SAMER: ‘Ailem Güvende’ söylemi farklı başlıklarla tartışılıyor
SAMER raporuna göre, “Ailem Güvende” operasyonları dijital medyada aile ve ahlakın yanı sıra kadın ve çocukların korunması, adalet, özel hayat, özgürlükler ile ekonomik ve sosyal güvence açısından da tartışıldı.
Haber Merkezi- Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER) “Ailem Güvende” adı altında dernek, vakıf ve iş yerlerine yönelik baskınlar ile gözaltıların ardından sanal medyada oluşan tepkileri analiz etti. X platformunda yer alan bin 300 paylaşımın incelendiği raporda, “aileyi koruma” söyleminin toplumun farklı kesimlerinde yalnızca güvenlik ve ahlaki değerler üzerinden değil; kadın ve çocukların korunması, adalete erişim, özel hayata müdahale, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile ekonomik ve sosyal güvence başlıkları üzerinden de tartışıldığı belirtildi.
Paylaşımlarda aile güvenliği, kadın ve çocukların şiddetten korunması, suç ve cezasızlık algısı, özel hayata müdahale, örgütlenme ve ifade özgürlüğü ile ekonomik ve sosyal güvence gibi farklı boyutlarla ilişkilendirildiği belirtildi. Raporda, “Bu çerçevede raporun öne çıkan çıkarımı, ‘aileyi koruma’ söylemi ile toplumun farklı kesimlerinin kendilerini fiilen güvende hissetmesi arasında belirgin bir algı mesafesi bulunduğudur” ifadelerine yer verildi.
Güç hangi alanlarda yoğunlaşıyor?
İncelenen eleştirel paylaşımların güvenliğin yalnızca belirli yaşam biçimlerini veya ahlaki değerleri korumaya yönelik operasyonlarla sağlanamayacağını, kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunması, adalete erişim, ekonomik güvence ve temel hakların kullanılabilmesi gibi alanların da güvenlik anlayışının parçası olması gerektiğini savunduğu kaydedildi. Raporda, paylaşımlarda hükümet ve sistem eleştirilerinin temelinde, devletin güvenlik ve ahlak politikalarında hangi sorunları öncelikli gördüğü ve kamu gücünü hangi alanlarda yoğunlaştırdığı sorusu bulunduğu ifade edildi.
Devlet müdahalesi meşrulaştırılıyor
Raporda, incelenen destekleyici paylaşımların aile, din, kültür ve toplumsal değerlerin korunmasını öncelerken, eleştirel paylaşımlar aynı kavramların devlet müdahalesini meşrulaştırmak için kullanılabildiğini ve buna karşılık gündelik yaşamda hissedilen bazı güvenlik, adalet ve ekonomik sorunların yeterince karşılanmadığının ileri sürüldüğü aktarıldı. Raporda, şu ifadelere yer verildi:
“Sosyal medya söyleminde ‘Ailem Güvende’ ifadesi tek anlamlı bir güvenlik göstergesi olmaktan çıkmakta; devletin koruma sorumluluğunun kapsamı, güvenliğin kimler için ve hangi koşullarda sağlandığı ve kamu politikalarının öncelikleri üzerine bir tartışma başlığına dönüşmektedir. Bu bulgu, aile ve güvenlik politikalarının yalnızca ahlaki değerler üzerinden değil, aynı zamanda şiddetten korunma, eşit yurttaşlık, adalet, ekonomik güvence ve temel haklar bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.”