Afganistan’da Newroz: Bu kez direnişle birlikte endişe ve yas vardı
Yıllardır süren savaş, yoksulluk ve Taliban baskısı altında Afganistan’da Newroz bu yıl da buruk geçti. Kadınların kamusal alandan dışlandığı, halkın belirsizlik içinde olduğu ülkede, Newroz artık bir bayramdan çok direniş ve dayanışmanın simgesi haline g
BAHARİN LEHİB
Kabil - Newroz, Afganistan’daki en önemli tarihsel günlerden biridir ve her yıl halk tarafından coşkuyla kutlanır. Afganistan halkı, yeni yıl başlamadan önce evlerini, iş yerlerini ya da yaşadıkları her alanı temizlemeleri gerektiğine inanır. Böylece sadece temizlik değil, geçen yılın üzüntü ve kederinin de geride bırakılacağı düşünülür.
Ancak 1978 yılından bu yana süren savaşlarla birlikte, baskıcı, otoriter ya da yolsuz yönetimlerin iktidara gelmesi sonucunda milyonlarca genç, kadın ve erkek hayatını kaybetmiş ya da kaybolmuştur. Bunun sonucunda cehalet, işsizlik, yoksulluk ve zorunlu göç her geçen gün artmıştır. Bu durum, halkın bu tür günleri kutlama motivasyonunu da zayıflatmıştır.
Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgalinden önce, halk ekonomik durumuna bakmaksızın moral bulmak ve eğlenmek için evlerinden çıkar, kendi ifadeleriyle piknik alanlarına giderek “yeşilliğe basma” geleneğini yerine getirirdi. Buna göre yıl boyunca bereket ve canlılık içinde kalacaklarına inanırlardı.
Katliamlar yaşandı
Kırk yılı aşkın süren savaş boyunca, hemen her Newroz ya da bayram öncesinde, iktidardaki yönetimler döneminde katliamlar, intihar saldırıları, patlamalar ve hatta bağımlı tedavi merkezleri gibi savunmasız yerlere yönelik saldırılar yaşandı. Bu olaylar onlarca hatta yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Bu nedenle halk kutlama hazırlığı yapmak yerine yas ve keder içine sürüklendi.
Tüm bu felaketlere, suçlara ve savaşlara rağmen, Taliban yönetimi döneminde bu tür tarihsel günleri kutlamak bir tür direniş ve mücadele biçimine dönüşmüştür.
Kadınlar her yerde Newroz’u kutladı
Dün, (21 Mart ), yeni yılın ilk günüydü. Afganistanlı kadın aktivistler, Newroz’un Taliban tarafından “küfür” olarak görülmesine rağmen, ülke içinde ve dışında bugünü kutladı. Ancak ülkenin büyük bölümünde Newroz kutlamaları yalnızca çocuklar ve genç erkekler düzeyinde kaldı.
Her yıl ailelerin yeni yılı kutlamak için gittiği mekanlarda ise kadınlar bu kez yoktu. Kabil’de Newroz’da ailelerin piknik yaptığı tepe de boştu. “İyiliği emretme kötülükten sakındırma” görevlileri alana kadınların girişini engelliyordu.
Saldırı ve yas gerçekliği
Öte yandan birkaç gün önce Pakistan’ın düzenlediği bir hava saldırısında Afganistan’ın en savunmasız kesimlerinden biri olan bağımlılar hedef alındı ve yaklaşık 600 kişi hayatını kaybetti. Bu olay birçok aileyi yasa boğdu.
Aynı zamanda Taliban yönetimi askeri açıdan oldukça zayıf bir görüntü sergileyerek halkı koruma ya da etkili bir şekilde yanıt verme kapasitesinden yoksun kaldı. Bu kanlı olay karşısında gösterilen dayanışma ise yalnızca Kabil’de toplu definle sınırlı kaldı.
Farklı vilayetlerdeki arkadaşlarımızla iletişime geçerek Newroz kutlamalarının durumunu sorduk. Onlar da durumun benzer olduğunu, kimsenin yüzünde gülümseme olmadığını ve halk arasında herhangi bir coşkunun görülmediğini ifade etti.
Afganistan halkı, yılın ilk gününde yeni kıyafet giyilirse tüm yılın mutlu geçeceğine inanır. Ancak mevcut koşullarda, yaygın yoksulluk, Taliban baskısı ve son yaşanan kanlı olaylar nedeniyle birçok insanın yeni kıyafet giymediği görüldü.
Umut sürüyor…
Afganistan’da Newroz artık yalnızca kadim bir bayram değil; aynı zamanda ülkenin sosyal, siyasal ve insani durumunun bir aynası haline gelmiştir. Halk yoksulluk, baskı ve güvensizlik içinde yaşarken, Newroz kutlamaları bir eğlenceden çok direnç, dayanışma ve kültürel kimliği yaşatma sembolüne dönüşmüştür. Buna rağmen, bu bayramın bir gün yeniden toplumun tüm kesimlerinin, özellikle kadın ve çocukların katılımıyla özgür ve neşeli bir şekilde kutlanacağına dair umut sürmektedir.