Afganistanlı Yalda Ahmadi: İran halkı bu utanç verici düzene son verecek
Afganistanlı kadın hakları aktivisti Yalda Ahmad, İran halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, “İran halkı direnişle, müdahaleci güçlerin etkisini kıracak ve İran İslam Cumhuriyeti’nin bu utanç verici düzenine son verecektir” dedi.
BAHARİN LEHİB
İran - İran’da son günlerde gerçekleşen protestolar, toplum ile iktidar arasındaki derin uçurumu bir kez daha ortaya koydu. Yıllardır süren baskı, ayrımcılık ve temel hak ihlalleri, özellikle kadınlar ve gençler arasında biriken öfkenin sokaklara yansımasına neden oldu. Protestolar sırasında güvenlik güçlerinin ateşli silahlar kullanması, keyfi gözaltılar ve işkence gibi ihlaller rapor edildi. Baskılar, halkın öfkesini azaltmak yerine sistematik insan hakları ihlallerinin kanıtı haline geldi.
Ülkedeki baskılara ek olarak yabancı müdahaleler de tartışma konusu oldu. ABD ve bazı diğer ülkeler, açıklama, yaptırım ve sınırlı desteklerle kendilerini insan haklarının savunucusu olarak göstermeye çalışıyor. Ancak Afganistan deneyimi, bu tür müdahalelerin çoğu zaman halkın değil, müdahale eden devletlerin siyasi, güvenlik ve ekonomik çıkarları doğrultusunda şekillendiğini göstermiştir. Afganistan’daki yirmi yılı aşkın ABD varlığı, demokrasi ve insan hakları söylemiyle başlamış olsa da, pratikte uzun savaşlar, kitlesel sivil kayıpları, altyapı yıkımı ve istikrarsızlık getirdi. Bu durumdan en çok kadınlar ve çocuklar etkilenirken, adalet mekanizması neredeyse hiç sağlanamadı. Bu durum, bölge halkının yabancı güçlerin vaatlerine şüpheyle yaklaşmasına ve İran gibi ülkelerde benzer senaryolardan endişe duymasına yol açtı.
Yabancı müdahaleler çoğu zaman krizleri daha da karmaşıklaştırıyor ve baskıcı hükümetlere, iç protestoları “yabancı ellerin işi” gibi göstermeleri için bir gerekçe sağlıyor. Bu durum, protestocuları hem iç baskı hem de dış güç oyunları arasında bırakıyor. İran’daki gösteriler de bu ortamda gerçekleşiyor; halk onur, özgürlük ve adalet talep ederken, yabancı aktörlerin siyasi istismarından da endişe duyuyor. Afganistan deneyimi, kalıcı değişimin ancak halkın bağımsız iradesiyle mümkün olabileceğini ve insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulmadan yapılan dış müdahalelerin yıkıcı sonuçlar doğuracağını gösteriyor.
İran’daki protestocuların katledilmesi ve uluslararası toplumun sessizliği, insan haklarına yönelik çifte standartları bir kez daha ortaya koyuyor. Sonuç olarak, İran’daki eylemler sadece bir iç kriz değil, iç baskı, dış müdahale ve büyük güçlerin çıkarlarının iç içe geçtiği karmaşık bir bölgesel ve küresel sürecin parçası olarak görülmeli. Protestocuların sesi, uluslararası politikanın karmaşasında kaybolmaması gereken bir insanlık çağrısıdır.
‘İran halkı için özgürlük ve kurtuluş diliyorum’
Afganistanlı psikolog ve kadın hakları aktivisti Yalda Ahmad, İranlı protestocularla dayanışma içinde olduğunu belirterek, “Son dönemde İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin baskı ve zulmünden bıkmış bir şekilde sokaklara döküldü, gösteriler düzenledi. Ancak ne yazık ki, daha önce olduğu gibi, rejim güçleri protestocuları katlediyor, yaralıyor, hapse atıyor ve idam ediyor. Bir Afgan vatandaşı olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Hem Afganistan hem İran halkları, ister dini ister Taliban kökenli olsun, İslamcı grupların zulmünden ve şiddetinden bıkmış durumda. İran halkı için özgürlük ve kurtuluş diliyorum” ifadelerini kullandı.
Afganistan örneği: Müdahaleler köktenci grupların yayılmasına yol açtı
Sözlerinin devamında İran halkına seslenen Yalda Ahmad, yabancı müdahalelere karşı uyarıda bulundu. Yalda Ahmad, “Amerikan emperyalizmi ve müttefiklerinin terörle mücadele adı altında Afganistan’a yönelik 25 yıllık doğrudan müdahale ve işgal deneyimi ortadadır. Bu müdahaleler terörizmi ortadan kaldırmadı, aksine Afganistan’da cihatçı partilerin, Taliban’ın, IŞİD’in ve diğer İslamcı ve köktenci grupların büyümesine ve yayılmasına yol açtı” dedi.
‘İran halkı direnişle müdahaleci güçlerin etkisini kıracak’
Hiçbir ülkenin ya da gücün kendi çıkarlarını gözetmeden hareket etmediğini vurgulayan Yalda Ahmad, “Ancak İran halkı dayanışma, mücadele ve direnişle, müdahaleci güçlerin ve onları destekleyen yapıların etkisini kıracak ve İslam Cumhuriyeti’nin bu utanç verici düzenine son verecektir. Şiddetten arınmış bir dünya umuduyla” ifadelerini kullandı.