinde devrim gerçekleşmesi şart. Tüm dünya İran rejiminden rahatsız olduğunu söylüyor. Ancak birçok ülke çıkarlar çerçevesinde yaklaşıyor. Ölüm istemiyoruz. Halkların özgürlük ve demokrasi taleplerinin kabul edilmesini istiyoruz bu ancak kadınların öncülüğünde gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.
‘Kürtler bütün halkların özgürlüğü için mücadele ediyor’
Kürtlerin Ortadoğu’da önce kendi varlığı, daha sonra halkların varlığı ve özgürlüğü için mücadele ettiğini söyleyen Diba Keskin, “Kürt halkı olarak iktidarların bu yaklaşımını hem kendimiz hem de diğer halklar için kabul etmedik. Zulmün, zorbalığın ve iktidarın aracı olmayacağız” dedi.
Kürtlerin insanlığı esas alarak bu dünyada bir cennet yaratmak istediğini ve bunun için mücadele ettiğini vurgulayan Diba Keskin, Kürtlerin dört parça Kürdistan’da, Ortadoğu’da ve dünyanın birçok yerinde ulusal birliği sağlaması gerektiğini vurguladı ve birliğin bu noktada ekmek, su gibi ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Bütün Kürtlerin talebinin Kürt birliğinin sağlanması olduğunu kaydeden Diba Keskin, “Ortadoğu’da dört parçaya bölündük, 100 yılı böyle geçirdik. Önümüzdeki 100 yılı birliğimizle, onurlu bir yaşamla geçirmeyi umuyoruz” diye belirtti.
Dünyada tarih boyunca iktidarın hep erkeklerin elinde olduğuna dikkat çeken Diba Keskin, “Erkeklerin iktidar olduğu dönemleri görüyoruz ölüm, zulüm, kan. Kürtçede ölüm kelimesi erkek, kadın kelimesi ise yaşamla bağdaştırılır. Erkekler ölümü kadınlar ise yaşamı ortaya koyuyor. Dil, bir halkın anlayışının göstergesidir. Kürtçenin ortaya çıkardığı anlayışta budur. Erkeklerin yürüttüğü iktidarın kimseye bir kazanç sağlamadığı ortada. Milyarca yıllık dünyayı erkekler 100 yılda yakıp, yıktılar. Kadınların artık etkili bir rol üstlenmesi ve kendi anlayışlarını dünyaya göstermesi gerekiyor. Bunun içinde dünyadaki bütün kadınların birliği önemlidir. Kadınlar gücü eline aldığında nasıl olursa olsun bugünden daha iyi olacağına inanıyorum” dedi.