Fas’ta medyaya toplumsal cinsiyet eğitimi: Kalıp yargılara karşı iki günlük atölye

Kazablanka’da toplumsal cinsiyet atölyesi düzenlendi. Atölyede gazetecilerin toplumsal cinsiyet temelli kalıp yargıları sorgulaması ve ev içi emeğin görünürlüğünü artırması hedeflendi.

HANAN HARET

Fas- Eşitlik ve Yurttaşlık için Meydan Okuma Derneği, Fas Ulusal Basın Sendikası ile ortaklaşa ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) desteğiyle, 12-13 Şubat tarihlerinde Kazablanka kentinde iki gün süren bir atölye düzenledi. Atölye, medyanın toplumsal cinsiyet temelli kalıp yargıları azaltmadaki rolünü ve medya alanında insan hakları ile toplumsal cinsiyet adaletine dayalı bir söylemin güçlendirilmesini ele aldı.

Bu atölye, “Evdeki emek de iştir” başlıklı proje kapsamında gerçekleştirildi. Proje, ücretsiz ev içi emeğin tanınmasına ilişkin kamusal bir tartışma başlatmayı ve kadınlar ile erkeklerin toplum içindeki rollerine dair kalıp yargıların yeniden üretilmesinin tehlikelerine dair medya farkındalığını artırmayı hedefliyor.

Atölye için “Ev içi emek artık küçümsenmesin diye bir adım atalım” sloganı seçildi. Bu slogan, Fas’ın son on yıllarda yaşadığı toplumsal dönüşümlere rağmen hâlâ “kadınlara ait doğal bir sorumluluk” olarak görülen ev içi emeğin sembolik ve toplumsal boyutuna dikkat çekiyor.

Kalıp yargıların yeniden üretilmesi

Yapılan sunumlarda, toplumsal sosyalleşmenin kız çocuklarını küçük yaşlardan itibaren bakım ve ev işleri rollerine yönlendirdiği, erkek çocuklara ise daha geniş bir özgürlük ve bağımsızlık alanı tanıdığı ifade edildi. Bunun da zamanla “toplumsal gerçeklik” gibi sunulan kalıp yargıları pekiştirdiği vurgulandı. Bu kalıp yargıların, erkeklere aile, iş gücü piyasası ve kamusal alanda ayrıcalıklar tanıyan ataerkil bir sistemin parçası hâline geldiği ve eşitsizliği sorgulanması zor, normalleştirilmiş bir olguya dönüştürdüğü belirtildi. Katılımcılar ayrıca medyanın bu kalıp yargıların yeniden üretilmesindeki sorumluluğunu da tartıştı. Haberlerde ve reklamlarda kullanılan dil, seçilen bakış açıları ve kadın ile erkeklerin sunuluş biçimleri üzerinden bu yeniden üretimin gerçekleştiği ifade edildi. Gazetecilerin gerekli analitik araçlara ve mesleki becerilere sahip olmaları hâlinde, egemen söylemi sadece aktarmak yerine sorgulayarak ve sorunlu noktaları ortaya çıkararak bu kalıp yargıları ortadan kaldırmada medyanın kilit bir rol oynayabileceği vurgulandı.

Katılımcılar, medyanın kalıp yargılardan arınması hâlinde, toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde daha adil bir toplumun inşasında itici bir güç olabileceğini belirtti.

Medyanın rolünün güçlendirilmesi gereği vurgulandı

Bu bağlamda, Fas Ulusal Basın Sendikası üyesi gazeteci Suad Şagel, söz konusu atölyenin medya alanında var olan acil bir ihtiyaca yanıt olarak düzenlendiğini ifade etti. Bu ihtiyacın, toplumsal cinsiyet konularına ilişkin analitik araçlar ve mesleki metodolojilerdeki eksiklikten kaynaklandığını söyledi.

Suad Şagel, iyi niyetli olsa dahi birçok medya haberinin, uzmanlaşmış eğitim eksikliği nedeniyle kadınlara dair hazır kalıp yargıları ve temsilleri yeniden ürettiğini belirtti.

Gazetecilikte toplumsal cinsiyet yaklaşımının benimsenmesinin taraflılık anlamına gelmediğini vurgulayan Suad Şagel, bunun insan haklarına dayalı analitik yaklaşımlar ve mesleki beceriler gerektirdiğini; “doğal” ya da “apaçık” kabul edilen unsurların sorgulanabilmesini sağladığını ifade etti.

İki gün süren bu atölyenin, yeni analitik araçların kazanılması açısından ilk bir fırsat ve medyanın eşitlik ile adalet değerlerini desteklemedeki rolünü güçlendirmeye yönelik bir sürecin başlangıcı olduğunu belirten Suad Şagel, kadınların onurunun medya söylemi içinde korunmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.