Malala Vakfı: Afganistan’da ‘cinsiyet apartheidı’ insanlığa karşı suç olarak tanınmalı

Malala Vakfı, 14 ülkenin Afganistan’da kadınlara yönelik sistematik ayrımcılığı "cinsiyet apartheidı" kapsamında insanlığa karşı suç olarak tanımayı desteklediğini açıkladı.

Haber Merkezi - Afganistan’da özellikle kadın hakları alanında yaşanan ihlaller, siyasi ve toplumsal krizler ile kadınlara yönelik ağır kısıtlamaların gölgesinde derinleşmeye devam ediyor. Uluslararası kuruluşlar ise yaşanan ihlalleri belgeleyerek adalet ve eşitliğin sağlanmasına yönelik adımlar atılması çağrısında bulunuyor.

Malala Vakfı’nın yayımladığı yeni rapora göre, 14 ülke, "cinsiyet apartheidı"nın insanlığa karşı suç olarak tanınmasını destekliyor.

Raporda, Nisan ayında Avustralya, İzlanda, Meksika, İspanya, Doğu Timor, Uruguay ve Birleşmiş Milletler nezdindeki Afganistan Daimi Temsilciliği’nin, bu suçun İnsanlığa Karşı Suçlar Sözleşmesi kapsamına alınması yönünde öneri sunduğu belirtildi. Bu girişimle birlikte söz konusu düzenlemeyi destekleyen ülke sayısı 14’e yükseldi.

Vakfa göre, "cinsiyet apartheidı" konusu artık Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme kapsamındaki müzakerelerin gündemine alındı. Konuya ilişkin resmi görüşmelerin Ocak 2028’de başlaması planlanıyor.

Cinsiyet temelli ayrımcılık derinleşiyor

Raporda, Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana Afganistan’daki kadın ve kız çocuklarının, "dışlama, cezalandırma, kontrol ve tahakküme dayalı kurumsal bir sistem" olarak tanımladığı bir yapı altında yaşadığı ifade edildi. Vakıf, bu sistemin kadınların kamusal ve özel yaşamlarının tüm alanlarını etkilediğini vurguladı.

Malala Vakfı ayrıca, Taliban’ın son aylarda cinsiyet temelli ayrımcılığı daha da derinleştirdiğini ve kadınlara yönelik kısıtlamaları artırdığını belirtti. Rapora göre, zorunlu peçe kurallarının sıkı biçimde uygulanması nedeniyle Herat kentinde protestolar düzenlendi.

Taliban güçleri gösterilere güç kullanarak müdahale etti; protestocular darbedildi ve kalabalığa ateş açıldı. Müdahale sırasında bir çocuk yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi de yaralandı.

Olayların ardından yüzlerce kadın ile onlara destek vermek amacıyla sokağa çıkan çok sayıda erkek gözaltına alındı. Protestolar ve güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar daha sonra başkent Kabil’e ve ülkenin diğer bölgelerine de yayıldı.

Daha önce insan hakları örgütleri, kadın hakları savunucuları ve kadın protesto hareketleri de Taliban yönetimi altındaki Afganistan’da yaşanan uygulamaların "cinsiyet apartheidı" olarak tanınması çağrısında bulunmuştu.

Söz konusu kuruluşlar, kadınların eğitimden, çalışma yaşamından ve kamusal alandan sistematik biçimde dışlanmasının, cinsiyete dayalı ayrımcılık ve ayrıştırmanın en açık örneklerinden biri olduğunu belirtiyor.