Ayşe Gökkan tahliye edilmedi: Bu yargılama TJA’ya yöneliktir
Savcılığın tahliye talebine rağmen TJA aktivisti Ayşe Gökkan’ın tutukluluğuna devam kararı verildi. Duruşmada “Bu yargılama TJA’ya yöneliktir” diyen Ayşe Gökkan, barış sürecine sahip çıkılması çağrısı yaptı.
Haber Merkezi - Amed’de görülen davada, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılanan TJA aktivisti Ayşe Gökkan için tahliye kararı çıkmadı. Savcılığın tahliye yönündeki mütalaasına rağmen mahkeme heyeti tutukluluğun devamına hükmederken, duruşma salonunda kadın örgütleri ve siyasetçilerin yoğun katılımı dikkat çekti.
Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan’a 2 kez “örgüt üyesi olmak” iddiasından verilen 12 yıl ve 7 yıl 6 ay, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasından verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasını bozarken, “örgüt propagandası yapma” iddiasından verilen 3 yıl hapis cezasını onadı.
Ayşe Gökkan’ın bozulan cezası sonrası yargılandığı davanın 4’üncü duruşması, Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukat Fatma Sürücü ile Ayşe Gökkan duruşmaya tutsak bulunduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatları Berfin Lütfiye Gökkan, Özüm Vurgun ile Muharrem Şahin duruşma salonunda hazır bulundu. Ayrıca Ayşe Gökkan’ın ailesi, Kürt Kadın Birliği Platformu üyeleri, çok sayıda kadın kurumu ve siyasetçiler duruşmayı izledi.
‘Yargılama TJA’ya yöneliktir’
Kürtçe savunma yapan Ayşe Gökkan, birleşen dosyalara karşı savunma yaptı. Tahliyesini talep eden Ayşe Gökkan, “Daha önce verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Barış ve Toplum Süreci sürecinde bu yargılamanın yapılması demokrasiye karşı bir yargılamadır. Keyfi bir yargılama yapılıyor. Bu yargılama hem ulusal hem de uluslararası kadınlar tarafından destekleniyor. Bana destek veren herkese teşekkür ediyorum. Bu benim şahsıma değil, TJA şahsına yönelik bir yargılamadır. Ne mutlu ki bana ki TJA aktivistiyim” dedi.
‘Barış sürecine sahip çıkılmalı’
Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na da dikkat çeken Ayşe Gökkan, “Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı barış sürecini destekliyorum. Herkese çağrımdır, bu sürece sahip çıkılsın. Ortadoğu bir ateş çemberi içinde. Türkiye’nin de bu ateş çemberi içinde yanmasını istemiyorum. Barışla bu ateşi söndürelim. Provokasyonlar yapılmasın. Devletin kendisi de diyor, provokasyon yapılmasın bu süreçte. Ama Mehmet Emin’in cezaevinde cenazesinin çıkması en büyük provokasyondur. Bu bir katliamdır. 70 yaşında bir insana nasıl ağır ceza verilir? Kadın özgürlük mücadelesine desteğim devam ediyor. Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez. Biz tutsaklar olarak 21 Mart’ta Newroz’u kutladığımız için cezaevi bize soruşturma başlattı. Halay çektiğimiz ve şarkı söylediğimiz için suç gösterildi. Biz buna rağmen kutlamaya devam edeceğiz” diye belirtti.
‘Cenazeye katılmak suç değildir’
Ardından savunma yapan avukat Berfin Lütfiye Gökkan, birleşen dosyanın kent meclisinin kurulduğuna dair iddiaya karşı açıldığını belirtti. “Soruşturma aşaması 2018. İddianamenin şimdi kabul edilmesi ise 2026. Bu dosya, Ayşe Gökkan’ın yaptığı tüm çalışmaların hedef alındığını gösteriyor. Üzerinden 7 yıl geçmiş ve yeni bir kamu davasına dönüyor. Kendisi Nusaybin Belediye Başkanı olduğu dönemde 6 ayda bir halkla birlikte kent meclisi toplantıları yapıyordu. Dosyada neden suçlandığına dair bir şey yok. Aynı zamanda bir gizli tanık var ancak ne söylediği belli değil. Önceki dosyalarla çok benzer. Kendisinin cenazeye katılması da iddianamede geçiyor. Cenazeye katılmak insani bir şeydir” dedi.
Ayşe Gökkan’ın yürüttüğü tüm çalışmaların legal olduğunu vurgulayan Berfin Lütfiye Gökkan, birleşen dosyadaki iddiaları kabul etmediklerini belirterek müvekkilinin beraatini istedi.
Savcılık tahliye istedi
Avukat Fatma Sürücü de müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etti. Ardından mütalaasını sunan iddia makamı, Ayşe Gökkan’ın tahliyesini istedi.
‘6 yıldır sağlıklı savunma yapamıyor’
Mütalaaya karşı savunma yapan avukat Muharrem Şahin, “Müvekkilimiz yaptığı her şeyi kabul etti, savundu ve neden yaptığını anlattı. Kadınların ve çocukların şiddete maruz kalmaması için mücadele ediyor. Ancak 6 yıldır sağlıklı bir savunma yapmasına izin verilmiyor. Abdullah Öcalan’ın tecridinden ve kadın cinayetlerinden bahsettiğinde sözleri kesildi. Zaten bunlardan dolayı yargılanıyor” dedi.
‘Umut hakkı’ vurgusu
Savcılığın dört ayrı mütalaada tahliye talebinde bulunduğunu hatırlatan avukat Berfin Lütfiye Gökkan, bu görüşe katıldıklarını belirtti. Türkiye’de son dönemde yapılan açıklamaların Ayşe Gökkan’ın sözlerinden çok daha ileri olduğunu ifade eden Berfin Lütfiye Gökkan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “umut hakkı”na dair açıklamalarını hatırlattı. “Bu açıklamalar yapılırken kamu düzeni bozulmadı. Tutukluluğun devamı için öne sürülen gerekçeler geçerli değildir. Müvekkilimiz daha önce adli kontrol şartlarına uymuştur, kaçma şüphesi yoktur” dedi.
‘Kadın mücadelesi yargılanıyor’
Avukat Özüm Vurgun ise, 2020’den bu yana katledilen kadınların sayısını hatırlatarak, “Ayşe Gökkan kadın özgürlük mücadelesini savunduğu için tutuklandı. Bu mücadele bugün daha da gerekli. Kadın mücadelesinin ülke açısından kurtarıcı olduğuna inanıyoruz” dedi.
Tahliye talebi reddedildi
Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından Ayşe Gökkan’ın tahliye talebini reddetti. Duruşma 19 Haziran tarihine ertelendi.