Büyük Ortadoğu Projesi’nde Kürtler: Silinmeyi reddeden bir halk
On yıllardır Kürt halkı farklı biçimlerde tekrar eden bir ihlal zinciriyle karşı karşıya kalıyor, ancak hepsinin tek bir amacı var: Kürtleri siyasi denklemden uzaklaştırmak.
LAVA KURDE
Haber Merkezi – Ortadoğu, modern tarihinin en karmaşık siyasi yeniden şekillendirme dönemlerinden birine tanıklık ediyor. Büyük küresel ve bölgesel güçler bölgeyi açık bir nüfuz alanı gibi ele alıyor, kendi çıkarlarına göre yeniden çiziyor; bu değişimlerin bedelini ise halklar –başta Kürt halkı– ödüyor.
Kürtlerin maruz kaldığı bu ihlaller münferit olaylar değildir; demokratik bir özyönetim modeli kurma kapasitesine sahip ulusal kimlikleri zayıflatarak bölgeyi kontrol etmeyi amaçlayan daha geniş bir siyasi projenin parçasıdır.
On yıllardır Kürt halkı farklı biçimlerde tekrar eden bir ihlal zinciriyle karşı karşıya kalıyor. Bu ihlaller, varlığı ve hakları hedef alan süreklilik taşıyan bir politikadır; ancak hepsinin tek bir amacı vardır: Kürtleri siyasi denklemden uzaklaştırmak.
Bu ihlaller şunları içeriyor:
*Suriye, Irak ve Türkiye’de zorla göç ve demografik değişim
*Kültürel ve dilsel baskı ve kimliği silme girişimleri
*Gerçek Kürt temsiliyetini engellemek için siyasi lider ve yapılara yönelik hedefleme
*Kuzey ve Doğu Suriye’deki özerk yönetim gibi demokratik deneyimlerin bastırılması
*Bu politikalar güvenlik gerekçesi değil; farklı bir siyasi projeye sahip bir halkı zayıflatmaya yönelik sistematik araçlardır
Büyük Ortadoğu Projesi: Halkların iradesine rağmen bölgenin yeniden çizilmesi
“Büyük Ortadoğu” kavramı, bölgenin büyük güçlerin çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden şekillendirilmesi için siyasi bir çerçeve olarak ortaya çıktı.
Proje şu temellere dayanıyor:
*Merkezi devletlerin daha küçük ve daha kolay kontrol edilebilir yapılara parçalanması
*Bölgesel güçler arasında nüfuzun yeniden paylaşılması
*Petrol, su ve stratejik geçiş yolları gibi kritik kaynakların kontrolü
*Halkların sürekli çatışma halinde tutulması ve bağımsız bir siyasi projenin engellenmesi
Proje resmen ilan edilmemiş olsa da, sahadaki anlaşmalar, ittifaklar ve askeri hareketlerde özellikleri açıkça görülüyor.
Kürtler neden girdabın merkezinde?
Kürt halkı bu denklemde yalnızca bir “taraf” değil; bölgesel ve uluslararası güçlerin farklı yöntemlerle çözmeye çalıştığı merkezi bir meseledir.
Kürtlerin sürekli hedef olmasının dört temel nedeni vardır:
1- Coğrafya: Kürdistan, enerji yolları ve stratejik geçiş hatlarının merkezindedir; bu da tüm güçlerin kontrol hedefi haline getirir.
2- Kaynaklar: Kürt bölgeleri petrol, su ve tarım açısından zengindir; bu da onları ekonomik açıdan kritik kılar.
3- Demokratik siyasi proje: Rojava’da ortaya çıkan özyönetim ve eşitlik temelli model, katılım haklarını genişleten her deneyimden korkan merkezi rejimler için doğrudan bir tehdittir.
4- Toplumsal güç: Zayıflatma girişimlerine rağmen Kürtler inkar edilemez bir toplumsal ve siyasi güç olarak varlığını sürdürmektedir; bu da bölgeyi halk iradesine rağmen yeniden şekillendirmek isteyen herkes için onları hedef haline getirir.
Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Kürtler için ne planlanıyor?
Siyasi gerçekliğin incelenmesi şu eğilimleri gösteriyor:
*Sahadaki gerçek güce rağmen Kürtlerin siyasi olarak tanınmaması
*Demokratik deneyimlerin bastırılması ve yayılmasının engellenmesi
*Kürtlerin büyük güçler arasında bir pazarlık unsuru olarak kullanılması
*Kürt bölgelerinin kontrolünün bölgesel güçler arasında paylaşılması
Bu politikaların amacı, bölgenin geleceğinde etkili olabilecek demokratik bir Kürt yapısının ortaya çıkmasını engellemektir.
Buna rağmen Kürtler inkar edilemez bir güçtür. Tüm baskılara rağmen Kürt halkı:
*Siyasi ve idari kurumlar kurma kapasitesini gösterdi
*Kuşatmalara rağmen topraklarını savunma kapasitesini gösterdi
*Etkili uluslararası ittifaklar kurma kapasitesini gösterdi
*Kimliğini silme girişimlerine rağmen korudu
Bugün Kürt meselesi artık bir “azınlık meselesi” değil; yaşam, kimlik ve temsil için doğal haklarını talep eden bir halkın meselesidir.
Büyük Ortadoğu Projesi haritaları yeniden çizmede başarılı olabilir; ancak halk iradesini silmede başarılı olmadı ve olmayacaktır. Kürt halkı, tüm baskılara rağmen yalnızca kurban olmadığını, aynı zamanda temel bir aktör olduğunu göstermiştir.