Afganistan’da zayıf altyapı ve plansız kentleşme kayıpları artırdı

Yoğun yağışların yol açtığı sellerde aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 51 kişi yaşamını yitirdi. Uzmanlar, can kayıplarında plansız yapılaşma ve altyapı eksikliğine dikkat çekti.

BAHARİN LEHİB

Afganistan - Yeni yılın başlamasıyla birlikte Afganistan’ın birçok vilayetinde aralıksız yağışlar etkili oldu. Bu yağışlar, ülkenin farklı bölgelerinde yeniden sel felaketlerine yol açarken, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca kişi yaşamını yitirdi. İklim değişikliğinin etkisiyle, imkanlardan yoksun ve yoksul ülkelerde afetlerin etkisi daha ağır hissedilirken, Afganistan’da da benzer bir tablo ortaya çıktı.

Geçtiğimiz kış Afganistan’ın büyük kentlerinde hava kirliliği yüzlerce kişinin ölümüne neden olmuştu. Bu kirliliğin başlıca nedenlerinden biri standartlara uygun olmayan yakıtların kullanımı olarak gösteriliyor. Afganistan’da hava kirliliğini azaltan en önemli etken ise kar ve yağmur yağışları. Ancak kar ve yağmurun yetersiz olması, su kıtlığını artırarak kuraklığı derinleştiriyor.

Yılın başından bu yana yağan yağmurlar, özellikle nüfusun yoğun olduğu Kabil başta olmak üzere birçok vilayette su seviyesinin yükselmesine neden oldu. Taliban yönetimi de Kabil’in farklı bölgelerindeki bazı barajlarda su seviyesinin arttığını duyurdu.

Geçtiğimiz kış Kabil ve bazı vilayetlerde kar yağışı yalnızca bir ya da iki kez ve sınırlı miktarda gerçekleşti. Bu durum su açığını kapatmaya yetmedi. Taliban yönetiminin de suyun kontrolü ve depolanmasına yönelik etkili adımlar atmaması nedeniyle Afganistan halkı, özellikle kadınlar ve çocuklar, bir kez daha afetlerin en büyük mağduru oldu.

Afganistan’da sel felaketlerinin birçok nedeni bulunuyor. Bunlardan biri ülkenin dağlık yapısı. Afganistan’ın yaklaşık dörtte üçü dağlık alanlardan oluşurken, düz araziler yalnızca yüzde 20-25 civarında. Bu nedenle çok sayıda insan, başkent Kabil dahil olmak üzere dağlık bölgelerde yaşıyor.

Ülkenin birçok yerinde inşa edilen evler de standartlara uygun değil. Özellikle yüksek dağların eteklerinde yapılan yapılarda mühendislik kuralları gözetilmiyor. Bu evlerin birçoğu sel yataklarında bulunduğu için taşkınlar sırasında yıkılıyor.

 

Standart dışı yapılaşma felaketleri büyütüyor

Son 20 yılda bazı vilayetlerde daha iyi malzemelerle evler inşa edilse de, bu yapıların konumunun uygunluğu ya da doğal afetlere dayanıklılığı dikkate alınmadı.

Geçmişte konutlarda üç kat sınırı bulunurken, son 20 yılda çok katlı binalar inşa edildi. Bu yapıların bir kısmında kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Kabil ve bazı kentlerde 8 büyüklüğünde bir depremin yaşanması halinde şehirlerin büyük bir yıkımla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor. Buna rağmen standart dışı yapılaşma devam ediyor.

Afganistan’ın köy ve kırsal bölgelerinde ise yalnızca az sayıda ev dayanıklı malzemelerle yeniden inşa edildi. İnşaat maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle birçok kişi atalarından kalan evlerde yaşamaya devam ediyor. Bu evler çoğunlukla kerpiç ve ahşaptan yapılmış durumda ve sel karşısında son derece kırılgan. Sel sularının yükselmesiyle insanlar yalnızca evlerini ve eşyalarını değil, yakınlarını da kaybediyor.

Dağlık yapı sel riskini artırırken, ülkenin birçok bölgesinde sık sık depremler de yaşanıyor. Yağışlar toprak kaymalarına yol açıyor. Birçok evin toprak tepeler üzerine inşa edilmiş olması, heyelan riskini daha da büyütüyor.

 

Zengin kaynaklara rağmen artan felaketler

Afganistan dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olarak görülse de, dağlarında önemli maden rezervleri bulunuyor. Ulusal ve demokratik bir yönetim olması halinde ülkenin dünyanın en zengin ülkelerinden biri olabileceği değerlendiriliyor.

Ancak son 40 yılı aşkın süredir ülkeyi yöneten hükümetler, savaş ve yıkımla birlikte doğal kaynakları farklı yollarla yağmaladı. Taliban’ın son dört yıllık yönetiminde de bu durumun değişmediği ifade ediliyor.

Son haftalarda ülkenin birçok vilayetinde aralıksız yağmur ve kar yağışı sel felaketlerine yol açtı. Bunun sonucunda en büyük zararı yine yoksul kesimler gördü. Rapora göre, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 51 kişi yaşamını yitirdi, 116 kişi yaralandı. Ayrıca standart dışı evlerin çökmesi sonucu da can kayıpları yaşandı.

Genel olarak Afganistan halkının karşı karşıya olduğu durum yalnızca doğal afetlerin sonucu değil. Yoksulluk, etkili yönetim eksikliği, standart dışı yapılaşma ve yıllardır süren ihmal politikaları felaketlerin boyutunu büyütüyor. Su yönetimi, doğal kaynakların planlanması ve dayanıklı altyapı oluşturulmadığı sürece can kayıplarının devam edeceği, en büyük zararı ise her zaman olduğu gibi kadınlar ve çocukların göreceği belirtiliyor.