‘Abdullah Öcalan’ın kadınlara mesajları yeni sorumluluklar yüklüyor’
Kürt Halk Önderi’nin kadınlara mesajlarının direnişte kendilerine yeni sorumluluklar yüklediğini ifade eden TJA aktivisti Hevidar Bayer, mücadeleyi büyüterek sorumluluklarını yerine getireceklerini söyledi.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında eylem ve etkinliklerle direniş dolu bir haftayı geride bıraktı. Bu kapsamda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan da kadınlara bir mesaj gönderdi.
Abdullah Öcalan mesajında, “Kadın özgürlük sorunu, günümüzün en can alıcı merkezi sorunudur. Demokratik topluma ulaşmanın, sosyalist olmanın temel koşulu kadın ile kurulan demokratik, eşit ve özgür ilişkidir” diye belirtti.
Abdullah Öcalan, “Kadın temel yaşam kaynağıdır. 'Jin, jiyan, azadî' diyoruz. Barışın gerçek inşacıları kadınlardır” diyerek, barış ve demokrasiyi kadınların getirebileceğini vurguladı ve yeni yaşamı kadınların komünleşmeyle kurabileceğini söyledi. 27 Şubat 2025’ten itibaren Abdullah Öcalan’ın kadınlara birçok mesajı oldu. Kadınlar ise bu mesajlara “Barış ve Demokratik Toplum” sürecini sahiplenip, öncüsü olarak yanıt verdi.
Kürt kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadın özgürlüğünü önceleyen Abdullah Öcalan2ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının yanı sıra kadın katliamlarına, şiddete ve sömürüye karşı seslerini yükseltti. Kadınların başlıca talepleri arasında sürece yönelik Türk Devleti’nin somut bir adım atması ve Kürt Halk Önderi şahsında “Umut Hakı”nın hayata geçirilmesi yer aldı.
Özgür Kadın Hareketi / Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Hevidar Bayer, kadınların ortak bazı talepler etrafında alanlarda buluştuğunu söyledi. Bu talepleri sıralayan Hevidar Bayer, “Savaşa, sömürüye, şiddete karşı politikaların hayata geçirilmesi ve ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci kapsamında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması” başlıklarının kadınların başlıca gündemleri olduğunu söyledi.
‘Barışa olan inancımız tam’
Hevidar Bayer, “8 Mart’ta kadınlar barışı sahiplenen bir ruhla alana çıktı. Alanlarda barışa olan inanç, devlet tarafından adım atılmamasına rağmen hala diriydi. Devlet tarafından herhangi bir somut adımın atılmama durumu sorun oluşturuyor. Ama biz kadınların barışa dair umutları, inancı tam” dedi.
‘Önderliğin mesajlarında en çok vurgu yapılan kadın özgürlüğüdür’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 8 Mart ve öncesinde yayımlanan mesajlarına işaret eden Hevidar Bayer, “Önderliğin mesajlarında ‘Kadın devrimi’ dediği, sadece kadınların haklarının savunulması değil, toplumun, kültürün, siyasetin, aile yapısının değişmesidir. Mesajlarda en çok vurgu yapılan kadın özgürlüğüdür. Çünkü kadın özgürlüğü gerçekleştiği takdirde toplum dönüşecektir. Son olarak 8 Mart’ta kadınlara gönderdiği mesaj ise kadının özgürlüğünün gerçekleşmesi ve kadının politik mücadelede, toplumsal değişimde ana aktör olarak yer alması gerektiğine yönelikti” şeklinde konuştu.
‘Kadın dayanışmasını güçlendirmek gerekiyor’
Kürt Halk Önderi’nin mesajlarına cevap olmak adına kadın örgütlülüğünün elzem olduğuna vurgu yapan Hevidar Bayer, “Örgütlenerek, bilinçlenerek, kadın dayanışmasını güçlendirerek başlamamız gerekiyor. Kadınlar olarak bunların tartışmalarını yürütüyoruz. Yapabileceğimize dair inancımız var. Daha fazlası için çalışmalar yapıyoruz. ‘Kadınlara ne kadar ulaşabiliriz, özgürlüğü, mücadeleyi nasıl anlatabiliriz’ üzerinden planlamalar yapıyoruz. Öncelikle kadınlar olarak birbirimize dokunmamız gerekiyor. Şu an sürecin olduğu noktadan manifestoya kadar her şeyi kadınlara anlatmak ve oradan ilerlemek gerekiyor. Mücadele ağını ancak böyle genişletebiliriz” dedi.
‘Kadınların yeniden doğuşu’
Hevidar Bayer, kadınların barış ve demokratik toplum için verilen mücadelenin de öncüsü olduğunu kaydetti ve şöyle dedi: “Kadınlar bu mücadeleye sahip çıkıyor. Binlerce yıllık bir sömürülme söz konusuyken kadınlar bugün tarihi bir süreçte ana aktör konumundadırlar. Kadın bilinciyle bir diriliş, yeniden doğuş oldu. Bu direnişi Kobanê’de çok net gördük” diye konuştu.
Hevidar Bayer son olarak, Kürt Halk Önderi’nin gönderdiği her mesajın yeni bir heyecan yarattığını ifade ederek, bu nedenle kadınların omuzunda ağır bir yük olduğuna da belirtti. Hevidar Bayer, yükü bir sorumluluğa dönüştüreceklerini ve bu sorumluluğu mücadeleyi büyüterek yerine getireceklerini kaydetti.